Seçim Yarışında Son Aşamaya Doğru
17 Şubat 2008 tarihinde yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri için geri sayım başladı. Adaylar son kozlarını paylaşıyorlar. Kamuoyu araştırmaları bütün yönlere çekilebilecek her türlü olasılığa açık rakamlar açıklıyorlar. Tassos Papadopoullos çok az bir farkla önde görünse de, Dimitris Hıristofyas ile aralarında sadece bir nefeslik mesafe var. Son haftalarda yükselişe geçen İoanis Kasoulidis ise rakiplerinin arkasına gelmiş dayanmış. Kamuoyu araştırmalarında her zaman %3’lük bir yanılma payı olduğu ve üç aday arasındaki farkın da bu oranın altında kaldığı hesaba katılırsa, seçimin birinci turu için önceden kesin bir şey söylemenin imkansız olduğu açıktır.
Bu durumda nihai sonuç adayların son günlerde ortaya koyacağı çabaların ne kadar sonuç alıcı olacağına bağlıdır. Seçmeni kim, nasıl ve ne kadar ikna edebilecek? Yanıtını arayan sorular bunlar.
Adayları destekleyen partilerin tabanlarının ne yönde hareket ettiğine göz atarsak, şöyle bir tablo ile karşılaşırız: AKEL tabanı Aralık ayı itibarıyla %78 oranında Hıristofyas’a sahip çıkarken, bugün bu oran %81-85 arasında ceryan ediyor. AKEL’den Tassos Papadopoullos’a kayan oy oranı %10’a düşmüş. Parti mekanizması şimdi bu %10’luk kaybı da gidermek için “kapıdan kapıya” bir seçim kampanyası yöntemi uyguluyor.
DİSİ de kendi tabanını toparlamaya çalışıyor. Aralık ayında Kasoulidis’e %73-76 oranında sahip çıkan DİSİ tabanında bugün bu oran %78-81 arasındadır ve yükselmeye de devam ediyor.
Tassos Papadopoullos’u destekleyen partilerden EDEK ve Avrupa Partisi’nde ciddi sorunlar yaşanıyor. EDEK %30 oranında Dimitris Hıristofyas’a fire verirken, Avrupa Partisi’nden de İoanis Kasulidis’e %20’lik bir oy kaybı söz konusudur. Tassos Papadopoullos’u destekleyen partilerin tabanından Papadopoulos’a giden destek %67-70’lere düştü.
Yukarıda çizilen tablodan da anlaşılacağı gibi, adaylar öncelikle kendi tabanlarında yaşadıkları oy kayıplarına çare bulmayı hesaplıyorlar. Öte yandan diğer oy havuzlarından oy alabilmek için de yeni açılımalar sergilemek zorundadırlar.
Bu noktada pek hesaba katılmayan ama seçim sonuçlarını doğrudan etkileyebilecek olan bir faktöre dikkat çekmek istiyorum. Bugün itibarıyla yurt dışında bulunan öğrenci sayısı 15-20 bin arasındadır. Her seçimde yapıldığı gibi bu seçimde de öğrencilerin uçak biletleri ödenip Kıbrıs’a getirttiliyorlar. Bu seçmen grubu arasında Tassos Papadopoullos’un desteğinin son derece düşük olduğu ve öğrencilerin büyük çoğunluğunun neredeyse eşit oranlarda Dimitris Hıristofyas ile İoanis Kasoulidis’i desteklediği düşünülürse, seçimden ikinci tur için vize alacak iki adayın “kıl farkı” ile belirleneceğini söylemek mümkündür.
Biraz da söylemlere bakalım. Seçim kampanyasının birinci konusu Kıbrıs sorunu olmaya devam ediyor. Tassos Papadopoullos ortaya hiç bir çözüm perspektifi koyma gereğini hissetmiyor ve geçmişte yaptığı “kahramanlığı” tekraralayarak “kötü çözümlere hayır” diyeceğini vaat edip duruyor.
İoanis Kasoulidis sağ oylara hitap eden bir uslup içinde, zaman zaman “Kıbrıs Helen’dir” diyor, diğer yandan da Avrupa Birliği faktörünü en iyi kullanabilecek lider profili çizmeye çalışıyor. Çözümden çok, Türk tarafını yeniden suçlu sandalyesine oturtacağını dile getiriyor.
Dimitris Hıristofyas iki bölgeli, iki toplumlu, federal bir çözüm için çalışacağını en açık biçimde dile getiren liderdir. Ayrıca, Kıbrıslı Türkleri hesaba katarak siyaset yapacağını sık sık dile getiriyor. Zaman zaman Kıbrıslı Türklere karşı haksız uygulamaların yapıldığını, milliyetçi çevrelerin Kıbrıslı Türkleri eşit olarak görmediklerini de ifade ederek milliyetçiliğe ve şovenizme karşı eleştirel tavırlar alıyor.