Kıbrıs Rum toplumunda en son yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini Dimitris Hıristofyas’ın kazanması elbette son derece önemli bir gelişme olmuştur. Tarihte ilk defa kendi adayı ile seçime giren AKEL, yine ilk defa Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmıştır ki, bu, Kıbrıs sorunu bir yana, Kıbrıs Rum toplumunun demokratik gelişim süreci içinde ileri bir adım olmuştur. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasından hemen sonra Başpiskopos Makarios’u desteklemeye başlayan ve sonraları da kendi adayını göstermeyerek Makariosçu siyasetçileri iktidara taşıyan AKEL’in nihayet kendi adayı ile bir seçime girmiş olması, hiç kuşkusuz Kıbrıs Rum demokrasisi için bir “normalleşme hamlesi” olmuştur.
Ne var ki, geçtiğimiz dönemde seçimleri Hıristofyas’ın kazanmış olması kadar önemli sayılabilecek başka gelişmeler de yaşanmıştır ve bu gelişmeler üzerinde yeteri kadar durulmamıştır. Bunların başında sağcı DİSİ partisi ve onun lideri Nikos Anastasiadis’in ortaya koyduğu siyasi çaba ile geliştirdiği söylemsel eylemler gelmektedir.
Beş yıllık Tassos Papadopoullos iktidarına tek başına muhalefet ederek direnen ve her türlü saldırı karşısında gerçekçi bir çizgide ısrar eden ve bu çizgiyi bir an için bile terk etmeyen Nikos Anastasiadis olmuştur. Bu dönemde Anastasiadis Annan Planına “Evet” diyerek hem kendi partisinin bölünmesini göze aldı, hem de diğer bütün partilerin boy hedefi haline geldi. Böyle olduğu halde Kıbrıs Rum toplumuna popülist nutuklar atmaya yeltenmedi. Tassos Papadopoullos’un en güçlü ve en popüler olduğu zamanlarda bile izlenen siyasetin “felakete yolculuktan” başka bir şey olmadığını söylemekten çekinmedi. “Çözüm Şimdi” diyerek mevcut durumun üstüne yatmayı şiar edinenleri sürekli olarak tedirgin etti ve ikna edici argümanlarla bir an önce görüşme masasına dönülmesi gerektiğini inatla ve ısrarla savundu. Kıbrıs Türk siyasi partileriyle, özellikle de CTP ile yakın ilişkiler kurdu ve toplumlar arası yakınlaşma politikasında yeni bir kulvar açtı. Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların tarih ve coğrafyadan kaynaklanan “ortak bir kaderi” paylaştıklarını tutkuyla ve sürekli olarak dile getirdi. Kıbrıs Rum toplumunda dört koldan saldırıya uğradığı bir zaman diliminde bile yine kendisi gibi dört koldan saldırı altında bulunan Mehmet Ali Talat’ın evine misafir olmaktan çekinmedi. Hatta yoğun baskılar altında olduğu halde AKP’nin davetini kabul ederek Ankara’ya gitme cesaretini bile gösterdi.
Kanımca, Nikos Anastasiadis’in geçtiğimiz yıllarda sergilediği siyasi performans Kıbrıs Rum sağını yeni bir mecraya sürüklediği gibi, Dimitris Hıristofyas’ın Tassos Papadopoullos ile yollarını ayırmasında da etkili olmuştur. Nikos Anastasiadis, bir bakıma Dimitris Hıristofyas’a iktidar yolunu açmıştır. Ret Cephesi’nin “daimi” üyelerinden olan DİKO ve EDEK’e karşı öylesine sert eleştiriler yöneltmiştir ki, DİSİ ile DİKO veya EDEK arasında olası bir işbirliğini fiilen imkânsız hale getirmiştir. Bu da, Dimitris Hıristofyas’ın seçime girme kararı alırken sırtlandığı riskleri azalttığı gibi, seçimi kazanma şansını da artırmıştır. Hıristofyas şunu iyi biliyordu ki, ikinci turda Papadopoullos ile yarıştığı takdirde Anastasiadis’in desteğini yanında bulacaktı. İkinci tura DİSİ’nin adayı ile geçmesi halinde ise DİKO ile EDEK’in oyları yine kendisinde toplanacaktı. Nitekim öyle de oldu. Bu durumda Hıristofyas için tek zorluk ikinci tura kalmaktı.
Nikos Anastasiadis’in siyasi açılımları yıllarca kısır bir çekişme içinde sürüp giden AKEL-DİSİ ilişkilerine de yeni bir boyut kazandırdı. İlk defa DİSİ tabanına gerekirse AKEL’in adayına oy verilebileceğini telkin eden bir DİSİ başkanı gördük.
Nikos Anastasiadis bütün bunları iktidar kaygılarından arınarak Kıbrıs’ın geleceğini önplana çıkardığı için yapmıştır. Bugün de hiç bir hesap yapmadan Kıbrıs konusunda Dimitris Hıristofyas’a tam destek verirken veya Mehmet Ali Talat’a saygı ve güven temelinde yaklaşırken temel kaygısı Kıbrıs’ın geleceğidir.
Şu sıralarda Kıbrıs’ın geleceğini müzakere eden Hıristofyas ile Talat, Anastasiadis gibi bir siyaset adamının varlığını hem Kıbrıs için hem de kendileri için bir şans sayarak iyi değerlendirmelidirler.