Yazmak zorunda kalmak istemediğim konulardan biri.
Bu ülkede alışkın olmadığımız “vahşetler dizisi”ni izliyoruz.
Yüreğimizi karartan dram bu !
Aileler, üzerine titrediği çocuklarını, mahalle aralarında, okul bahçelerinde ve sokak ortasında dolaşan sapıklarından nasıl koruyacak?
Bu nasıl bir başıboşluktur? Kim bu kendini bilmez yaratıklar?
İnsan böyle bir haber karşısında yutkunamıyor bile...
En aydın görüşlü, insan hakları konusunda en hoşgörülü insan bile, böyle bir olay karşısında “Tecavüze şeriat” diyesi gelmiyor mu?
Şu “Allahsız, vicdansız yaratıklara” en ağır cezaları vermek gerekmiyor mu?
Ben bir kadınım ve herşeyden önce “kadına ve kızlara” bu ahlaksızlıkla yaklaşanlara ve bu olaylara karşı tedbir almayanlara ve içinde bulunduğumuz sisteme, isyan ediyorum.
Sonra bir anne olarak, bir evlada yapılan bu vahşeti lanetliyorum.
Bugün, keşke yetkili,“hakim”, “yargıç” ya da “avukat” olmak istiyorum...
Bu ülkenin kökten yargı sistemini, yeniden değiştirmek ve o “adil” diye diye “adilsizleştirdikleri adaleti”, suçluyu, affetmeyecek en ağır cezayı hakedene verebilecek bir sistem kurabilseydim diyorum..
Bir anne, çocuğuna el kaldırdığı zaman bile yüreği sızlar..
Bir anne, çocuğuna biri el kaldırsa kıyameti koparır...
Bir anne, çocuğunu her türlü hatadan, kazadan koruması ve hayatta mutlu olması için gece gündüz dua ederek yaşar..
Evlatlarının, gülen yüzüyle hayat bulur.
Öyle zamanlar olur ki, o güzel kızının saçının teline dokunmaya; Onu uykusunda melekler gibi uyurken öpmeye dahi kıyamazsınız.
\"Kılına zarar gelse, gökkubbeyi yere indiririm\" diyorsunuz..
Ve bir gün;
Hayatının baharında;
Bir okul yolunda, bir yaratık (hayvan diyemiyorum çünkü bu vahşeti bir hayvan yapmaz) tarafından kaçırılır dövülür ve tecavüz edilir..
Hangi anne bu olaya tepkisiz kalır?
Hangi kadın bu aşağılık davranışın, hemcinsine yapılmasına sessiz kalır?
Hangi genç kız, yaşdaşlarına ya da arkadaşlarına yapılan bu aşağılık, insanlık dışı muameleye isyan etmez acaba?
Bu ülkenin ar, namus, haysiyet, onur ve şeref sahibi insanları..
Artık yetmez mi?
\"Bize ne oldu?\" demek için çok geç kalsak da yapılacak şeyler yok mu sizce?
Hele de siz bu ülkeyi yöneten insanlar, siyasiler;
Gelmiş geçmiş bu ülkede yapılan bütün yasalardan sorumlu olan bütün siyasiler :
Sizler değil misiniz, en yakınlarınıza, yalakacılarınıza, kayınçonuz veya ahbabınız için bir gecede kanun değiştirenler? Hatta hırsızı, yolsuzu bir gecede aklayıp paklayanlar?
Bütün “doğru yasaları idam ediyorsunu” da bu tertemiz evlatların ırzına geçen ahlaksızları hangi sehpalara oturtmayı düşünüyorsunuz ? Tecavüzcü sapıklara en ağır hapis cezasını ve hatta ötesinde cezalar verilmesi için yasa çıkarmayı düşünmüyor musunuz ?
Biraz da medya payını almalı bugünkü kalemimden.
Ahlaksızlığı sanat, bir gecelik ilişkileri aşk diye bizlere sunan, aleni namussuzluk yapanları bize \"Çapkın\" diye yutturan magazin ve şov programlarına daha ne kadar prim tanıyacaksınız? Kendi gelenek ve göreneklerimizi, en güzel değerlerimizi ekranlara taşımak varken, ucuz özentilerimizi, zengin marifetlerle sunmak niye?
Sapıklıkları teşvik eden programları, yayından kaldırmak için daha fazla geç kalmayın..
Vicdanım beni rahat bırakmıyor? Duyarlı olan her insanı isyan ettiren bir durum var karşımızda...
Sapıklara en ağır cezaların verilmesi için hep birlikte sokaklara dökülmeliyiz.
Herkes o masum kızın yerine kendini koymalı....ve şu soruyu kendine sormalı:
\"Ya yarın benim başıma gelirse\"
İçinizden hemen sorun....
Ya yarın sizin başınıza gelirse? Ona göre hareket edin...
Sokaklara dökülmeliyiz sevgili okurlarım sokaklara...
Bu ırz düşmanı, ahlaksız sapıkların, tertemiz evlatları katletmelerine ve ellerini kollarını sallayarak aramızda dolaşmalarına, bizlerle ayni havayı tenefüs etmelerine asla izin vermeyelim.