Zorluklar, kolaylıklar, mutluluklar, sevinçler, kavgalar ve hüzünler,
Dünü, bugünü ve yarını farkettirmeyen o kısır döngüye kendimizi daha fazla kaptırmadan, kötüleri ve yanlışları çıkaralım hayatımızdan.
İnsanın sevgileri, vazgeçilmezleri ve hayalleri varsa, hayat güzeldir.
Sağlıklı olmayı en büyük zenginlik ve en büyük güzellik diye hissedebiliyorsak eğer, hayat daha da güzeldir.
Hele de çocuklarımız, dostlarımız ve sevdalarımız varsa; sadece bunlar bile yetmeli bize. Sahip olduğumuz, bu en büyük zenginliğin farkında olmalıyız .
İyi olan herşey için şükretmeliyiz hayatta,.o güzel sözü hatırlayalım :
“Güzel bir sey, her zaman iyi degildir; ama iyi bir şey her zaman güzeldir.”
İşte insanoğlu, her zaman güzel şeyler görmek istiyor ama gördüğü her güzel şeyin iyi bir şey olamayacağını, bazen yaşayarak öğreniyor..
Sadece robot gibi yaşayan, duygusal benliğinden arınmış, öyle insanlar vardır ki, etrafımızda; .Ve böyle insanlar, duygusal benliğinden yoksun kaldıkları içindir ki; kendi beyin güçlerini kontrol edemeyeceklerinden yapabileceklerini kestirmek de mümkün değildir.
Çünkü onlar, kendi kendilerini otomatik pilota bağlamış gibi, takılı kaldıkları fikri sabit noktalara kilitlemiş, ona gore karar ve davranışlar sergiliyorlar...
Doğallıktan çok uzaktadırlar. İyi ve güzelin de hayatlarında pek bir önemi yoktur.
Çünkü onlara göre; kendilerine ait herşey, iyi ve güzeldir. “Ben egoları” onlara sadece bunu öğretmiş bugüne kadar. Işte onların yarattığı çirkinlikleri görmemek için de ; Hayatı gözümüzün önünde fotomontaj yöntemiyle değiştirmek istiyorsak yaşadığımız anı zenginleştirmeli ve daha da renklendirmeliyiz.
Unuttuğumuz güzellikleri hatırlamalı ve hatırlatmalıyız. Biraz da hatırlamayı zorlamazsanız hatırlayamazsınız.Elbette, kötülükler hayatımızda bellek zayıflığı yaratıyor. Maalesef her insan, aldığı manevi darbelerden biraz da zarar görüyor. Ama insanoğlu öyle bir varlıktır ki; yaşadığı iyiyi de kötüyü de asla unutmaz. Tıpkı; bisiklete binmeyeli 40 yıl geçse de, yeniden bindiği zaman nasıl kullanacağını hatırladığı gibi..
Hepimizin, konsantrasyonunu azaltan, ya da birçok şey üzerinde ayni anda konsantre olmamızı zorunlu kılan, öyle bir sistem içindeyiz ki;
Dolayısıyle de beynimizi gereksiz düşüncelerin esiri yapmış ya da onların kuklası haline gelmemizi sağladık, biraz da farkında olmadan.
Toplumsal olarak kendimize baktığımızda, ruh halimizin ne kadar tutarsız olduğunu gözlemleyebiliriz. Kökeninde ise birçok güvensizliğimiz, endişe ve korkularımız yer aldığı içindir.
Oysa, en kötü korkularımızın yer aldığı olumsuz senaryolarla uğraşacağımıza sadece hedeflerimize ve fikirlerimize konsantre olsak, hepimiz daha verimli ve çok daha faydalı olabileceğiz..
Bu nedenle, insan; hem mantıksal hem de duygusal gücünü eğitebilmeli..
Herşeyin, en güzeli, en iyisi olacak diye sıkıntılı mücadeleye devam etmek yerine; mümkün olanın en iyisine razı olup, en kötü durumda olan herşeye de biraz ara vermek en mantıklısı değil mi?
Egonusunu gittiği her yere taşıyanlardan olmamak en güzeli. Kendi derinliklerimize dalıp içimizdeki “öz insanı” dışarıya çıkarmayı denemeliyiz.
Ve deneyimlerimizi ya da becerilerimizi geliştirmeyi denemeliyiz.
Yaratıcı güç, insanın ta kendisidir. Beynimizin, Güneş gibi, müzik gibi, deniz gibi, engin ve coşturan yaratıcı bir güç olduğunu bilmeliyiz.
Birşeyler üretmek bu coşkunun kamçılanmasıyla olur ancak.
Yeniden başlamak gibi hayata….
Önemli olan kendi kendimizi, yarattığımız güzellikler ve yaşattığımız güzellikler için alkışlayabildik mi hayatta ?
Işık olmak amacıyla fitili ateşleyen olabildik mi bugüne kadar ?
Bazı duygular vardır ki; estetik olarak da abartılabilir ama insan yaratıcı gücünün estetiğiyle çarpmalı karşısındakileri…
Huzur, sevgi, mutluluk, başarı gibi güzel diye nitelendireceğimiz nice güzel duygular var.
Gözlerinizin önünde güzel şey kalmadıysa, hayallerinizi devreye sokmasını bilin.
Hayatı zorlaştıran kötüler olsa da etrafınızda, siz; iyi ve doğru kalmak için direnin.
Çünkü hayat öyle birşey ki; onu, “ne kadar adilsin?” diye sorgulayamayız.
Aslında “Hayat” bize, güzel ve iyi olan herşeyi sunmuştur, ama almasını bildik mi? Önemli olan budur.
Hadi, bugün hayatınızın en güzel günü olsun !