Gelin bugün matematiksel olarak başlayalım yaşamı çözmeye.
Ömrünüzü biçin once.
Ortalama yaş ömrünü örnek alsak; o da 65 olmalı.
Ondan yaşınızı çıkartarak başlayabilirsiniz.
örnek; 65-40= 25
Gelin şimdi 40 yılda attıklarınızı ya da atladıklarınızı toplayın.
Bugüne kadar yanlış yaptıklarınızı, yapmak istediklerinizi,, görmek istediklerinizi, lisede veya universite yillarında teklifini redettiklerinizi, keşke şu mesleği seçseydim dediğiniz zamanları, ziyaretine gidemediğiniz büyüğünüzü, can ciğer olup haber alamadığınız arkadaşınızı, görünce yolunuzu değiştirdiğiniz kişiyi, siyasi tercihlerinizi, ihanetlerinizi, vb toplayın.
Yani yaşamınızı elek gibi düşünün ve sallandıkça aşağıya dökülenleri avuçlayıp tekrar eleğe atın ve onlara bir şans daha verin.
Belkide yaşamınıza yeni bir boyut açacaksınız.
Herkesin içinde bir “bit pazarı merakı” vardır, gelin kendi attıklarımızdan yeni bir pazar kuralım.
Artık kimse, kendini yaptığı tüm tercihlerden dolayı kutlamayı bıraksın. polyanna'yı bir süreliğine kapıların arkasına kilitleyin..
O zaten burada mutlu olacak bir yol bulacaktır. Şimdi siz, kendi yaşamınıza dönün.
gitmediğiniz, tercih etmediğiniz yolların, sizi bulunduğunuz yerden daha kötü yere götüreceği hayalini de bırakın artık bir kenara.
Biçtiğimiz ömürden yaşımızı çıkartmıştık işte o kalan sayının 1/10 unu belki anlık duygularla harcadığımız anlara, ya da şans vermediğiniz kişilere ayırmaya ne dersiniz?
Belki yaşamın alt yüzü deyin, belki geri dönüşüm kutusu...
ne derseniz deyin ama çöplüklerden enerji çıktığını düşündüğümüzde yaşamın alt yüzeyi ile daha anlam kazanacağını düşünüyorum ve en önemlisi yüzleşme.. Kendinizle yüzleşmek..
Birde gelin tersini yapın, o iki yüzlü ilişkilerinizi gözden geçirin bağırmak istediğiniz kişiye en kısa zamanda avazınız çıktığı kadar bağırın. İsterseniz yarın işe gitmeyin. Vb
Küfür etmek size rahatlacaksa onu da yapın.
Davranışlarınızdaki samimiyetinizi çarşaf gibi sere serpe kullanın.
Sizin bu halinizi, örtünmek isteyenlerin arttığını dahi görebilirsiniz.
Bu davranış şekli geriye kalan 25 yıl için size yeni bir enerji depolamış olacak.
Ve hesapsız geçen 40 yıl yerine, hesaplanmış bir 25 yıla adım atmış olacaksınız.
Tek şeytanın aritmetiği farklıdır.
Hayatta şeytanın aritmetiğini hesaplamaya kalksak bütün formüller alt üst olur.
Bizler hayatın aritmetiğini çıkarırken, yani mantıksal ifadeyle yaşanmışlar ve yaşanmamışları hesaplarken, aramızdaki şeytanlar, yarın yaşanacakları bugünden çıkarmakla meşguldürler. Eğer ruhlarımıza sahip çıkmaz isek, onlar bir şekilde ruhları işgal etmeyi biliyorlar. Her boydan her cinsten şeytanlar var..Biz toplarken, onlar çıkarıyor, biz çarparken, onlar bölüyor. Kısacası ruhumuza sahip çıkıp şeytan üstünde bir kara bulut olmayı bilmek lazım. Eğer, yağmur olup yağacaksak da sağanak halinde de olsa yağmur olup birbirimize yağmayı bilmeli ve yeniden yeşermeliyiz. Varsın, Şeytan her zaman, herşeyden umudumuzun kesilmesini ve kısır döngü içerisindeki zaman dilimine sıkışıp kalmamızı görmek için bekleyedursun.
Yaşamı haykıra haykıra, hissettirerek ve farkettirerek yaşamak en güzeli ..
Merhamet ve utanç duygularının buharlaşıp yok olmasına inat, onların da artılar hanesine dönmek üzere yağmur bulutları oluşturmasını umut edelim. .
Yaşamımızdaki artı ve eksilerin farkında olup rotayı bizi mutlu edecek yöne çevirelim Herşeyin ne kadar .muhteşem ve fevkalade olması , arzularınızın ve isteklerinizin ne kadar büyük olduğuna bağlıdır.
Hayatımızın muhasebesinde her zaman, karda olmalıyız.
Bu nedenle bilmeliyiz ki; hesaplamadan, ne kadar kaybettiğimizi ya da ne kadar kadar kazandığımızı asla bilemeyeceğiz….
Hayatınızın muhasebesini yapmak için daha ne bekliyorsunuz?