Sıvıyı alt tabakaya geçiren kuru petek dokunun reklamları vardır televizyonlarda… Orkid, Molped , Evylady , Kotex ve benzerleri. Hatırladığım ilk kadın pedi reklamını hayal meyal canlandırıyorum gözümde.
Hoş görünüşlü, hafif makyajlı, kendinden emin adımlarla ekrana doğru ilerleyen bir abla.
Siyah çerçevei gözlükleriyle masaya yaklaşırdı. Bardağın içindeki mavi renkli sıvıyı pedlerin üzerine dökerdi.
A markalı ped sızdırma yapmazken; B markalı diğeri bütün masanın üzerini mahvederdi.
Sonra bu abla ‘ ne sandınız? ya gördünüz mü?’ gibi alaysı bir gülümseyişle bakar, arkasını dönüp giderdi.
Malum günleri bir canavar olarak görmemeyi öğretti kadınlara bu reklamlar. Rahat rahat oturabilmeyi aşıladık beyaz pantolonlayken bile.
Annelerimiz, ablalarımız, sevgililerimiz, eşlerimiz, kız kardeşlerimiz kullandıkları A marka ürünleri onlarca erkek arasından geçerek, raflara uzanarak alıp kasaya emin ve utangaçlıktan uzak adımlarla yürümeyi öğrendiler bu reklamlar sayesinde.
Ondan sonra... Çamsakızı, İpek, vesaire isimli ağdalar tanıdık televizyonla birlikte.
Kısa etek giyen dişi görünümlü bayanlar, yüksek topuklu ayakkabılarnın taşıdıkları o bronz bacaklarına tülden eşarblar atardı, garibim eşarb kayar giderdi. ‘Pürüzsüz bacaklar’ gibi sıfat tamlamaları da o reklamlardan kaldı.
Gerçi sonradan epilasyon aletleri çıktı reklamlara. Acısız epilasyon falan filan.
Hem de özel başlıklarıda vardı. Derken sir ağdalar geldi meydana yani ekrana.
O kadar aldı başını gitti ki istenmeyen tüylere olan düşmanlık ; soğuk ağda bantları bile çıktı tüylere inat soğuk espri veya soğuk savaş...
Ped reklamlarındaki ablalar gibi test yapardı onlar da...
B isimli ürün tüyleri kökünden alamazken ; A kökünü bile kuruturdu neme lazım!!
Olmadı animasyon çıktı aradan, gerçek bacaklarda denenmeye başlandı bu işlemler.
Dokundurmadan geçemeyeceğim ; bacakların hepsi yapılan işlemin öncesinde dahi pürüzsüzdü, nasıl sonrasında olmasın?
Gel zaman git zaman, yine bir televizyonsaatinde şu sesi duydum ; OKEEEEYYY!!!
Her şey OK!
Baktım, dedimki kendi kendime vayy be adamlardaki uç düşüncelere bak sen.
Hem böyle reklamlarla paraları desteliyorlar, hem de insanların en önemli ‘üç ihtiyacı ‘ ndan birisi olan üreme’nin katmanları için ‘sağlık’ başlığı altında garanti sağlayan ürünler sunuyorlar reklamlarla!!
Bu devrik cümlelerin altındaki hayatın gerçeklerini farkedersiniz sanırım.. cinsel yolla bulaşan hastalıklara silahlanma sunmak işte..
Eskiden (aslında hala var) cam kavanozlarda satılan kuvvet macunlarını bile almaya çekinen erkekler şimdilerde büyük marketlerden, olmadı eczanelerden alıyordar bunları herşey OK olsun diye.
Bunu televizyon öğretti bize.
Erkeğin kokusu, kadının hazımsızlıklarına karşı meyveli yoğurtlar, erkeğin traş bıçağı, kadının deodorantlı günlük pedleri, erkeğin ‘garanti’ ürünleri, kadının epilasyon aletleri, her ikisinin unisex kıyafetleri, bikiniler, slip mayolar, ikinci bir deri gibi üzerimize yapışan kot pantolonlar, falanlar, filanlar...
Çoğu reklamın en dikkat çekici özelliklerinden birisi olan ‘ cinsiyet’ kavramı ön plana çıktı biz büyürken.
Bir baktık ki bugün dünyanın en önde gelen global şirketlerinin ürünleri her ülkede aynı temalarla reklamlara konu oluyormuş yani bu kavram ile ‘ cinsiyet’.
Kadın’a ihtiyacı olan şeyleri utanmadan,sıkılmadan alabilmeyi, kullanabilmeyi,Erkek’e traş sonrası sürdüğü herhangi bir traş losyonunu kullanırken, o anda dünyanın en şanslı erkeğiymiş gibi hissettirmeyi,
Hepsi TV ile oldu...
Bizim mahalle bakkalındaki amcalar, teyzeler öğretmedi bunu bizlere... Televizyon reklamları öğretti.
Geçenlerde hayallere dalmışım oturduğum yerden..
Bütün bu reklamlardaki pedler,ağdalar,losyonlar,kondomlar,dişi-erkeksi parfüm şişeleri...
Mağazalardaki raflardan en geriye taşınmış...
En uç köşeye..
Sanki sisler arkasında..
A markalı ürünlerin rafının yanından geçerken hemen alıp gizliyormuşuz, öyle hayal ettim.
Çocuklar reklamlarda izleyemiyormuş artık o ürünleri..
Rafta görünce bu ne?? Ne işe yarar diyormuş?
Hani yasak ya artık.. ne bilsin çocuk?
Nasıl anlatsak acaba kuru petek dokunun ne olduğunu?
Ayıp ya hani...
Günah...
Tövbe tövbe hatta!
O hayalin akşamında bir haber bülteni esnasında... gördüm ki...
Dizilerde içki içmenin görüntüsü buzlanacakmış sansüre uğrayarak...
Bir kaç yasak daha var bilirsiniz...
Hadi dedim sigara yasaklansın ama içki neden?
Kötü örnek olan her şey yasaklansın kabule hazırım dedim sanki bana soran varmış gibi..
Neden içki???
Sonra merak ettim...
Yavaş yavaş bazı şeyler yasaklanırken bir yerlerde..
Sıra bizim A markalı ürünlerin reklamlarına da gelir mi diye...
Endişelendim...
O reklamlara da yeri gelir bir estağfurullah çekilir mi acaba alakaya maydonoz niyetine???