Ben bu yazıyı daha önce kaleme alıyorum ama size 19 Mayıs sonrasında, “Atatürk’ü Anma, Gençlik Ve Spor Bayramı” geçtikten sonra ulaşacak!
Yine de bu anlamlı gününüzü kutlarım. Batı emperyalizmine dur diyen, Türk ulusununbağımsızlığını emperyalizmin elinden koparıp kurtaran, biz Kıbrıslı Türkler’e varoluş savaşımımızda esin ve güç kaynağı olan Atatürk’ü anarak!..
Atatürk İçin Yazmak
Atatürk için yazı yazmak, hem çok kolay, hem çok zordur.
Kolaydır, çünkü yıllardır onun için söylenegelmiş basmakalıp sözler, dile getirilmiş övgüler vardır. Bunlara biraz da hamaset katın! Ortaya ortama uygun bir Atatürk yazısı çıkarabilirsiniz.
Zordur, çünkü farklılık, özgünlük istiyorsanız alışılagelmişin dışına çıkmanız gerekir.
Alışılagelmişin dışına çıkmak herzaman zordur. Çünkü başkasını düşünemediğini düşünmeniz, yazmadığını/yazamadığını yazmanız gerekir.
Ben Atatürk’ü yazmanın kolay yolunu sevmediğimden, sık sık ve kolayca yazmam Atatürk’ü! Ama bu 19 Mayıs’ta yazmadan edemedim.
19 Mayıs’ı Kutlamamak
Bilinen şey!
Bu yıl, süregitmekte olan grev nedeniyle, 19 Mayıs törenlerinin yapılamama olasılığı tedirginlik yarattı.
Eğitim Bakanı “coşku ile kutlamalar yapılacak” dedi.
Grevi örgütleyen öğretmen sendikası ise, önce “kutlama olmasa da olur”diye açıklama yaptı. Daha sonra, (benim algılamama göre alternatif kutlama anlamınde) “Atatürk’e Saygı” yürüyüşü yapacağını belitti.
Yasalara uygun olarak yapıldığı sürece, greve hiçbir diyeceğim yok. Eğitim hakkını engellediği sav ve söylemlerine de katılmam.
Eğer eğitim sektöründe grev varsa, elbette ki eğitim ve eğitim hakkı bundan etkilenecek! Sağlık sektöründeki grevin sağlık hizmetleri ile bu hizmetlerle bağlantılı hakları, ulaştırma sektöründeki grevin ulaştırma hizmetleri ile bu hizmetten kaynaklanan hakları, başka herhangi bir sektördeki grevin o sektörün verdiği hizmetleri ve o hizmetlerle bağlantılı hakları etkileyeceği gibi!
Hatta grevin 19 Mayıs kutlamalarını etkilemeyi hedeflemesini eylemin ruhu ve anlamı ile bağdaşır bulurum.
Yine de, gerek kişisel anlayışım, gerekse toplumsal bilinç açısından; ayrıca sözcüklerin gerçek anlamıyle ve içtenlikle, grevin/grev hakkının, “19 Mayıs Kutlamaları”nı engelleme yönünde kullanılmasını kabul edemem.
Bazı toplumsal “değer”lerin, politikaya, sendikal harekete, ideolojik saplantılara, kitlesel/kişisel çıkarlara, “sidik yarışlarına” malzeme yapılmasını benimseyemem/içime sindiremem.
Keşke, grevi yürüten sendika “19 Mayıs Kutlamalarını” bu grevin kapsamı dışında tutsaydı, tutabilseydi. Keşke, Atatürk’e Saygı Yürüyüşü” gibi alternatif kutlama yerine, grevini etkilemeyecek biçimde kutlamalara yardımcı olsaydı.
Keşke hükümet kanadı, kutlamaların grev dışında tutulmasını sağlayıcı uzlaşmalar içine girebilseydi.
Atatürk’ün Kıbrıs Türkleri İçin Önemi
Kim ne derse desin, “Atatürk” ve 19 Mayıs dahil O’nunla ilgili tüm kavramlar, Kıbrıslı Türkler için onur ve saygı duyulan, kimliğinin mayası ile sosyo-politik yapısında yeri olan “değerler”dir.
Bunun, hamasetle de, milliyetçilikle de, ideolojik saplantılarla da ilgisi yoktur.
Atatürk ve Atatürk’le ilgili kavramlar, Kıbrıs Türk Kimliği’ni oluşturan etkenlerin başında gelir.
İngiliz Sömürge Yönetimi’nin tüm engellemelerine karşın, kimliğini “Müslüman cemaat” olmanın ötesine taşıyan; bugüne kadar yokolmamak için, silahlı direniş dahil, varını yoğunu ortaya koyarak her türlü direnişi gösteren ruhu, inancı, azmi, gücü, kişiliği ve kimliği Kıbrıs Türk Halkı’na kazandıran bu etkenlerdir.
Eğer Atatürk ve Atatürk’le ilgili kavramlar bizi harekete geçirmeseydi, Kıbrıs Türk Kimliği başka bir mecrada gelişebilir; belki de bugün Yunanistan’ın Batı Trakya’daki Türk azınlığa bakış açısına benzer bir “Müslüman azınlık” kimliğimiz süregelirdi.
Unutmayalım: İngiliz Sömürge Yönetimi, Türk Kurtuluş Savaşı sonrasında, işbirlikçilerinin desteği ile, toplumumuzdaki kimlik arayışını durdurmak ve bizi “Müslüman azınlık” kimliğinde tutmak için 1940’lı yılların sonunu kadar baskıcı ve ayırımcı yöntemlerinde ısrarcı olmuştu.
Bunları söylerken, Atatürk ve onunla ilgili kavramların Türk ulusu ve “mazlum halklar”için anlam ve önemini küçümsediğim ya da gözardı ettiğim anlamı çıkmasın!
Atatürk ve onunla ilgili kavramlar, benim de kişisel olarak vazgeçilmezlerimdir.
Son Olarak
Yineleyeyim: Bir grev yüzünden “19 Mayıs” kutlamaları yapılmamasını içime sindirmezdim.
Toplumun çok büyük çoğunluğunun, benimle aynı düşünce ve duyguları taşıdığına inanmaktayım.
Tersini düşünmek bile istemem, çünkü o durumda toplumsal kimliğimizde zaten varolan yıpranma sürecinin hızlandığından söz edebilecektik.
“19 Mayıs, Atatürk’ü Anma, Gençlik Ve Spor Bayramı”mız, gençliğe ve hepimize kutlu olsun!..