Bir yanda kırk sene önce bireysel görünümlü de olsan Kıbrıs’tan Türkiye’ye Semih S. Akdeniz’le yansıyan bir itibar, öte yanda kırk yıl sonra, “Bizim oldu ama idare edemedik” dedirttiğimiz KTHY’de yaşadıklarımız... İnsan üzülme mi? Üzülmek hafif kalır, insan kahrolur...
Elimde iki yazı...
İkisinin de tarihi26 Kasım 1969 ve imza, Türk Hava Yolları Başkan Yardımcısı Vedat Alpaslan’ın...
İngilizce mektupların Türkçe çevirileri şöyle:
Birincisi:
“ Sayın Akdeniz
Hava Yollarımızın almak istediği uçaklar aşağıda ki gibidir.
5 adet DC-9 32 serisi
5 adet Boeing 727 – 200 serisi
Yukarıdakilerin değeri yaklaşık 65.000.000 US Dolardır ve imalatçı firma 10.000.000 US Dolar peşinatla teslim etmeyi kabul etmektedir.
Bizim adımıza 10.000.000 US Dolar finansın teminini araştırırsanız memnun kalacağız. Bu miktar yedi yıl için talep edilmektedir ve garantisi Türk Hükümeti olacaktır.”
İkincisi:
“ Sayın Akdeniz,
Türk Hava Yolları muhtemelen yerli Türk şirketlerle İstanbul ve İzmir’de 500 odalı iki adet hotelin inşa edilmesi; ayrıca Antalya bölgesinde turistik köy yapmayı düşünmektedir. Bunlar İngiliz Hotel Operatörleri tarafından çalıştırılacaktır.
Bu konuda yabancı yatırımcılarla işbirliği yapmayı düşünmekteyiz ve bu konuda bizimle işbirliği düşünen yabancı yatırımcıları bizim adımıza araştırıp ilgilenen yabancı yatırımcıları bulursanız memnun olacağız.
İcap ederse size ilgili projelerin detaylı raporlarını sağlarız.”
* * *
Semih S. Akdeniz 1950’lili yıllardan başlayıp yıllarca Türk Hava Yolları’nın Kıbrıs temsilciliğini yapan Kıbrıslı bir Türk. Burada kurduğu ekiple THY uçuşlarının saat gibi aksamadan gerçekleşmesini sağlıyordu.
Semih S. Akdeniz, sıradan bir acenteden öte Türk Hava Yolları’nda itibarlı bir yer edinmiş. Ve o itibarla Türk Hava Yolları Semih S. Akdeniz’den uçak alımı ve turizm alanındaki yatırımlar için kaynak ve yatırımcı bulmak için mektup yazıp görev veriyor.
Bu mektupların tarihi 1969...
1963 sonrası Kıbrıs Türkünün ne denli zor koşullar altında yaşadığını yinelemeye, anlatmaya gerek yok.
Kıbrıslı Türkler dar bölgelerde kelimenin tam anlamıyla abluka altındaydı. 1968’de barikatlarda gevşeme olsa da Kıbrıs Türk insanının ekonomik, ticari alanda dünya ile doğrudan iş yapmasının fiili koşulları yoktu.
İşte o şartlarda Türkiye Cumhuriyeti’nin milli hava yolu olan Türk Hava Yolları 10 milyon dolarlık kredi ve turizm alanında dış yatırımcı bulması için Kıbrıslı Türk Semih S. Akdeniz’den yardım istiyor.
O günlerin üzerinden yaklaşık 40 yıl geçti.
Kırk yıl geride kalırken köprülerin altından da çok sular akıp gitti.
Türkiye ile ilişkilerimizde de çok şeyler değişti.
Kendi kendimizi yönetmede bizi yönetenler o denli başarısız oldu ki en büyüğümüzden başlayarak her kademede Türkiye’deki algılanmamız, “Tembel ve iş başaramayana” çıktı.
Biz bunun hak ediyor muyuz?
Yönetenlerimizin çizdiği tabloda oylarımız kadar suç ortaklığımız olsa da halkımızın büyük çoğunluğunun bunu hak etmediğine içtenlikle inanırım.
* * *
Bir zamanlar akıl danışılan Kıbrıslı Türkün yerinde şimdi hayatın her alanında “Gumanda verilen” Kıbrıslı Türk var.
Söz havacılıkla bağlantılı akıp geliştiğine göre biraz da Kıbrıs Türk Hava Yolları’na (KTHY) dokunayım.
KTHY, Türk Hava Yolları ile ortaklaşa kurulan bir hava yolu şirketiydi.
Uzun yıllar KTHY yönetiminde Türkiye’den atananlar etkili oldu. KTHY bizim bayrak taşıyıcı hava yolu şirketimizdi ama yönetiminde bizim temsilcilerimiz ikinci sınıftı.
KTHY’de Türkiye gelen iyi olmayan yöneticilerin olumsuz etkilerine karşılık THY ortaklığının önemli avantajları olduğunu da inkar etmeyelim.
KTHY’nin bizim olması adeta milli dava halini aldı. Sonunda KTHY’nin tüm hisseleri Kıbrıs Türk tarafına geçti.
KTHY’yi sanki de Yunanlılardan almış gibi siyasilerin sevinçlerine tanık olduk.
Bu satırların yazarı olarak, “Aman ne olur KTHY’yi siyasi çiftlik yapmayın” deyenler arasında oldum. Ama sesimizi halk duydu, yetkililer duymadı.
Türkiye’de, bir anlamda, “Maden artık sizindir, idare edin de görelim” dedi.
Sonuç olarak bir zamanlar THY’ye akıl veren Kıbrıslı Türkler bu kez kendi hava yolu şirketini idare edemedi.
Mustafa Candanal ve ekibinin iyi niyetinden ve havacılık bilgisinden kuşkum yok. Ama artık KTHY, kendi yağı ile kendi ciğerini kavurup, semalarda alımlı alımlı süzülme şansını yitirdi.
Bana ulaşan bilgilere göre siyasilerimiz Ankara’ya, “Bir yolunu bulun THY, Kıbrıs Türk Hava Yolları’na yardımcı olsun” talebini iletti.
Bir yanda kırk sene önce bireysel görünümlü de olsan Kıbrıs’tan Türkiye’ye Semih S. Akdeniz’le yansıyan bir itibar, öte yanda kırk yıl sonra, “Bizim oldu ama idare edemedik” dedirttiğimiz KTHY’de yaşadıklarımız... İnsan üzülme mi? Üzülmek hafif kalır, insan kahrolur...
Günün sözü:
Laf değil, iş değerlidir