|
2008 Avrupa Futbol Şampiyonası bu akşam başlıyor.. Futbolun geçmişi yüzlerce yıl geriye gidiyor. Ancak futbolu bir dünya oyunu yapan, özellikle iletişim araçlarındaki müthiş gelişmedir. Sihirli kutu televizyon, futbolun uluslararası sevgi çemberini süratle büyütürken, Türkiye örneğinde olduğu gibi ulusal düzeyde ilgi zenginliğine de ciddi katkı sağlamıştır. Dünyada ticari düşüncenin aşamasına paralel futbolda bacasız en büyük sektörlerden biri olmuştur. Futbol tutkunlarının toplamını bir inanç grubu saysak futbol için dünyanın en büyük dini tanımlamasını kullanmak abartı sayılmaz.
2008 Avrupa Futbol Şampiyonası bu akşam başlıyor..
Futbolun geçmişi yüzlerce yıl geriye gidiyor. Ancak futbolu bir dünya oyunu yapan, özellikle iletişim araçlarındaki müthiş gelişmedir.
Sihirli kutu televizyon, futbolun uluslararası sevgi çemberini süratle büyütürken, Türkiye örneğinde olduğu gibi ulusal düzeyde ilgi zenginliğine de ciddi katkı sağlamıştır.
Dünyada ticari düşüncenin aşamasına paralel futbolda bacasız en büyük sektörlerden biri olmuştur.
Futbol tutkunlarının toplamını bir inanç grubu saysak futbol için dünyanın en büyük dini tanımlamasını kullanmak abartı sayılmaz.
* * *
Avrupa Futbol Şampiyonası heyecanıyla birlikte özellikle Avrupa kıtası futbolla yatıp futbolla kalkıyor.
Yıllar önce böylesi bir şampiyonaya ev sahibi olmanın bir bedeli varken şimdi ev sahibi olanlar kazanıyor.
Yıllar önce bazı ülkeler ulaşım nedeniyle Dünya Şampiyonalarına katılamazken şimdi en yoksul ülkeler bile Dünya Şampiyonası’na katılmak için kıyasıya mücadele veriyor.
Futbol artık kazandırıyor.
Yabancı futbolcu transferinde sağlanan kolaylıklar nedeniyle ünlü takımlar artık ulusal sınırlar içinde takım özelliğini aşıp bir dünya karması özelliği kazandı.
Artık takımların dünya çapındaki zenginlik sıralaması konuşuluyor.
Manchester United, Real Madsrid, Bayern Münih, Milan ve Juventus uzun yıllardır en zengin kulüpler sıralamasında önlerdedir.
Kulüp bazında dünya takımı olmak ünlü takımlar için çok yönlü yararlarıyla belki de ilk sıradaki hedeftir.
* * *
Genelden özele doğru çemberin çapını daraltalım.
Türkiye’de Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş çok önemli taraftar potansiyeline sahip kulüplerdir. Önce Galatasaray sonra Fenerbahçe Avrupa’da ses verdi.
Dünyanın Türkiye’ye göre en uç noktalarına gidiniz, Türkiye’yi bilmeyen insanlar Galatasaray’ı, Fenerbahçe’yi biliyor.
Dünya çapında istikrarlı başarı kazanan kulüpler artık birer dünya şirketi gibi yönetiliyor. Kulübün ekonomik anlamda kazanması için yaratıcı, profesyonel kadrolar devrededir. Başarının devamı için bu koşul kabul edilir. Bu kulüplerin markalı ürünlerinin geliri o kulüplerin ciddi kazancıdır.
Türkiye’de büyük kulüplerde istikrarlı bir kazanç yolunda bir miktar mesafe aldı.
Türkiye’de iyi yönetici değil, zengin yönetici itibarlıdır. Parayı veren düdüğü çalar örneği, her dönem başkanın yönetim anlayışı egemen oluyor. Bunun doğal sonucu da dünya ölçeklerinde büyük taraftar kitlesine sahip kulüplerde yönetimin sürekliliği olmuyor.
Türkiye de ciddi anlamda kurumlaşma arayışı var olmasına karşılık daha gidilecek çok yol vardır.
* * *
Gelelim Kuzey Kıbrıs’a. Bizde sadece futbol oyun kurallarına göre futbol oynanıyor. Popülist yaklaşımlarla kulüp sayısını artırdık. Futbolda dünya ölçeklerine yakın kalite yoktur. Kulüplerin yönetimi bir grup insanın özverisi üzerine kurulmuştur.
Kulüpler ve federasyon siyasi hesap ve müdahalelere açıktır. Kısacası daha gidecek çooooookkkkk yolumuz vardır.
Genel Kurul kulislerine bakınız. Bazı kulüpler yönetici bulamazken bazı kulüplerde yöneticiler oyuncak gibi elinde tuttuğu yöneticilik koltuğunu kaybetmemek için ne gerekirse yapıyor.
Takımın başarılı olup olmaması hiç önemli değildir. Yeter ki medya takımdan önce onlardan bahsetsin.
Hele bir de basına yönelik kulis yeteneği tamamsa takım küme düşse de başkan “şampiyon” olabiliyor.
Neyse bunları şimdilik boş verip ekrandaki futbol şölenine bakalım...
Günün sözü: Dünyaya ayak uydurmak için çağdaş dünya ile aynı düşünmek gerekir
|