UBP’nin günahları, toplumsal bağışlama sınırlarının çok ötesindedir. UBP, hiç bir değişim yaşamadan Kıbrıs Türk insanından yeniden görev talep edemez.
UBP, kendi içindeki açmazı aşmak için yapay gündem yaratma çabasındadır.
UBP’yi yönetme iddiasında olanlar kendi kendini kandırıyor. Halkın eğilimlerini bizler çok iyi biliyoruz. Halkın oyları, halkın eğilimi, halkın güveni CTP-BG’yi en büyük ve ilk sıradaki parti olarak işaret ediyor. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın.
Dün sabah güne merhaba derken Başbakan Ferdi Sabit Soyer telefonla aradı... “ Hasan kardeşim öğleyin durumun ne?” sorusunu sordu ve arkasını getirdi: “ Öğle yemeklerimiz Kebabaçı Zehrabadan, Kıbrıs yemeklerinden seçmelerle gelir. Rahmetli analarımızın yemekleri gibi. Gel kısmette ne varsa paylaşalım.”
Ben de bir araya gelmemizi istediğim için hiç ikilemsiz kabul ettim.
Saat birde Başbakanlıktaki makam odasında kısa bir sohbet yaptık. Ardından yemek için serin bir mekan olarak bodrum katındaki toplantısı odasında karar verdik.
Başbakan Soyer, yoğunluktan kaynaklanan bir yorgunluğun izlerini taşıyor ama neşesi yerinde... İkimizin görüntüsü alınırken yaptığı espri ikimizin yüzüne de kahkaha kondurdu.
Yemeğimiz geldi... Tam Kıbrıs yemeği... Bir köftecik, dört dolma, küçük bir parça ızgara tavuk ve kuru böğrülce... Ayrıca cacık ve salata. Yanında da kola...
* * *
Zamanımız sonsuz olmadığına göre konulara çabuk girdik. Dobra dobra konuştuk...
CTP’nin iktidar sorumluluğunu ne kadar taşıyabildiğini sordum...
Bir an duraksadıktan sonra şunları söyledi: “ CTP’nin iktidar sorumluluğu halkla bütünleşerek gerçekleşti. Bizler enkaz edebiyatı yapmadık ama devraldığım enkazdan da beterdi. Rakamlar bunu söylüyor. Yıllarca kendi ayakları üzerinde durma hedefi olmadı. Tüm sektörler köklü politikalardan yoksun bırakıldı. Kamuda ciddi bir kadro kabarıklığı görülürken eğitim, polis teşkilatı ve sağlıkta insan kaynağı eksikliği vardı. Bizim dönemimizdeki istihdamların çoğu buralardadır. Sıkıntı yok mu? Mutlaka var. Ama bu sıkıntıların kaynağı asla biz değiliz. CTP ortaya çıkan ciddi sorunlara rağmen popülizmden uzak hükümet sorumluluğunu yerine getiriyor.
Sadece bugünü düşünseydik suya sabuna dokunmadan ‘böyle geldi, böyle gitsin” mantığıyla hükümet eder, ama yıllar sonrasına bugün ihanet hançeri sokardık.”
* * *
UBP’yi nasıl gördüğünü sorup, fısıltılarla etrafta dolaştırılan kamu oyu yoklamalarını sorunca Soyer, bildik gülümsemesiyle manalı bir ifadenin ardından konuştu:
“ UBP’nin günahları, toplumsal bağışlama sınırlarının çok ötesindedir. UBP, hiç bir değişim yaşamadan Kıbrıs Türk insanından yeniden görev talep edemez.
UBP, kendi içindeki açmazı aşmak için yapay gündem yaratma çabasındadır.
UBP’nin Türkiye’deki seçimler sırasında araba konvoyu hazırlama çabasına girdiğini unutmadık. KKTC’de siyasi oluşumu halkın oyları belirler.
UBP’yi yönetme iddiasında olanlar kendi kendini kandırıyor. Halkın eğilimlerini bizler çok iyi biliyoruz. Halkın oyları, halkın eğilimi, halkın güveni CTP-BG’yi en büyük ve ilk sıradaki parti olarak işaret ediyor. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın.”
* * *
Başbakan Soyer’e göre UBP ve arkasındaki güçler Kıbrıs sorununun, Kıbrıs Türk halkının çıkarlarını koruyarak çözüme ulaştırılmasının korkusunu yaşıyor. Soyer bu konuda, “ Kıbrıs Türk tarafı görüşme masasından tarihin en güçlü ve en etkili dönemini yaşıyor. Ankara ile temaslar olması gereken siyasi olgunluktadır. Çözümden korkanlar KKTC’de her türlü kaosu yaratma peşindedir. UBP gibi köklü bir siyasi partinin Kıbrıs sorununda çok ciddi dönemeçlerden geçerken felaket dellalığı dahil, tümüyle olumsuz ve yıkıcı bir tavır içinde olması düşündürücü olmaktan öte çok partili demokratik yapımız için kaygı vericidir” dedi.
* * *
CTP Genel Başkanı ve Başbakan Soyer, alt yapıda alınan mesafeleri gördükçe çocuklar gibi sevindiğini belirtip şöyle konuştu:
“ Elektrik enerjisi konusunda ciddi mesafeler alıyoruz. Yüksek gerilim hatları Beşparmakları aşıp Mesarya ve KKTC’nin öteki bölgelerine yayılıyor. Karayollarında yapılan yatırımlar ortada... Su şebekeleri ciddi anlamdan yenilendi... Sağlıkta uzun yılların ihmalini sildik... Biz halkın sağlığına en yakınında çözüm alternatifi yaratma çabası verirken, muhalefet yaptığını sananlar çok farklı hesaplarla takoz koymaya çalışıyor. Halkımız gonnara yemiyor... Halkımız her şeyin farkındadır. Halkla içi içe olduğumuz için halkın bize sahip çıkışının da farkındayız.”
Soyer, bunları söylerken bir an durdu, derin soluk aldı ve vurguyla bir cümle seslendirdi: “ Birileri hükümetimizin başarısından korkuyor.”
Açmasını istedim... “Boş ver” dedi...
Günün sözü:
Sabır, genişliğe ulaşmanın anahtarıdır