Yurt dışı temsilciliklerin misyonunu tam olarak belirlememiş siyasi erk sahipleri için Londra gibi önemli bir merkezin temsilcisiz kalması hiç da dert nedeni değil.
Yurt dışında yaşayan insanlarımızı “yurt kaçkını”, temsilcilikleri de “siyasi turist rehberi” gören anlayış kazınmadığı sürece ne yurt dışı temsilciliklerimiz adam gibi çalışacak ne de yurt dışındaki insanlarımızdan yararlanacağız... Acı ama gerçek durum budur.
İZMİR- Yurt dışına her çıkışımda gittiğim yerde Kıbrıslı Türklerin varlığını, etkinliğini ve de Kuzey Kıbrıs’la bağının ne olduğunu öğrenmeye çalışırım.
Eğer orada KKTC’nin temsilciliği varsa ne iş yaptığını ve de oradaki insanlarımızla bağını bilmek isterim.
İzmir, Türkiye’nin üçüncü büyük şehri.
Ekonomik bağlamda da önemi az değil.
İzmir’de KKTC Konsolosluğu da var.
***
Kısa bir gözlem sonunda çok rahat bir şekilde gördüm ki İzmir’de yaşayan ve sayılarının üç bin dolayında olduğuna inanılan Kıbrıslı Türklerin kendi arasındaki iletişimi, bağı ve de örgütlülüğü Ankara ve İstanbul’a göre daha zayıf.
İzmir’in iş dünyasında, üniversite dünyasında, sağlık dünyasında çok sayıda Kıbrıslı Türk olduğunu biliyorum.
Kıbrıslı Türk Muhsin Emirsoy’un, denizcilik dünyasından öte İzmir iş dünyasında çok önde yeri var. Sadece ekonomik olarak değil, sosyal olarak da güçlü. Çok iyi bir noktaya gelmiş, 600 dolayında çalışanı bulunuyor.
İzmir’de itibarı oldukça yüksek.
Onunla konuşuyoruz, dağınıklıktak kopukluktan o da şikayetçi.
“Kimse bizi arayıp sormuyor” diyor.
***
İzmir’deki konsolosluk makamı yaklaşık on bir ay boş kalmış.
Mustafa Evran, dışişlerinin en kıdemli elemanlarından biri. Ankara ve Bakü’de görev yaptı. KKTC’de iki yıl görev yapıp yeniden yurt dışına çıkabilmesi gerektiği için bir aydır vekaleten İzmir’de görev yapıyor.
Önce telefonda, sonra yüz yüze görüştük.
Mustafa Evran için İzmir yeni bir görev alanı. Ancak kendisi kendine doğru bir yol haritası çizmezse özellikle İstanbul’dakiler gibi gelene gidene teşrifatçılık yapacak.
Evran, bunun farkında. İnsan kaynaklarımızın envanterini sordum. “Elde sağlıklı hiç bir bilgi yok” deyip ekledi: “ İlk işim İzmir ve yöresindeki Kıbrıslı Türklerle ilgili bilgi derlemek olacak. Çünkü konsolosluğun kendi olanakları sınırlı. Kıbrıslı Türklerden her bakımdan yararlandığımız oranda çok ciddi mesafe alacağımıza inanıyorum.”
***
KKTC için yurt dışı temsilcilikler önemli.
Gel görün ki bu öneme uygun bir çalışma düzeni ve eleman seçimi bugüne kadar olmadı.
Belirli merkezler için gönüllü çok... Ama orta doğu ve orta Asya ve ötesi için kimse “Evet” demiyor.
TC Büyükelçiliklerinden görev yapan KKTC Dışişlerinden görevli insanlarımız var. Bunlardan da yeterince yararlandığımızı kimse söyleyemez.
Tam bu noktada doğal olarak akla Londra Temsilcimiz Dilek Yavuz Yanık geliyor.
Londra da bir dönem iki eş temsilci bulundurduk.
Sonra boşalan temsilcilik koltuğuna Dilek Yavuz Yanık oturdu.
Dilek Yavuz Yanık, meslekten bir temsilci. Ankara’da görev yaptığı sürece mesleki anlamda ciddi bir pratik elde etti. İnsani ilişkilerinin iyi olması da ciddi avantajı oldu.
Londra’da görev yapmak kolay değil. Çünkü Londra’da Kıbrıs’taki siyasi parçalanmanın beş beteri var. O parçalanmışlık içinde hem işinizi iyi yapıp hem de herkes tarafından istenmek çok ciddi bir başarıdır. Dilek Yavuz Yanık bunu başardı.
Başarmasına başardı da yurt dışıda görev yapma süresi bakımıdan “mevzuata” takıldı.
Düne kadar temsilci beğenmeyen Londralılar,”Dilek hanım tamamdır kalsın” diyor ama Lefkoşa’daki ince hesap uzmanı politikacılar Londra Türklerinin sesini gene bir kulaklarından koyup ötekinden çıkarıyor.
Yasal görev süresi dolmak üzere.
Bu arada Meclis tatile giriyor.
Yasal düzenleme yapmadan Meclis tatile girerse ay sonu Londra temsilcisiz kalacak.
.... Ha bu durum sorumlu konumda olanların çok mu umurundadır?
Bu soruyu aklından geçirenler haklıdır.
Yurt dışı temsilciliklerin misyonunu tam olarak belirlememiş siyasi erk sahipleri için Londra gibi önemli bir merkezin temsilcisiz kalması hiç da dert nedeni değil.
Yurt dışında yaşayan insanlarımızı “yurt kaçkını”, temsilcilikleri de “siyasi turist rehberi” gören anlayış kazınmadığı sürece ne yurt dışı temsilciliklerimiz adam gibi çalışacak ne de yurt dışındaki insanlarımızdan yararlanacağız... Acı ama gerçek durum budur.
Günün sözü:
Sermayesini bilmeyen iflasa mahkumdur