Kıbrıs’ın toprak büyüklüğü “Bize çok bile” dedirtecek büyüklükte değil.
Bir de unutmamak gerekir ki ovaları, dağları, taşları bina dolduramayız. Yeşil olsun ya da olmasın boş alan gereksiniminin varlığını kimse inkar edemez. Bu durumda toprağı karış karış, akıl dolu kullanmak zorundayız.
Alt yapılarıyla birlikte yerleşim alanlarını yatay genişletirken bir değil bin kere düşünülmeli.
Kuzey Lefkoşa’nın Belediye Başkanı Cemal Bulutoğluları, Güney Lefkoşa’nın Belediye Başkanı Eleni Mavrou ile Lefkoşa’ya gökdelenler yapılması konusundan anlaştıklarını açıkladı.
Bu açıklama ortak bir açıklama değil ama açıklayan Lefkoşa’nın Türk Belediye Başkanı.
Niyetini ortaya koyuyor.
Söylediklerinin özü, “Lefkoşa’nın yatay büyümesi yerine dikey büyümesinin çok yönlü yararı var.”
Şehir Plancısı değilim, ama K. Kaymaklı – Lefkoşa doğumluyum ve kendimi bildim bileli Lefkoşa’da yaşıyorum.
Lefkoşa’nın master planı var.
Ancak Kuzey Kıbrıs’ın en genel tanımlamayla küçük oluşu her türlü yerleşim planlamasının bütünlüklü düşünülmesini adeta zorunlu hale getiriyor.
* * *
Kıbrıs, uçsuz bucaksız Anadolu değil.
Topraklarımız sınırlı.
Ülkenin yüz ölçümünün ne kadar insan kaldırabileceği bir hesap kitap ve ona bağlı hedef konusudur.
Kıbrıs Türk toplumunda her ailenin sahip olduğu çok sayısı belli. İki veya üç yeterli kabul ediliyor. Doğurganlıkla nüfus artışımız çağdaş ülkelere paralel. Ancak Türkiye’den gelen nüfus doğurganlık yapısı sanırım farklı.
Bir de kaçak ya da kaçak olmayan yoğun bir işçi gel-gitimiz var.
Kısaca elimizde olmadan, kontrol dışı bir nüfus patlaması yaşıyor.
Üniversitelerdeki öğrenciler de bunun ekstrası.
Kıbrıs’ın toprak büyüklüğü “Bize çok bile” dedirtecek büyüklükte değil.
Bir de unutmamak gerekir ki ovaları, dağları, taşları bina dolduramayız. Yeşil olsun ya da olmasın boş alan gereksiniminin varlığını kimse inkar edemez.
Bu durumda toprağı karış karış, akıl dolu kullanmak zorundayız.
Alt yapılarıyla birlikte yerleşim alanlarını yatay genişletirken bir değil bin kere düşünülmeli.
İşte bu yaklaşımlarla yatay büyüme yerine çok katlı binalarla yukarıya doğru büyümeyi bir ada olan Kıbrıs için daha akılcı, daha ekonomik buluyorum.
Ülkemiz ekonomik yapısı nedeniyle gökdelenlerin bugün ve yakın gelecek için ekonomik değeri olan yatırımlar olacağını düşünmüyorum. Hele Lefkoşa’nın en merkezi yerlerinde ki iş merkezi denemelerinin başarısızlığı ortadayken.
Gökdelenler bir yana Şehir Plancıların, evrensel doğruları Kıbrıs’a taşıyarak yukarı doğru yapılanmayı planlamaları gerekiyor.
Doğuda Haspolat’tan başlayı batıda Gönyeli’yi içine alıp, Kuzey’de Dikmen tepeleriyle doğal bir sınır bulan alan Lefkoşa olarak planlanmalı. Bu alan, insan akışı da kontrol edilerek akıllı bir şekilde planlanırsa önümüzdeki elli yılın Lefkoşa gelişimini kucaklayabilir.
Yukarı büyümeyi engelleyip yatay büyümeyi teşvik etmek toprağın hızla kullanılarak yok edilmesi sonucunu getirecek.
Günün sözü:
Öngörüsüz gelecek karanlıktır.