Önemli sektörlerde sorun dünyanın her yerinde yaşanır. Sorunlar bazen sıradanlığı aşar dert haline dönüşür.
Bütün mesele ülke genelinde depreme neden olan sorunlara dünyadaki doğru uygulamaları örnek alarak çare üretmek.
Bir başka deyişle çare üretmek için ELLER MERSİNE GİDERKEN BİZLERİN TERSİNE GİTMEMESİ...
Her fırsatta altını çizerim... Bazı sektörler var ki sorun yaşandığı zaman pek çok alt sektörü de etkiler. Bizim ülkemiz özelinde üniversitelerimiz, inşat sektörü, turizm sektörü bu bağlamda ilk akla gelenlerdir.
Eğitimi sektör olarak tanımlamama tepki koyanlar olabilir ama gel görün ki ülkemizde eğitimin ağırlığı belki de ilk sırada.
* * *
Önemli sektörlerde sorun dünyanın her yerinde yaşanır. Sorunlar bazen sıradanlığı aşar dert haline dönüşür. Bütün mesele ülke genelinde depreme neden olan sorunlara dünyadaki doğru uygulamaları örnek alarak çare üretmek. Bir başka deyişle çare üretmek için ELLER MERSİNE GİDERKEN BİZLERİN TERSİNE GİTMEMESİ...
Aşağıda tırnak içinde sizlerle paylaşacağım haberi Londra’da Türkçe yayımlanan haftalık en eski gazete olan Toplum Postası’ndan aldım. Haberin esas kaynağı ise İngiltere’nin en ciddi gazetelerinden biri lan Independent...
İşte haber...
“Konut sektörünü kurtarma planları
Hükümetin konut sektörünü içinde bulunduğu krizden kurtarmak için bazı hazırlıklar içinde olduğu kaydedildi.
Independent gazetesinde manşetten duyurulan ve henüz kesinleşmeyen bu plana göre, konut kredisi sahibi olan ve işini kaybedenlere mortgage ödemelerinde mali destek sağlanacak. Konut satın alırken ödenen harç ertelenecek veya ev yeniden satıldıktan sonra ödenecek. İlk evini alacaklara depozitleri için için vergiden arındırılmış yardım yapılacak.
Ayrıca hükümetin özellikle şehir merkezlerinde bulunan boş evlerin yeniden satın alınıp değerlendirilmesi için de bir plan hazırlığında olduğu belirtildi.
Maliye Bakanı Alistair Darling’in üzerinde çalıştığı ve yeni yasama yılına kadar sonuçlandırmayı düşündüğü plan başarılı olursa, hem konut sektörü içinde bulunduğu krizden kurtulacak hem de son günlerde imajı yıpranan Brown hükümetinin yıpranan imajı düzelecek.
Satışlar son 30 yılın en düşük seviyesinde
İngiltere’de bilindiği üzere konut satışları son üç aylık rakamlara göre, 1978'den bu yana en düşük düzeyine indi. İngiltere'de konut sektöründe 1990'larda yaşanan büyük krizde bile bu düzeye hiç inilmediğini belirten uzmanlar, buna sebep olarak ise bankacılık sektörünün içine girdiği kredi krizi yüzünden yapı kredi kuruluşlarının borçlanmayı iyice zorlaştırmasını gösteriyor. Ayrıca konut sektöründe büyük çaplı bir işsizlik sorunu da gündemde.
İşsizliğin inşaat sektörünün yanı sıra emlakçilik alanında da bir tehdit olması bekleniyor. Yıl başından bu yana 1000 civarında emlakçi bürosu kapandı. Ekonomi ve İş Dünyası Araştırma Merkezi, yıl sonuna kadar emlakçilerde çalışan 15 bin kişinin işsiz kalacağını tahmin ediyor.”
***
Bizim konuttan öte en genel tanımlamasıyla inşaat sektörümüzde sorun var. Hem de bizdeki ağırlığı düşünüldüğü zaman İngiltere’dekinden daha ağır. Ancak bizdeki sorun nerede?
Bizdeki sorun, çare üretme yerine sıkışan bütçe nedeniyle ekonomik yaşamın soluk borusunun vergilerle, harçlarla daha da daraltılması.
İngiliz hükümeti konut kredisi alan ama ekonomik kriz nedeniyle işini kaybet riski olanların taksitlerine destek yolu arıyor.
Konut alırken ödenen tapu harcı ya ertelenecek ya da konut yeniden satılırken ödenecek.
Kent merkezindeki evler satın alınıp değerlendirilecek.
Biz de bunlar yapılamazken tam tersi yapılıyor.
Bırakın indirimlerle sektöre canlılık getirmeyi, bürokraside tıkanıklık aşılıp borcunu ödeyenlerin koçan alması sağlansa devlet ciddi gelir elde edecek.
* * *
İnşaat sektörü dışa bağımlı. Özellikle İngiltere sektör için önemli bir pazar. İngiltere de konut satışları ve fiyatlarındaki düşüş doğal olarak bize de yansıyor. Sorun salt yap-satçıların sorunu olarak görünüp, “Herkes başının çaresine baksın” denilirse felaket daha da büyür...
Günün sözü:
Çare bulunmayan sorun, yeni sorunlar doğurur