Sondakika Last Digital - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Kıbrıs Postası, FACEBOOK`ta - Gurubumuza siz de katilin !!! Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
22 Kasım 2008, Cumartesi Reklam  |  Künye  |  Ýletiþim  |  Sýk Kullanýlanlara Ekle  |  Açýlýþ Sayfasý Yap
Sondakika Mağusa'da bankanın camlarını kırdılar Şeyh Nazım'ın gölgesi ÖRP'de!.. Eroğlu torun bakmaktan vazgeçip neden aday oldu? Talat Erdoğan'la görüştü Öymen:Kıbrıs Girit gibi elden gidiyor Yusuf'u sevenleri uğurladı Bizim Parti ÖRP'ye katıldı Revü Kızlarını baba göndermiş Korineum'da Golf keyfi başkadır

  ARÞÝV
   

 RÖPORTAJ
ERALP ADANIR MEHMET EŞREF VAİZ'LA KONUŞTU
Kum Saati başlıklı röpartajlarıyla Eralp Adanır artık Kıbrıs Postası'nda. Eralp Adanır'ın ilk röportajı Kıbrıs Türk.K...

 ÇOK OKUNANLAR
Michael Jackson Müslüman oldu
 
TMK öğretmen ve öğrencilerinden protesto
 
Mağusa'da bankanın camlarını kırdılar
 
Mahkumlar kavgada, gardiyanlar grevde
 
Rumlar AİHM'e götürülüyor
 
Kıbrıs sorunu dayatma ile çözülmez
 
Hedef yazda referandum
 
Avcı Katar'a gitti
 
Melek geliyor! Hazır mısınız?
 
Harika Seks İçin Basit Yöntemler
 
Lefkeliler Korineum'daydı
 
CTP Lapta ocak kongresi gerçekleşti
 
Obama'dan iddalı ekonomik paket
 
BKP Özgür'ü andı
 
Kraliçe adayından skandal iddilar!
 

 YORUMLANANLAR
Egemenlikten feragat etmeyeceğiz [1]
 
Hristofias'tan Türkiye'ye şartlar [3]
 
Talat'la aramızda sorun yok [1]
 
Şeyh Nazım'ın gölgesi ÖRP'de!.. [5]
 
“Eroğlu UBP’ye Zarar Verdi” [5]
 
Eroğlu torun bakmaktan vazgeçip neden aday oldu? [7]
 
Havan'a karartma uygulandı [1]
 
"İhale iptal edilmeli” [2]
 
Bizim Parti ÖRP'ye katıldı [9]
 
Kıbrıs Girit gibi elden gidiyor [2]
 
Hitler'in müthiş sırrı! [2]
 
13. Maaşlar verilecek [1]
 
Cemal belediyeyi batırdı [4]
 
Kıbrıs'ta fırsat kaçmamalı [1]
 
Meğer taş düşmüş [2]
 

KKTC ve Federasyon
Rauf R. DENKTAŞ
Yunan Entrikası başladı
Prof.Dr.Ata ATUN
Keşke romantizmle olsa
Mete TÜMERKAN
İzin cenneti
Erdinç GÜNDÜZ
Gençlerin duyarlılığı...
Hasan HASTÜRER
Parkta; salıncakta bir çocuk bize sallıyor..
Hasan KAHVECİOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   27 Mart 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

“Ankara Çağlayan Parkı” ismi; yeni bir tartışma yarattı...

Kıbrıs sevdalısı bazı kalemler “Ankara” sözcüğüne taktılar... Bazı program sunucuları öfkelerini ekranlara taşıdılar... Bazı gençler topluca durumu protesto ettiler...

Ben bu “tartışmaları” ne yalan söyleyeyim, hiç de “yerinde” bulmadım... “Aman orijinal isimlerimizi değiştiriyorlar” diye paniğe de kapılmadım...

Neden bu kadar “sıradan” bir belediye kararı, bir anda “Kıbrıslılığımıza vurulan bir darbe” gibi algılandı?

Özellikle gençlerin bu ani “reaksiyon”u ne kadar gerçekçi?

Protestocular ve karşıtlar; Ankara’ya mı karşıdırlar, yoksa Çağlayan adının “yerel değerini” mi korumaya çalışıyorlar?

Ülkesinin toprağını, geleneklerini, yaşadığı kenti sevmek bu mudur?

Yoksa; her şeyi birbirine mi karıştırdık?

Lefkoşa Belediyesi ile Ankara Belediyesi, Mustafa Akıncı ile Murat Karayalçın zamanından beri “Kardeş kent”tirler...

Elbette işbirliği yapacaklardır... Elbette aralarında yardımlaşma olacaktır... Ankara Belediyesi’nin bu park için bir milyon dolardan fazla bir para yatırması küçümsenebilir mi?

Tepkililerde ve öfkelilerde “Ankara” çağrışımı; siyasal karışmalarla, bağımlılık ile, emir almakla, acentelik yapmakla eş tutulabilir...

Ancak bu; Lefkoşa’da bir parka kardeş bir kentin adını veremeyecek kadar bir “fanatizm”e dönüşürse, “Ankara düşmanlığı” mesajı tonlaması içerirse, sağlıklı düşünme sistemimizde ciddi tahribatlar var demektir.

Kimse alınmasın ama; bu karşı çıkışları içeriği olmayan biçimsel gösterişler olarak görüyorum...

Lefkoşa’yı umursayanların, sevenlerin yapacağı o kadar çok iş var ki, keşke bu gençler enerjilerini bu alanlara kaydırabilseler...

Benim de ilk gençlik yıllarımda, sözü edilen parkta yaşanmışlıklarım vardı...

O zamanlar “Çocuk bahçesi” diyorduk... Rum tarafında da “Millet bahçası” vardı...

Gerçekten neler oluyor?

Sahibinin adını taşıyan bir gazinonun (Ki o gazino da artık Çağlayan adını kullanmıyor.) yakınındadır diye “Çağlayan” olarak anılan bu parkın adına “Ankara” sözcüğü ilave edilmeseydi, hangimiz bu “pislik yuvası”nın farkına varacaktık?

Hangimiz bu parkın ya da Lefkoşa’daki diğer parkların korunması için yeterince çaba harcadık, örgütlendik, mücadele ettik?

Bugünlerde sergilenen bu “hassasiyet”i; keşke Cumhurbaşkanlığı barakalarının surlar üzerindeki kirliliğine karşı da kullansaydık...

Keşke; Cumhurbaşkanlığı’nın bir kocaman mahalleyi yıkarak sarayı genişletme girişimine karşı da aynı hassasiyetle yaklaşsaydık...

Keşke; surlar içindeki cenaze namazlarının mezarlığa taşınmasına ve yılların geleneğinin yok edilmesine karşı da sesimizi yükseltebilseydik...

Keşke Lefkoşa’da ya da Kıbrıs’ta “Kıbrıslı” olmayan bütün isimlere aklımızı taksaydık...

Haydar Aliyev caddesine, Evren paşa bulvarına, İzmir mahallesine, Londra pastanesine, Pronto kavşağına, Osman paşa caddesine, İnönü meydanına, İstanbul plajına, Marmara parkına, Amerikan okuluna ve daha nelere...

Adana kebabına, Kayseri pastırmasına, İnegöl köfteye...

Acılı, acısız bütün kültürel etkilere, asimilasyon kokan bütün demografik müdahalelere...

Çağlayan Parkı’nın isim değişikliği “fantastik” bir aydın tartışmasını başlattı. Şimdi orada oynayan, birbirini itip kakan yüzlerce çocuk zaman geçiriyor...

Bu yeni “nüfus” dalga dalga geliyor, okulları dolduruyor, geleceğin fotoğrafında şimdiden yerini alıyor...

Bizim bu konuda bir “proje”miz var mı?

Lefkoşa’nın surlar içinde oluşan “getto”nun yıkılmasını içeren bir yaratıcı düşünce üretebiliyor muyuz?

“Ankara” takıntısını yapay bir “tepki”ye dönüştürmek yerine meselenin aslını kurcalamayı deneyecek miyiz?

Yoksa, bu iş çok mu zor?

İyisi mi, hep beraber parkın kenarcığında “Çağlayan Parkı bizimdir, adını değiştiremezsiniz” yazan pankart sallayalım...

Herkes bizim ne kadar Lefkoşalı, ne kadar Kıbrıslı ve ne kadar Ankara karşıtı olduğumuzu görsün...

Peki, biz sallarız da salıncaktaki çocuk boş durur mu?

Tabii ki o da bize sallıyor...

   679 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  20 Kasım 2008, Perşembe   Eroğlu ile konuştum
  17 Kasım 2008, Pazartesi   Tarlaların içinde 3 milyar dolar...
  13 Kasım 2008, Perşembe   Yapma be Çetin...
  06 Kasım 2008, Perşembe   “Meclis böyle mi olur?...”
  03 Kasım 2008, Pazartesi   Sanayideki pislik, politikadakine benzemiyor...
  30 Ekim 2008, Perşembe   Talat’ın elindeki “tarihi fırsat” bir kaçarsa...
  27 Ekim 2008, Pazartesi   Eski bağnazlıklar gençlere yakışmıyor...
  23 Ekim 2008, Perşembe   Yetiştiren kamu malına saldırıyor...
  21 Ekim 2008, Salı   “Cep”imizden gidenler... Tekelcilere kıyaklar...
  16 Ekim 2008, Perşembe   Vietnamlı torunlar Kıbrıs’a akın ederken...


 
  Reklam  |  Künye  |  Ýletiþim  |  Sýk Kullanýlanlara Ekle  |  Açýlýþ Sayfasý Yap
© 2000 - 2008 KIBRIS POSTASI - Version 2.1 | ¤° o O
Tüm haklarý saklýdýr.
Ýzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayýnlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kýbrýs Postasý
Anadolu Ajansý Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrý bir sayfada açýlýr. Kýbrýs Postasý harici linklerin sorumluluðunu almaz.