TAK Ajansı; “Kıbrıslı Türklerin haklı davasını dünyaya duyurmak” amacıyla kurulmuştu...
En azından başlangıçta; yerel basın kuruluşlarına “haber” desteği vermek gibi öncelikli bir “işlevi” yoktu...
TAK; yıllarca yönetenlerin “resmi ağzı” durumunda ve “İcraatın içinden” kıvamında bültenler hazırladı, “propaganda aleti” olarak kullanıldı.
Zamanla, haber anlayışı değişti, sivil topluma açıldı ve aslında biraz da “Resmi haber ajansı” kimliğinden sıyrılarak, yerel medyanın gereksinimini de karşılayacak bir içeriğe kavuştu.
TAK; son yıllarda bütün eleştirilere karşın, iyi iş çıkarıyordu...
CTP yönetimi, kamuoyu önünde bu kuruluşun yöneticilerine ilişkin çok da “etik” olmayan suçlamalar yaptı.
Cumhurbaşkanı Talat, yine kamuoyu önünde bu kuruluşu kötüledi...
Oysa, TAK Ajansı’nın bültenlerinin çok önemli bir bölümü Talat ile Soyer’in açıklamalarına ayrılmaktadır.
Bu konuda, “Denktaş haberleri” ile dopdolu eski bültenleri anımsayanlar, şimdilerde daha fazlasının Talat ve Soyer’in “söylem”lerine ayrıldığını apaçık biçimde görebilirler...
Ülkemizde; onun üzerinde gazete yayımlanıyor. Bir o kadar da, haber bülteni yayımlayan radyo ve televizyon var...
Bütün medya kuruluşları, TAK’ın haber bülteninden en geniş biçimde yararlanıyorlar.
Eskiden; ajans her gazete için kağıt üzerine teksirle, daha sonraları da fotokopi makinesi ile bülten basardı. Fotoğraflar gazetenize kadar servis edilir ve bunun için de “sembolik” bir ücret alınırdı.
Özellikle “internet”in yaşamımıza girmesinden sonra bu işler çok kolaylaştı. Ajans bülteni hazırlıyor, siz de verilen “şifre” ile girip bülteni indirebiliyorsunuz.
Yani resmi haber ajansı sizin için “Ekstra” bir çaba harcamıyor, size özel servis sunmuyor.
Bundan mıdır nedir, yıllar önce Bakanlar Kurulu kimse talep etmeden yerel medya kuruluşlarını TAK bültenine ödedikleri ücretten muaf tutmaya karar verdi.
Geçtiğimiz günlerde de bu eski “karar”ından caydı, kimse ile görüşmeden, kimseyi dinlemeden ansızın “Her gün aldığınız bülten için sizden 850 YTL. isterim” dedi. Yani; her kuruluştan, her gün Türkçe ve Rumca bülten ile fotoğraf servisi için toplam 2.5 milyar TL. talep ediyor ve bunu da 1 Ekim’den itibaren yürürlüğe koymayı tasarlıyor.
Tabii; bu “icraat”ın basın özgürlüğünden tutun da, insanımızın haber alma hakkına kadar ciddi bir saldırı olduğunu görmek gerekiyor.
Eğer bu “niyet” yerel medyayı ve dolayısı ile halkı önemli bir haber desteğinden mahrum etmek değilse, o zaman bu adamlar TAK’ı gözden çıkardılar demektir.
TAK’ın yerel medyaya bülten vermesi ajansa hiçbir ek “gider” oluşturmuyor. Bu bülten gene yayımlanacak ve internete verilecek.
Yerel gazeteler alsa da, almasa da...
Bir de şu var: TAK yukarıda da değindiğim gibi, devletin dışında sivil toplum, polis, mahkeme, trafik haberlerini de veriyor... Bu nedenle TAK bülteni almayan gazete bu tür haberlere daha az yer verecek... Tabii bu arada da, bakan icraatlarına, Soyer ve Talat haberlerine de yer veremeyecek.
Yani; bu adamlar kendi propaganda haberlerini “bedavaya” gazetelerde yayımlatırken, şimdi üstünden para da istiyorlar...
Neden?
Belli ki, bu yolla medya üzerinde daha etkin bir “kontrol” kurmak niyetindeler...
Söylediklerini, yaptıklarını anlatan haberlerin muhalif gazetelerde TAK’tan alınarak kullanılması bile onları rahatsız ediyor. Bu yüzden bir de “Astronomik” rakam belirlediler ve “taarruza” geçtiler.
Aslında bu konuda medyanın büyük tepki gösterdiği de söylenmez. Tabii ki devletten bir yılda 420 milyar TL. reklam geliri olan bir gazetenin bu konuda elbette “gık”ı çıkmaz. Ancak, bütün medya kuruluşları aynı durumda değil...
Hükümet; bazı kuruluşları özel olarak koruyup kollayacağına, bütün medyaya eşit biçimde verilen bir “hizmet”i neden iptal etme yolunu seçti?
Cezalandırmak mı? TAK’ı sıkıştırmak ve sonunda kapısına kilit vurmak mı? Kendi söylediklerinin muhalif gazetelerin eline geçmesini önlemek mi?
Yoksa, hepsi mi?
Umarım; bu son “Delilik”ten geri dönerler ve azgınlaşan müflis tüccar mantığı ile sağa sola saldırmaktan vaz geçerler...