kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
19 Mayıs 2008, Pazartesi Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap

  ARŞİV
   


 ÇOK OKUNANLAR
Hristofyas bahane arıyor
 
Temas grubu Lokmacıdaydı
 
Endişelerini belki giderdim
 
6 öğretim üyesi işten durduruldu
 
Kıbrıs Türkiye yüzünden zorluk çekiyormuş
 
CTP faşizm yapıyor
 
Ufuk Taneri dönemi başladı
 
Atatürke saygı yürüyüşü yapacaklar
 
Oyunlara dikkat!.....
 
Kısıtlamalar devam ediyor
 


Hristofyas’a Göre (2)
Rauf R. DENKTAŞ
Bisiklet Yolları Niye Yok
Prof.Dr.Ata ATUN
Yaz diyeti
Mete TÜMERKAN
Başlarını vura vura inatla yola devam edenler...
Hasan HASTÜRER
Güneşten korunma yolları

Dermatoloji Uzmanı Dr. Eda Kıroğlu, Van bölgesinde güneş ışınlarının çok kısa bir mesafeyle dik geldiğini ifade ederek, bu yüzden cilt kanseri başta olmak üzere lekelenmeler ve çillenmelerin kentte çok görüldüğünü söyledi.
 

   26 Nisan 2008, Cumartesi 14:05 Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Güneş ışınlarının zararları ve korunma yöntemleriyle ilgili İHA muhabirine bilgi veren Dr. Eda Kıroğlu, koruyucu ürünler ve ciltleri tahriş etmeyen temizleyiciler ve nemlendiriciler kullanılması gerektiğini belirtti.

Küresel ısınmayla birlikte kıştan yaza doğru hızlı bir hava ısınması yaşandığını, insanların bu adaptasyon döneminde problemler yaşadığını anlatan Dr. Kıroğlu, \"Bölgemizin rakımı çok yüksek olduğu için halkımızın kuvvetli etkili koruyucularla ciltlerini korumaları gerekiyor. Sadece kremlerle olabilecek bir konu değil bu.

Uzun süre dışarıda kalan insanlarımızın da şapka, gözlük ve kılık kıyafetleriyle bir şekilde zarar verecek tehlikeli güneş ışınlarına maruz kalmamaları için kendilerini korumalılar. Etkin koruma yöntemleri konusunda vatandaşlarımıza bilgiler veriyor, uyarılarda bulunuyoruz\" dedi.
 
Van ilinde yaşayan herkesin bu konuda az veya çok dikkatli olması gerektiğini de ifade eden Dr. Eda Kıroğlu, \"Çünkü bölgemiz ışınları rakımı yüksekliği nedeniyle dik olarak gelmektedir. Bu yüzden ilimizde çok fazla cilt kanseri, ciltte lekelenmeler ve çillenmeler görülüyor. Bunlara karşı bir çok korunma yönteminin kullanılması gerekiyor\" diye konuştu.

Kilo almak depresyonu tetikliyor 
İSTANBUL (İHA) - Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, kilo almanın özellikle bayanlarda depresyonu tetiklediğini söyledi.

REEM Nörolojı Merkezi uzmanlarından Dr. Mehmet Yavuz, \"Kilo almak, özellikle bayanlarda depresyonu tetikleyen bir unsurdur. Fazla kilolar, aynı zamanda zayıflamaya çalışan bireyler için de anksiyete oluşturmaktadır. Dolayısıyla fazla kilolu bir insan daha kırılgan bir yapıya sahiptir\" dedi.

Kilolu olup da ben kendimle barışığım diyenlerin çoğunun gerçeği yansıtmadığını ifade eden Dr. Yavuz, \"Aslında kilo başlı başına yoğun bir anksiyete nedenidir. Diğer taraftan kilo almak, depresyona neden olabileceği gibi, depresyonun sebep olduğu bir durum da olabilir.

Kilo almak, özellikle bayanlarda depresyonu tetikleyen bir unsurdur. Fazla kilolar, aynı zamanda zayıflamaya çalışan bireyler için de anksiyete oluşturmaktadır. Dolayısıyla fazla kilolu bir insan daha kırılgan bir yapıya sahiptir. Kilolu olupta ben kendimle barışığım diyenlerin çoğu da gerçeği yansıtmamaktadır.

Egzersiz yapmaktan artık hoşlanmayan ve kilo almaya başlayan bir kadın mutlaka kendini sorgulamalıdır. Kilo alma muhtemelen artan stresin veya duygusal olarak bir aksaklığın doğal sonucu olarak ortaya çıkacaktır. Pek çok kadın için yemek, bir anda, hem rahatlama hem de kızgınlık kaynağı olmaktadır. Bu kadının içine düştüğü hain bir döngü halini alır ve kilolu olduğu gerçeğine daha fazla yemek yiyerek karşılık verir veya spor yapmaktan kaçınır. Böylece kilolar alır başını gider\" diye konuştu.

Kadınlarda her geçirilen gebeliğin vücutta fazladan kilo bırakabileceğini anlatan Dr. Yavuz, \"Özellikle kadın, gebelik sırasında gereğinden fazla kilo aldıysa ya da doğum sonrasında bu fazla kiloları atmak için gayret göstermediyse ve çok sayıda doğum yaptıysa yine şişmanlık adayıdır.

Kişinin hayatında oluşan bir değişiklik nedeniyle aktivitesi azaldıysa, örneğin bedensel olarak aktif olduğu bir işten masa başı bir işe geçiş, iş bırakma veya emeklilik, araba kullanmaya başlamak gibi nedenlerle enerji
tüketimi azalabilir. Şişmanlığın artışına neden olan etkenler arasında yaşlılık, beslenme alışkanlığının hazır yiyecek türüne kayması ve ayaküstü yenilen tost, sandviç, hamburger, piza, patates kızartması gibi yiyeceklerin fazla tüketilmeye başlanması, kadınlarda çok doğum yapma, daha az hareketli bir yaşam, sanayileşmiş bir toplumda yaşama, evlilik, alkol tüketimindeki artış ve en önemli nedenlerden biri olarak genetik sayılabilir\" dedi.

BESLENME TARZI ŞİŞMANLIK İÇİN BELİRLEYİCİ OLUYOR

Yaş ilerledikçe metabolizma hızı azalacağından kilo vermenin de zorlaşacağına söyleyen Dr. Yavuz, şunları söyledi:
\"Toplum olarak beslenme tarzının özellikleri de şişmanlık için belirleyicidir. Çok yağlı yemek türleri fazlaca tüketiliyorsa, ya da özellikle sanayileşmekte olan ülkelerde daha çok hazır ve ayaküstü hızlı yenilen ancak hamur ve yağdan çok zengin gıdaların tüketimi, yöresel ev yemeklerinin yerini almaya başlamışsa şişmanlık kapıda demektir. Ancak şu da unutulmamalıdır ki bir kişi ancak ve ancak harcadığından daha fazla gıda veya kalori alırsa ya da tersinden söylersek aldığı gıda veya kaloriden daha az harcarsa şişmanlar.

Depresyonun sonucu olarak kilo olan bayanların antidepresan konusunda dikkatli olmaları gerekmektedir. Çünkü böyle bir tedavinin sonucu yine kilo almak olabilir. Bu antidepresanlardan kaçmak için bir neden değildir fakat fazla kilolarla baş etmek için kullanılacak bir yöntem de değildir.

Depresyon nedeniyle ilaç kullanan kişilerin kilolarını sık sık takip etmeleri, eğer kontrolsüz bir kilo alma söz konusu ise derhal hekimleri ile görüşmeleri gereklidir.\"

SEBZE VE MEYVE TÜKETİMİ ARTIRILMALI

Dr. Yavuz, kilo vermek için ya da almamak için dikkat edilmesi gereken hususları şöyle sıraladı:

\"- Sabah kahvaltısı yapın. Bu diğer öğünlerde az yemenizi de sağlayacaktır.

Öğün sayısını azaltmayın. 3 öğün yemek yiyin. Hatta ara öğünler şeklinde öğün sayısını artırın.

- Sebze ve meyve tüketimini artırın.

- Alkol tüketiminizi azaltın veya tamamen bırakın. Alkol, yüksek kalorisi nedeniyle gün boyu tatlı isteğinizi de artıracaktır

- Çikolata gibi şeyler atıştırmak yerine örneğin bir elma yiyin.

- Yemeğinizi yavaş yavaş yiyin. Hızlı yemek yediğinizde, doyduğunuzu anladığınızda zaten gerektiğinde fazla yemişsinizdir.

- Hayvansal yağlardan kaçının.Tavukların derilerini, etlerin yağlı kısımlarını ayırın.

Katı yağlar yerine, zeytinyağı, ayçiçek yağı ve mısırözü yağı gibi bitkisel yağlar kullanın.

- Bol bol su için.

- Mümkünse her gün aynı saatte kalkın. Yaklaşık 7-8 saat uyku yeterlidir.

- Yemeklerden sonra dişlerinizi fırçalayın. Diş fırçaladıktan sonra muhtemelen canınız bir şey yemek istemez.

- Tatlı yemekten kaçının. Daha az tatlı tüketin.

- Tuz ve şeker kullanımınızı azaltın. Yemeğin tadına bakmadan tuza uzananlardansanız bu huyunuzdan vazgeçin\".

   88 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder
Diğer SAĞLIK haberleri
Çocuklarda 2 yaş sendromu
Cilt Tipinize Göre Bakım Ürünleri
Günde en az 8 kez el yıkanmalı
Yeşil erik binbir derde deva
Hormonsuz meyve ve sebzeyi nasıl ayırt edebiliriz
Mide rahatsızlıklarına zencefil tedavisi
İlik naklinde sınırlar kalkıyor
Kadınların korkulu kabusu, vajinismus
Bir damla tükürükle hastalık teşhisi
Bitkisel ilaçlara dikkat


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2007 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.