Her ama her konuda böyle olur. Politikada, iş hayatında, evliliklerde v.s. Hiç kimse ‘kendinin’ başarısız olduğunu kabul etmek istemez. Başarısızlığının ardında muhakkak ama muhakkak başkaları (!) vardır.
***
Trafik kazası yaparsınız, suçu karşı tarafa yüklemek için her bahaneyi uydurmaya başlarsınız. “Lastik patladı”, “Yolllar berbat kontrolü kaybettim”, “Güneş gözüme girdi” falan dersiniz..Bu da mı olmadı.... “Trafik polisi karşı tarafı kayırdı” bile dediğimiz olur.
Hiç inkar etmeyin....Biz böyleyiz işte...
***
İşinizde bir hata yaparsınız, yine bahaneler... “Falanca bana yanlış bilgi verdi”, “Filanca geldi beni konuşmaya tuttu”, “Müdür hiçbir şey bilmiyor beni yanlış yönlendirdi”, “Hesap makinesi arıza yaptı” v.s.
Hiç inkar etmeyin... Böyleyiz işte...
***
Politikacısınız... Seçmenleriniz sizden birşeyler istedi. Şu veya bu nedenle yapamadınız. Başlarsınız hemen bahanelere: “Kırk kere söyledim ama yapmadılar”, “Bunlardan adam olmaz...”, “Bir sürü beceriksizi koydular işin başına hiçbir şey dönmüyor...”, ve daha beler neler...
Hiç inkar etmeyin... Böyleyiz işte...
***
İktidardasınız... Siyasi erk sizin elinizde. Ama işler iyi gitmiyor. Tepkiler var çevreden. Başlıyorsunuz hemen: “Falanca bizi hayal kırıklığına uğrattı”...”Filanca beceriksiz...”, “Bizim kontrolümüzde değil ki...Kontrol başkalarının elinde...”, “Asker öyle istedi...”, “Türkiye böyle istedi...” v.s.
Hiç inkar etmeyin...Böyleyiz işte...
***
İş adamsınız, girdiğiniz her işi yüzünüze gözünüze bulaştırdınız. Bahaneler hazır : “Bu hükümetle hiçbir iş yapılmaz....”, “Bu hükümet gitsin ben neler yaparım neler...”, “Filancayı işin başına koydum beni hayal kırıklığına uğrattı...”, “Ben işimi çok iyi bilirim ama anlatamadım yetkililere....” v.s. v.s.
Hiç İnkar etmeyin. Böyleyiz işte...
***
Hep torpillerden şikayet edersiniz. “Bu memlekette her şey torpille oluyor” dersiniz. Ama sizin istediğiniz birşeyler olmayınca aklınıza gelir bu nedense.. Halbuki en büyük torpili yaptırmak isteyen sizsiniz.
Hiç inkar etmeyin... Böyleyiz işte...
***
Evlendiniz.. Bir süre sonra işler yolunda gitmemeye başladı. Bir kavga bir gürültüyle boşanmaya karar verdiniz..Bahaneler hazır yine: “Geçinecek insan değildi...”, “Annesi, babası herşeye karışıyordu...”, “Bana göre birisi değildi...”, “Kültür farkılıklarımız vardı...” v.s. v.s.
Hiç inkar etmeyin..Böyleyiz işte...
***
En akıllı, en çağdaş, en becerikli, en efendi, en adil hep sizsiniz... Başkalarına akıl vermeyi kendinize görev bilirsiniz. Sizin dışınızdaki herkes ya kafasız, ya geri kalmış, ya da geri zekalıdır. Öyle zannedersiniz. Kırdığınız potların haddi hesabı yok..Başarısızlıklarınız gün gibi meydanda. Ama siz bunun farkında değilsiniz. Aynı şarkıyı söylemeye devam edersiniz. Yanlı yapan hep başkaları... Çevrenizdekileri atlamayı başarırsanız daha üst basamaklardaki geri zekalılarlara (!) yüklenmeye başlarsınız..
Hiç inkar etmeyin... Böyleyiz işte....
***
Hep böyle miydik ? Yoksa sonradan mı böyle olduk ?
Çoğumuzun ortak görüşü sonradan böyle olduğumuz yönünde. Eskiden “öz-eleştiri” yapmayı birbirimize insanca davranmayı, yardımlaşmayı da bilirdik. Şimdi kayboldu gitti bu özelliklerimiz. Acı ama gerçek...Herşeyden, herkesten şikayet eder, garip mi garip bir toplum olduk kısacası...