|
Halk arasında çok yaygın olarak hamileler için söylenen bir söz vardır hamile kişi iki kişlik yemek yemelidir. Oysa ki fazla beslenme de yetersiz beslenme kadar anne ve bebek sağlığına zarar verir. Bebeklerin sağlıklı olarak doğması için annenin dengeli ve yeterli beslenmesi gerkir. Annenin beslenmesi bebeğin doğum ağırlığı, beyin gelişimi , intrauteri ölüm, prematürelik ve preeklemsi gibi durumlarla doğrudan bağlantılıdır. Gebe beslenmesinin temel ilkeleri gebeliğin fizyolojik gelişimi mutlaka karşılanmalı, vücuttaki besin öğesi yedeklerinin dengede tutulması gerekir örnek olarak demir ve kalsiyum depoları , fetüsün büyüme ve gelişiminin sağlanması ve uygulanan hamile beslenmesinin kişiye özgü olması gerekir. Gebeliğin ilk üç ayında yani birinci trimesterde bazı kişilerde bulantı, iştahsızlık ve kusma görülebilir bu durumda anne kilo kaybına uğrayabilir. Bu huzursuz ortamı giderecek bir beslenme programı alınırsa anne kendisini daha dinç hissedecektir. Gebelik süresince fetüs gelişimi ve diğer fizyolojik olaylar sonucu 80.000 kcal enerji harcanır. Bu enerji adolesan gebeler için bağzı değişiklikler gösterir. Normal ağırlıktaki bir annenen hamilelik süresince alacağı kilo 10-12 kg olmalıdır. Eger anne zayıfsa ( beden kitle indeksi 20 nin altında ise ) ağırlık kazanımı 2. ve 3. trimester süresince haftada 500 g altına düşmemelidir. Annenin beden kitle indeksi 26 ise yani anne şişman gurupta ise ağırlık artışı haftada 300 g geçmemelidir . ikiz gebeliklerde kilo alımı 16-20 kg arasında olmalıdır. Gebelikte alınan aşırı kilolar doğum sorunlarına neden olmaktadır. Bu sorunlar öncelikle sezeryan, postmatürasyon ( doğum tarihi gecikmesi ) ve fetusta mekanyum aspirasyonuna sebep olabilir bu durum hem anne hem de bebek için riskli bir durumdur. Gebelikte fetusun büyüme ve gelişmesi annenin günlük aldığı besinleri plasenta aracılığıyla bebeğe taşımasıyla olanaklıdır. Hamilelerde günlük enerjinin %15 proteinden, %30 yağdan, %65 de kompleks karbonhidratlardan ( pilav, makarna, ekmek gibi) gelmelidir. Basit şekerlerden ( çaya konulan şeker, kek yapılan şeker gibi) uzak durmalıyız. Aşırı yağlı gıdaları tükekmemeliyiz . Alkol sigara asla içilmemeli. Proteinler vücudun yapı taşlarıdır. Fetüsün büyüme ve gelişmesi için gereklidir. Ayrıca bebeğin fetal büyüme ve gelişmesini etkileyen diğer besin ögesi de yağlardır. Beyinin katı kısmının %50-60’ı lipitlerden oluşur. Gebe beslenmesinde diyetin çoklu doymamış yağ asidlerinden ( n-3) zengin beslenmesi özellikle dokosahekzaenoik asidin ( DHA) diyette bulunması bebeğim sinir sisteminin gelişmesinde etkindir. Bu yüzden anneni hamilelik süresince omega 3 ten zengin derin su balıkları, ceviz ve semizotu gibi besinleri mutlaka tüketmesi gerekir. Fetüs hamileliğin ilk 3 ayında kendi karaciğerine demirin 1/3 nu depolar. Hamile bir kadının dünlık demir gereksinimin 15-20 mg/gündür. Vücutta demir emilimini artırmak için demir içeren besinler C vitamini içeren besinler ile birlikte tüketilmelidir. Örnek olarak kırmız et demir açısından oldukça zengindir yanında c vitamininden zengin salata veya portokal suyu tüketilirse demir emilimi iki katına çıkacaktır. RDA ya göre hamile kadınlar günlük olarak 60 mg C- vitamini almalıdırlar. Hamilelikte kemik minerilizasyonu anneden fetusa yeterli miktarda kalsiyum ve fosfor geçişi ile sağlanmaktadır. Kalsiyum birikiminin %70 şi hamileliğin son üç ayında gerçekleşir. Bebek kalsiyumu biriktirmeye 4.ayında başlar gebeliğin son üç ayında da maksimim depo hızındadır . hamile bir kadının günlük kalsiyum gereksinimi 1000-1200 mg/gündür. Bunu en iyi kaynakları süt, peynir, hellim, yoğurt, pekmez, fındık, kurubaklagiller ve koyu yeşil yapraklı sebzelerdir. Yetersiz kalsiyum, sık doğum yapmak, yetersiz güneş ışını almak , hareketsizlik, kemiklerde yumuşama ve diş çürüklerine sebep olur . Folik asidin de hamile beslenmesinde çok önemli rolu vardır. Yetersizliğinde nöral tüp defekti gelişebilir . Bu en ağır konjenital anomalir. (Bebeğin kafa kemiklerinin bir kısmının olmaması ve beyinının gelişmemesi ) bu yuzden folik asitten zenkin yiyecekler tüketilmeli koyu yeşil yapraklı sebzeler, karnıbahar, et, yumurta, süt ve türevleri ve tahıllar mutlaka beslenmemizde bulunmalıdır. Beslenme bir bütündür hiçbir besim diğerinden daha az veya fazla tüketilmemeli Beslenmemizde tüm besinler bulunmalı ama tüketilecek miktarlarlara dikkat edilmelidir . Her besinin vücut içersinde işlem gördüğü fizyolojik olaylar vardır . Özellikle yaz aylarında hamileler daha fazla su içmeliller (2-3 litre) , yeterli sebze ve meyve tükekmeliler , meyve suyu yerine meyve tüketmeliler ki meyvenin posasından yaralansınlar. Haftada bir veya iki kere kurubaklağil tüketmellier , kurubaklagillerin gilisemik indeksi düşük ve posa içerikleri iyidir. Ögün sayısı altı veya sekiz olmalı, azar azar sık sık yemeliler. Beyaz eti tercıh etsinler ama yağsız kırmızı et yemeği de ihmal etmemeliler. Sosis,sucuk, salam ve organ etlerininden uzak durmalılar. Kızartma yerine fırında pişirmeyi tercih etsinler, yiyeceklere az tuz koysunlar, sebze meyve ve kurubaklagilleri iyice yıkasınlar ki tarım ilaçları ve kimyasallar bebeğe geçmesin. Kahve ve çay tüketiminı azaltmalılar. Hamileler öğün atlamamalı iki üç saatte bir birşeyler yemeli ve asla oruç tutmamalılar .
|