Ne diyorduk: Türkiye’yi saran Ergenekon fırtınasının küçük de olsa bir esintisinin bizi de sarması için deli divane oluyoruz. Eğer Rum vakti zamanında Annan planına hayır demeseydi zaten darbeye marbeye gerek kalmayacak Kuzey olduğunca egemenliğine kaydolacaktı gerçeklerine nazire; şimdilerde başta Denktaş olmak üzere o günlerde plana tepki koyan kaç kişi varsa Ernekon davasına layık görülüyor.
Bilgileri de tam değil, TC’deki davaların dedikodularıyla idare ediyorlar. Son versiyonu da “Sarıkız!”
Bendeniz bile bu işe bayıldım ki yazdıydım da. “Ölüp gideceğiz kimseler adımızı sanımızı hatırlamayacak, hazır şu Ergenekon kapımıza kadar gelmişken bir çalsa! En azından mantar gibi yaşadıydı demezler, giderayak bir baltanın sapı olduydu değerlendirmesinde Ergenekon’a sararlardı!”
Zaten refikimiz Fuat Veziroğlu rahat durmuyor, dürtüp duruyor. Geçenlerde bazı gazetecilerle birlikte bizim adımızı da deşifre etti! Hem de haberin tam göbeği olacak Hürriyet gazetesinde!
Bazı Annancı refiklerimiz ise Ergenokan’la ilişki kurarak çoktan kendilerini olayın mihenk taşına vurdular. Şimdilik reyting yine onlarda. Bakalım önümüzdeki günler ne doğuracak diyelim…
***
Sn. Talat’ı anlayamıyoruz dediydik ya. İnadına “anlamasınlar” diye uğraşıyor.
Birinci gün: Tek egemenlik tek yurttaşlık diyor.
İkinci gün: Federasyon iki eyaletten oluşacak diyor ancak ayni anda Hristofyas iki devlete gerek yoktur, zaten Kıbrıs Cumhuriyeti vardır demecini patlıyor.
Üçüncü gün: Fakat diyor Sn. Talat siz yanlış anladınız. Egemenlik iki halkın eşitliğinden kaynaklanacaktır.”
Üçüncü gün: Ben yeminime sadığım, KKTC vardır var olacaktır! Tasfiyesi söz konusu değildir. Bunun için uğraşıyoruz, Falan…
Hadi bu kez de Sn. Talat’ı anladığımızı yazalım: Neyini? Bir günden bir güne söylediklerini birbirine uladığımızda hiçbir şey anlamadığımızı!
***
Peşinen yazalım ki sonra “uuu, ooo” çekmeyelim. Bugün CTP Hükümetine kim karşı tavır koyarsa ondan yana çıkıp alkışları ile desteklerini esirgemeyen UBP ile DP belki muhalefet gereği ve kerhen politika yapıyorlar ama, bir yandan da söyleyip açıkladıkları kaydediliyor. Ki bir gün eğer seçim kazanır iktidar olurlarsa “önlerine konup” sorulacaktır: “Muhalefetteyken öyleydiniz, şimdi neden böylesiniz.” (CTP’nin başına geldi!)
Önce yeri göğü grevlerle sallayan sendikalara iyi bakın: “Talat’la Hristofyas arasında varıldığı iddia edilen tek egemenlik tek yurttaşlık ve ötesindeki ortak vatan Kıbrıslılık gibi anlaşmaları destekliyorlar. Hatta bir adım öne geçerek KKTC’den asker de gitsin diyorlar, TC’liler de…
Birlik’ler falan var ya. Bitmeyen istekleri, battık demeleri… İyi değerlendirin, siz iktidar oldunuz diye ne değişecekler ne de kara gözünüzle kara kaşınıza methiyeler döşenecekler. Aksine “hadi bakalım muhalefetteyken verdiğiniz desteği şimdi icraat yapın” diyecekler!
Ve ötesi STÖ’leri her kim ki Hükümet’e bulaşmakta sorgusuz sualsiz “haklı” diyorsunuz ya. Bakın o “haklılıklarla haklar” boynunuza ilmik olur, çekip götüremezlerse sıkıp boğarlar. (Bak, CTP)
Yani yeter ki CTP’ye karşı olsunlar yaklaşımıyla bol keseden verdiğiniz desteklerle alkışlarınızda kantarın topunu kaçırmayın gün gele “onlar” yanlarına bu kez nasıl muhalefet yapılacağını sizden çok daha iyi bilen CTP’yi de alırlar, doğrana doğrana kalmadı ama, kalanıyla Beşparmakları başınıza yıkarlar… Yani azıcık basiretle teenni diyoruz!