Sondakika RadyoKIBRIS.com, FACEBOOK`ta - Gurubumuza siz de katılın, tüm yeniliklerden haberdar olun !!! RadyoKIBRIS.com CANLI YAYINDA !!! Dinlemek için TIKLAYINIZ >> Kıbrıs Postası, FACEBOOK`ta - Gurubumuza siz de katilin !!! Last Digital - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
3 Aralık 2008, Çarşamba

Radyo KIBRIS

 | Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
Sondakika AB'den hibe yardımı Ekonomik Kriz ve Lefkoşa Yaklaşımı Avcı: ÖRP Eroğlu'nun en büyük rakibi Talat ve Hristofyas görüşmesi Temas Grubunun Türklere internet sayfası Papadopulos akciğer kanseri Eroğlu'nun gelişi memnuniyet yaratmıyor Olanaklar tükenene kadar müzakereler sürmeli Kıbrıs'ın Dostları Hristofyas'la görüştü Rumlar Petrol krizini AB kararlarına yansıtmak için nabız yokluyor AP Liberal Grubu Talat ve Hristofyas ile görüşecek Avrupa Parlamentosu Türkiye Raporu sert ifadeler içeriyor Soyer'den izolasyonları kaldırın çağrısı Ankete göre CTP yüzde 41 ile 1'inci parti Ay ve yıldız buluştu Ekonomi için 350 milyon dolar gerek UBP'den CTP'ye ''Saygılı ol'' çağrısı Kayıp Otobüs ABD'de yarışıyor Avcılar eylem yapacak Korineum'da Golf keyfi başkadır

  ARŞİV
   

 RÖPORTAJ
ÇAĞINER: "ÇÖZÜMSÜZLÜK YA DA SORUNLAR MAZARET DEĞİLDİR"
Kıbrıslı Türk İşadamı Turizmci Ünal Çağıner, Kıbrıs meselesinin bir mazaret olarak öne sürülmemesini bunun ekonominin...

 ÇOK OKUNANLAR
Rumlar iki halktan korkuyor
 
UBP'de genel sekreter kim olacak?
 
Rusya konusu kapandı!
 
Talat Hristofias görüşmesi sona erdi
 
AP Türkiye Raporu
 
Petrol krizi AB kararlarına yansıtmak isteniyor
 
AP Liberal Grubu Talat ve Hristofyas ile görüşecek
 
Türkiye bu anayasa ile devam edemez
 
Bakoyanni Türkiye'den şikayetçi
 
Hükümet, insan sağlığını önemsemiyor
 
Popoya pencere!
 
Beyonce'dan seksi pozlar
 
YKP Avrupa Sol Partisi toplantısına katıldı
 
Venedik resmen battı!
 
Sigara nasıl bırakılır?
 

 YORUMLANANLAR
Rumlar iki halktan korkuyor [2]
 
Rusya konusu kapandı! [1]
 
ÖRP Eroğlu'nun en büyük rakibi [3]
 
Eroğlu'nun gelişi memnuniyet yaratmıyor [1]
 
UBP'de genel sekreter kim olacak? [7]
 
Ekonomi için 350 milyon dolar gerek [1]
 
UBP'den CTP'ye ''Saygılı ol'' çağrısı [3]
 
Ankete göre CTP 1'inci parti [7]
 
İstihdamlar durdurulsun [1]
 
UBP ve Eroğlu ülkeyi mamur etmiştir! [2]
 
UBP Kurultayı başladı [1]
 
Hristofias'tan Truva benzetmesi [1]
 
UBP eskiye döndü Eroğlu Başkan [6]
 
Kazanan UBP ve KKTC oldu [9]
 
İşte Karamanlis'in çözüm modeli [1]
 

Görüşmeler kritik safhada mı?
Rauf R. DENKTAŞ
Türk Rus İlişkileri Ve Rumlar
Prof.Dr.Ata ATUN
Ne bitmek bilmez bir aşk
Mete TÜMERKAN
Dedim...Dedi...
Erdinç GÜNDÜZ
Siyasetin suyu ısınırken...
Hasan HASTÜRER
Bu Nefese İhtiyacımız Vardı
Eşref ÇETİNEL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   20 Temmuz 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

CTP hükümeti ile   kuyrukçularının altını üstüne getirdikleri memlekette şöyle  canı gönülden bir oh çekip derin nefes almaya ihtiyacımız vardı. 

Bunu Erdoğan’lı heyet  bahşetti.  Önce  Hristofyas’ı çatlatan bir siyasi güç gösterisi ile KKTC’ye  “çıkarma yapıldı.”  Mesaj açıktı.  “Kıbrıs’ta varız.”

Ve ardından,  başından beridir bir söylediğiyle söylediği ötekinin birbirini tutmayan zikzaklı çizgilerinde   siyasi trendi  kalmayan  Sn. Talat’a bundan sonrası tutum ve konuşmaları için,  “işte Kırmızı çizgilerimiz”  diyerek görüşmelerde kullanacağı ana tema dikte edildi. 

Ve biz  kez daha öğrendik ki Erdoğan’lı  AKP Hükümeti  iki kurucu Devlet’e dayalı,   siyasi eşitliği içeren, Türkiye’nin etkin garantisini devam ettirecek bir çözümden  yanadır…

Ki Sn. Talat  Erdoğan’la çıktığı basının karşısında ne kadar  zeki olduğunu leb demeden leblebiyi anladığının  ispatında,   hedefinin  “Türkiye ile birlikte BM’ler parametrelerine dayalı kalıcı bir çözümün bir an önce gerçekleşmesı”  olduğunu söyleyip ekleyiverdi:  “Kıbrıs sorununun siyasi eşitliğimize,  iki kurucu Devletin eşit statüsüne dayalı, iki kesimli bir çözümle çözümlenmesini istiyoruz…” 

Yani bundan sonra Hristofyas karşısında görüşmeleri sürdürecek olan Sn.Talat  bileceğiz ki  bu çözüm şeklinin gerçekleşmesi için uğraşacaktır.   (Tabi yeniden kafaları darmaduman edecek bir takım siyasi çözüm icatlarında bulunmazsa!)

ASIL SEVİNDİRİCİ OLANLAR:  Elbette ki Erdoğan’ın KKTC’nin yüceltilmesi için  “yapacağız”  dedikleri.  Ancak ondan önce bir saptamada bulunalım:  Erdoğan Denktaş’ı hâlâ affetmedi.  Zaten beklenmiyordu çünkü bunun için Sn. Denktaş tırnak kadar fırsat ortamı yaratmadı!  Anladığımızca  desteklediği Annan planına karşı çıkanlara da gönlü kırık! 

Dolayısıyle hemen her konuşmasında 2003’le sonrasını   devri iktidarı ile özdeşleştirip,   “neydiniz ne oldunuz”  anlatımlarına sarması sürpriz olmuyor.  Nitekim Erdoğan  “öncesi ve sonrası”  kıyaslamalara soktuğu mali yardım ve ekonomik katkıları bircik bircik ortalara sererken  mesela dedi ki  “1997-2002 yılları arasında Türkiye’den KKTC’ye yılda ortalama 210 milyon dolar yardım gerçekleştirilmişken 2003-2006 arasındaki üç yıllık yardım ortalaması 360 milyon dolara yükselmiştir. 2007-2009 arasında ise bu,  ortalama 420 milyon dolar olacaktır…”

(GELELİM TUHAFLIĞA)   Bu parasal katkıların kadir kıymetini bilen biz.  Eğer KKTC var olacaksa ancak Türkiye destek ve himayesinde var olacaktır diyen biz.  Allah Türkiye’yi başımızdan eksik etmesin diyen de biz.  Askerinin kalıcılığını,  güvencesinin devamını,  vatandaşlarının makul ölçülerde KKTC’de kalmalarını isteyen yine biz.   Yani vakti zamanında Annan planına  “hayır”  diyenler,  statükocular,  mücahitler, TMT’ciler,  KKTC’nin Devlet olduğuna inanıp yaşatılmasından yana olanlar… Ya tüm bunlara karşı çıkanlar?   Çoğunluğunca  Annan planına  “evet” diyenler  değiller mi?  “Türkiye gitsin, asker çekilsin,  bir tek TC’li kalmasın”  açıklamalarını yapanlar kimler?  Hadi sırası geldi yazalım. “Kim Erdoğan’lı AKP ile Türkiye’ye yakın,  kim uzak?”  Annan planına evet diyenler mi  hayır diyenler mi?  Neyse geçelim!) 

Ve gelelim sevindirici müjdelere:  Bir kısımını yukarıda parasal katkılar olarak Erdoğan’ın söylediklerinden aktardık.  Önümüzdeki yıllarda o parasal katkılara bile bir gün gerek bırakmayacak çok önemli olması gereken şu borularla TC’den su aktarılması olayı var.  Erdoğan üç dört yılda gerçekleşecek diyor.  Ki yıllardır her iktidar ayni şeyi söylediydi bu kez gerçekleşir umudundayız.  (Ve ötesi yatırımlarla desteklere yönelik söylemler.)  

KISACA:  Hükümetin memleketi dokuz şiddetinde debremle sallayıp haşat ettiği,  Sn. Talat’ın ağzından çıkan her sözün insanları allak bullak ettiği şu son dönemlerde bir rahat nefese,  yürekten bir oh çekmeye ihtiyacımız vardı.  Fazlası bahşedildi.  Eğer  “bizimkiler” kaldıkları yerden devam diyerek memleketi karıştırıp darmaduman etmezlerse bir süre idare edecektir!      
  Bu Nefese İhtiyacımız Vardı 
CTP hükümeti ile   kuyrukçularının altını üstüne getirdikleri memlekette şöyle  canı gönülden bir oh çekip derin nefes almaya ihtiyacımız vardı. 

Bunu Erdoğan’lı heyet  bahşetti.  Önce  Hristofyas’ı çatlatan bir siyasi güç gösterisi ile KKTC’ye  “çıkarma yapıldı.”  Mesaj açıktı.  “Kıbrıs’ta varız.”

Ve ardından,  başından beridir bir söylediğiyle söylediği ötekinin birbirini tutmayan zikzaklı çizgilerinde   siyasi trendi  kalmayan  Sn. Talat’a bundan sonrası tutum ve konuşmaları için,  “işte Kırmızı çizgilerimiz”  diyerek görüşmelerde kullanacağı ana tema dikte edildi. 

Ve biz  kez daha öğrendik ki Erdoğan’lı  AKP Hükümeti  iki kurucu Devlet’e dayalı,   siyasi eşitliği içeren, Türkiye’nin etkin garantisini devam ettirecek bir çözümden  yanadır…

Ki Sn. Talat  Erdoğan’la çıktığı basının karşısında ne kadar  zeki olduğunu leb demeden leblebiyi anladığının  ispatında,   hedefinin  “Türkiye ile birlikte BM’ler parametrelerine dayalı kalıcı bir çözümün bir an önce gerçekleşmesı”  olduğunu söyleyip ekleyiverdi:  “Kıbrıs sorununun siyasi eşitliğimize,  iki kurucu Devletin eşit statüsüne dayalı, iki kesimli bir çözümle çözümlenmesini istiyoruz…” 

Yani bundan sonra Hristofyas karşısında görüşmeleri sürdürecek olan Sn.Talat  bileceğiz ki  bu çözüm şeklinin gerçekleşmesi için uğraşacaktır.   (Tabi yeniden kafaları darmaduman edecek bir takım siyasi çözüm icatlarında bulunmazsa!)

ASIL SEVİNDİRİCİ OLANLAR:  Elbette ki Erdoğan’ın KKTC’nin yüceltilmesi için  “yapacağız”  dedikleri.  Ancak ondan önce bir saptamada bulunalım:  Erdoğan Denktaş’ı hâlâ affetmedi.  Zaten beklenmiyordu çünkü bunun için Sn. Denktaş tırnak kadar fırsat ortamı yaratmadı!  Anladığımızca  desteklediği Annan planına karşı çıkanlara da gönlü kırık! 

Dolayısıyle hemen her konuşmasında 2003’le sonrasını   devri iktidarı ile özdeşleştirip,   “neydiniz ne oldunuz”  anlatımlarına sarması sürpriz olmuyor.  Nitekim Erdoğan  “öncesi ve sonrası”  kıyaslamalara soktuğu mali yardım ve ekonomik katkıları bircik bircik ortalara sererken  mesela dedi ki  “1997-2002 yılları arasında Türkiye’den KKTC’ye yılda ortalama 210 milyon dolar yardım gerçekleştirilmişken 2003-2006 arasındaki üç yıllık yardım ortalaması 360 milyon dolara yükselmiştir. 2007-2009 arasında ise bu,  ortalama 420 milyon dolar olacaktır…”

(GELELİM TUHAFLIĞA)   Bu parasal katkıların kadir kıymetini bilen biz.  Eğer KKTC var olacaksa ancak Türkiye destek ve himayesinde var olacaktır diyen biz.  Allah Türkiye’yi başımızdan eksik etmesin diyen de biz.  Askerinin kalıcılığını,  güvencesinin devamını,  vatandaşlarının makul ölçülerde KKTC’de kalmalarını isteyen yine biz.   Yani vakti zamanında Annan planına  “hayır”  diyenler,  statükocular,  mücahitler, TMT’ciler,  KKTC’nin Devlet olduğuna inanıp yaşatılmasından yana olanlar… Ya tüm bunlara karşı çıkanlar?   Çoğunluğunca  Annan planına  “evet” diyenler  değiller mi?  “Türkiye gitsin, asker çekilsin,  bir tek TC’li kalmasın”  açıklamalarını yapanlar kimler?  Hadi sırası geldi yazalım. “Kim Erdoğan’lı AKP ile Türkiye’ye yakın,  kim uzak?”  Annan planına evet diyenler mi  hayır diyenler mi?  Neyse geçelim!) 

Ve gelelim sevindirici müjdelere:  Bir kısımını yukarıda parasal katkılar olarak Erdoğan’ın söylediklerinden aktardık.  Önümüzdeki yıllarda o parasal katkılara bile bir gün gerek bırakmayacak çok önemli olması gereken şu borularla TC’den su aktarılması olayı var.  Erdoğan üç dört yılda gerçekleşecek diyor.  Ki yıllardır her iktidar ayni şeyi söylediydi bu kez gerçekleşir umudundayız.  (Ve ötesi yatırımlarla desteklere yönelik söylemler.)  

KISACA:  Hükümetin memleketi dokuz şiddetinde debremle sallayıp haşat ettiği,  Sn. Talat’ın ağzından çıkan her sözün insanları allak bullak ettiği şu son dönemlerde bir rahat nefese,  yürekten bir oh çekmeye ihtiyacımız vardı.  Fazlası bahşedildi.  Eğer  “bizimkiler” kaldıkları yerden devam diyerek memleketi karıştırıp darmaduman etmezlerse bir süre idare edecektir! 

   279 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  02 Aralık 2008, Salı   Tek çare tankerlerle su aktarmaktır
  01 Aralık 2008, Pazartesi   Hristofias'ın yeni oyun hazırlığı
  30 Kasım 2008, Pazar   Herkes ileriye yürür UBP geriye
  29 Kasım 2008, Cumartesi   Malül Memleketim
  29 Kasım 2008, Cumartesi   Bugün UBP Kurultayı.Hadi bakalım seçin
  27 Kasım 2008, Perşembe   Beklemek zulümdür
  26 Kasım 2008, Çarşamba   Yeni Gaile: Bu görüşmeleri nasıl sıyıracağız
  25 Kasım 2008, Salı   Eroğlu ile haydi iyi yollar
  24 Kasım 2008, Pazartesi   Cem Özdemir'den reformlara ve devlet
  23 Kasım 2008, Pazar   Hristofyas yanlış ata oynuyor


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2008 KIBRIS POSTASI - Version 2.1 | ¤° o O
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.