Devlet olmasaydık siyasi iddia sahibi olur muyduk? Hangi statü ile? Zaten denemiştik. Otonom da demiştik federe devlet de. Hiç birisi KKTC kadar etkin ve yetkin olmamıştı.
Şimdi görüşmeler devam ediyor ya. Sn. Talat laf dinlemedi, masaya koşulsuz oturdu. Şimdi de “hem umutluyum hem umutsuzum” diyerek kararsız Kasım’ı oynamakta.
Pekala ne yapacaktı? Ortada görüşmelerin kapısını açacak BM’ler patentli bir Gambari mutabakatı vardı. Ya onun emrettiğince “çalışma ve teknik komiteler” devreye girip belirli bir hazırlıktan sonra liderler arası görüşmelere zemin hazırlayacaklardı yahut ön koşullar öne sürerek olayı dinamitleyeceklerdi. Birincisi yeğ tutuldu, görüşmeler başladı. Savunma ise şu oldu:
“Türk tarafı her hal’u kârda çözüm için görüşmelerden kaçan taraf olmayacaktır.” Güzel! Buraya kadar olanı anladıktı ancak geriye stratejiye uygun şu beklenti kalıyordu: “Çözüm ve barış uğruna onca fedekârlıktan sonra BM’ler, AB ve ABD ile ayrı bir kutup olan İngiltere KKTC’yi hangi siyasi yargıda nasıl değerlendiriyorlar?”
ŞİMDİ BU YAZDIKLARIMIZA bir nokta koyup Rusya’nın Gürcistan’ın içine boynuz gibi uzanmış Güney Osetya’daki askeri harekâtına bakalım.
Sadece bir iki günde iki bini aşkın insan öldü. On binler göç yollarına düştü. Taş taş üzerinde kalmadı.
Nedenleri sıralanıyor kısaca aktarıyoruz: Bu Gürcistan dediğiniz 324 bin kilometre karelik Kafkasya’da, 70 bin kilometre karelik ve 6 milyonluk nüfusu ile bağımsız bir cumhuriyet. Ama içinde Abhazya ile Güney Osetya özerk Cumhuriyetleri de var. Gürcistan bu Osetya’yı “bütünlük” diyerek hakimiyetine kaydetmek için saldırı başlatıyor. Ve kaçıncıdır yine Rusya tepesine biniyor. Kafkasya’yı iyi bilenler için bu savaşın bir nedeni ABD ile süregelen enerji kavgası ise diğeri o parça körçe oluştaki etnik yapıdır. Ki tüm Kafkasya bu halde! Bir de Gürcistan’ın ve ötede Ukrayna’nın NATO’ya girmelerini engellediği için tırmanan husumet var, savaşa kadar gitti!
Sadece bu kısa anlatıma bakın kaç ülke adı girdi? Rusya, Amerika, Gürcistan, Osetya, Abhazya. Bunlar savaşın tarafları. Ötesinde NATO da var Ukrayna da. Yani sorun ne tek başına Gürcistan’ın Rus korumacılığında olan özerk bölge Güney Osetya’ya saldırmasından ne de Güney-Kuzey egemenlik kavgasından kaynaklanıyor. O zaman da tüm bu siyasi ve ekonomik faktörler nedeniyle Gürcistan’a bağlı olması gereken Güney Osetya için savaşın en kanlısı yapılıyor. Yeter ki “birleşme” olmasın!
Ayni olay ancak ayrılık söz konusu oldukta siyasi rahata kavuşan Kosova’da da yaşandıydı, ayrıldı rahata erdi!
KIBRIS BU SOMUT GELİŞMELERİN NERESİNDEDİR. Ki sittin senedir BM’ler GK’sinden aleyhimize çıkan tüm kararların altında Rusya’nın (ve Fransa”nın) imzası vardır. Niçin? Kuzey’le Güney’i birleştirmek için! Fakat bu işgüzarlık Güney Osetya söz konusu oldukta savaşa varmakta! Bölgedeki egemenlik ve ekonomik koşullar çıkarları bunu gerektirdiği için!
Kıbrıs’ı evvel emirde eğer Türkiye’nin Kuzey’i ile düşüneceksiniz işte böylesi çıkar hesaplarında düşüneceksiniz. Ki İngilizi için vardır, AB’si için vardır, Yunanistan’ı için vardır, ABD’si için de vardır bu çıkarlar. Fakat Türkiye için “yoktur” deniyor!
İkincisi. Eğer bu adada çözüm olmuyorsa nedeni “birleşik Kıbrıs”ı yaratma zorluğu değil, söz konusu güçlerin türlü çeşitli çıkar stratejilerindendir. İki kurucu Devlete dayalı siyasi eşitlik ilkeleri yahut iki ayrı devletten oluşacak çözüm mümkün olmuyorsa sebebi yine bu güçlerin adada sürdürüp götürmek istedikleri siyasi çıkarlarından dolayıdır.
Pekala bu koşullarda nasıl bir çözüm olacak? İşte bu kararı Ankara verecektir. Ki 1974 Barış Harekâtıyla verdiydi, şimdilerde Rusya Osetya için veriyor. Veremediği sürece çözümsüzlük devam edecektir.
SON SÖZ: Eğer budalılık yapar, KKTC’yi bir kez lağvederseniz, bu halkı Güney Osetya’dan beter hale sokarsınız!