KKTC sanki alın yazısıymış gibi, üzerinde bildik sorunların yazıldığı bir tekerlek gibidir. Sürekli döndükçe ve sorun dengine geldikçe günün tartışma konusu olmakta, kırk yıldır değişmeyen kaderde ol alem devam etmekte.
Yaz geldi miydi turizm kış geldi miydi eğitim! Yağmur yağdı mıydı oh ne alâ yağmadı mıydı ah ne fena! Tarımı hayvancılığı, sanayisi ticareti, sağlığı afiyeti, işsizliği istihdamı, susuzluğu elektriği, pahalılığı kazığı, TC’lisi KKTC’cilisi, Sendikaları STÖ’leri, çevresi yeşili, eşeği kaplumbağası…
Uzar gider, ne iter ne biter, üzerinde kayıtlı sorunlarıyla döndükçe tekerlek, sırası gelen gündeme girer! Çözümleri? Yok!
İSTİHDAM OLAYI BUNLARDAN BİR TANESİ: Vakti zamanında ve UBP iktidarları döneminde memleketin iki büyük sorunu vardı. Birisi elektrikti diğeri göç. İkisi de yürekleri karanlıklarla ağlatırdı. Zırt pırt elektrikler kesilirdi (neyse halledildi gibi) ve yüzlerce genç arkalarında gözü yaşlı ana babalar bırakarak işsizlik nedeniyle göç yollarına düşerdi, felâket denirdi!
İşte o devrelerde bugünün CTP kodamanları ile tartışırdık. Hem işsizlikten yakınır, gençlerin göç yollarına düşmesini toplumsal felâket olarak UBP’nin iktidar başarısızlığına kaydederlerdi; sonra döner ayni iktidarın devlet kademelerindeki istihdam furyasına muhalefetin dik alâsında eleştiri yöneltirlerdi.
Bizse yanlışı kendinden menkul da olsa şuna benzer bir şeyler söylerdik: Eğer devlet bu istihdamları da yapmamış olsa, o göç yollarına binlercesini daha katmaktan başka çare kalmazdı. Partizanlık da olsa, popülizm de koksa, yanlışı ile eğrisi de bulunsa sonuçta bu istihdamlardır ki nisbeten göçü önlemektedir …
Savunduğumuz, istihdamların doğruluğu değildi. İşsizliği yenecek elde kalan çareydi. Tabi ki bu çare UBP’nin seçimlere oy olarak yansıttığı kozu da oluyordu, partizanlığı da. Amma ve lakin eğri gemi doğru sefer diyerek sineye çekilmeli çünkü aş iş para kapısına yerleşen bizim çocuklarımızdır hükmüne varırdık.
CTP İLE ÖRP NE YAPTI: Sn. Başbakan devri iktidarlarında sanıldığı kadar istihdam yapmadıkları söylüyor muhalefet partileri ise dört bini aştığını iddia ediyorlar. Bütçe bu nedenle mi battı o konuda da türlü çeşitli iddialar var. Fakat bir gerçek şu, hiçbir iktidar bugünkü kadar paraya gark olmadıydı. Yani grak dedi miydi su gruk dedi miydi et misali. (Ki içinde AB’den pompalananı da var ama bütçe delik!)
Buna karşılık sorun hep ayni. Muhalefetken istihdamları eleştirenler iktidar oldular mıydı öncelikle “kadro meselesi diyerek yeni istihdam kapıları açmaktalar.
Ve biz de dahil sırası geldikte, “istihdamlar ve partizanlık nedeniyle memleket battı” diyerek veryansın etmekteyiz!
Pekala kamuda bu istihdamlar olmasaydı memleket ihya mı olacaktı? Her yıl üniversitelerden iki bin gencin mezun olduğu, özel sektörün hep bana rabbena diyerek istihdam politikasına yanaşmadığı, yanaşsa bile asgari ücreti bile koklatmaktan sarfı nazar eylediği gerçeklerde işsizlik sorununu en azından dediğimizce nasıl yenecekti bu memleket?
Gençleri yine ve bitmeyen sorunlar periyodunda göç yollarına salmakla mı? Sonuçta bu insanlar da bu memleketin çocukları. Partizanlık mı? CTP-ÖRP iktidarı UBP’li yahut DP’lileri mi istihdam edecekti?
OLAYI SAVUNMUYORUZ: Yanlış anlaşılmaya! Tek tırnaklık diyet borcumuz da yok ki olaya muhalefet şerhi ötesinden bakalım. Ki sorun 1963’lerden beri aynisiyle sürüp geliyor, kesinlikle çözüm istiyor. Meramımız da bu oluyor: Muhalefet partileri, UBP, DP, DTP ve ötesi. Eğer iktidar olursanız “böylesi istihdamlar hatasına düşmeyeceksiniz değil mi? O zaman işsizlik sorununa bağlı da olan bu sorunu nasıl çözeceksiniz, bir lase anlatır mısınız? Ki içinde sittin senedir siyasi soruna bağlı açmazlara dayalı sorunlar da vardır, özel sektör vizilemesi de!