Anlatmak istediğim, “Tamam be gardaş ama doğru dürüst adam yok” diyenlerin haksız olduğu. Doğru dürüst adam çok ama mesele var olmaları değil, olması gereken yerde olmaları.
Bugün Pazar.
Hayatımızın tadına acıyı egemen kılan konulardan kaçmak istiyorum.
Hiç kuşku yok, hayat tek düze değil.
Bir ilahi güç herkese birer kağıt dağıtıp, “Ne istiyor, ne arzuluyorsanız yazın aynen olacak” dese ve herkes ömür süresi ve her türlü zenginliği yazsa, dünya nasıl olur?
Hayatın bugün tadı buruksa, öyle bir dünyada hiç tat olmaz.
Sürprizler, takılmalar, hastalıklar, zorluklar hayatımızın gerçek tat kaynağıdır.
En büyük mutluluklarımız “Kaybettiğimiz eşeği bulduğumuz” zaman değil mi?
* * *
Yazılarımda önce başlığı atar sonra yazarım genelde.
Bugün de öyle oldu.
Bir baktım sözcükler beni farklı tarafa doğru çekiyor.
Rotamı düzeltip devam edeyim.
Rota çok önemli insan yaşamında.
Rotanız yok hele birde üstüne üstlük pusulanız da bozuksa istediğiniz yerlere varma şansınız yok.
Rotanız tamam, pusulanız da arızasızsa bu kez geminizi rotasında yüzdürüp, gerektiği zaman pusulayı iyi kullanacak kaptana ihtiyacınız var.
Doğru bir rota, arızasız pusula iyi bir kaptanla birleşince deniz istediği kadar fırtınalı olsun korkmayın.
Tek başına bireyden başlayıp aileye oradan toplumsal yapıya ve de en sonunda ülkeye kadar her kademe bir gemidir.
Gemisini iyi yüzdürenin derdi olabildiğince az olur.
Kıbrıs Türkünün gemisi senelerdir rüzgarın değil şansın da etkisiyle kayalara toslayıp param parça olmadı.
Toplum geminin ne kadar kaptanla, ne kadar şansla gittiğinin farkındadır.
Şans daha egemense şansa saygı duyar, kaptana değil.
Tabii bu durum toplum sağlığını olumsuz etkiler.
Her başarısızlık özgüvende erozyona neden olur.
İnsanlar devlet yapısı içinde yukarıda olanlardan daha çok şey bekledi senelerce. Beklenti ve saygı paraleldi. Zamanla hem toplumsal yarar beklentisi azaldı hem de saygı...
İngiliz zamanında köyün muhtarına duyulan saygı bugün bakanlara duyulmuyorsa, özellikle yukarıdakilerin şapkayı masaya koyup düşünmesi gerekir.
Bu yazdıklarım nedeniyle siyasetçileri yıprattığım söylenir zaman zaman. Hiç kabul etmem. Benim yaptığım mevcut durumun yazılı fotoğrafını çekmekten öte bir şey değildir.
Hatta kendilerine ciddi bir iyilik yapıyorum, durumdan haberdar olmaları için.
* * *
Kıbrıs Türk insanının yeteneğinden hiç bir zaman kuşku duymadım. Dünya çapında eskilerin deyimiyle kafalı insanlarımız var.
İşimden öte dünyalı olduğumu hissetmek için gezerim. Dünyanın en uç noktalarına gittim.
Pozisyon elde etmenin dayıyla değil, kişisel yeterlilikle mümkün olduğu yerlerde en önlerde Kıbrıslı Türkler gördüğüm zaman müthiş gurur duyarım.
Hatta bu gurur duyma duygumda ölçünün kaçtığının da farkına varıp kendi kendimi sorgularım.
Sorguladığım zaman gene dönüp Kuzey Kıbrıs’ta ayaklarım yer basar.
Sadece devlet yapımızda değil, özel çalışma ortamında da dayı düzeni hak edenin hak ettiği yerde olmasını, hak ettiği kadar para kazanmasını engelliyor.
Hak eden hakkını alsa bırakın dış dünyadaki insan kaynaklarımızı burada da çok ama çok iyi insanlarımız var.
Üniversite dünyamızda çok ama çok iyi hocalarımız var... Çok azından yararlanılıyor...
Bir anda aklıma geldi... Tiyatro dünyamıza bakınız... Yaşar Ersoy bir grup arkadaşını, bir ekolü temsil ediyor...
Hüseyin Köroğlu... Haftalardır gündemimde... Sanat gömleğini bir sanat işçisi olarak sırtından çıkarmadan Kıbrıs’a yarayacak ne kadar güzel işler yaptığını yazmak istiyorum..
Alın Yaşar ve Hüseyin’i koyun bu ülkenin kültür işlerinin başına ve bakın bakalım her şey nasıl dünya ölçeklerinde mükemmel olur.
Turizm dünyasında tüm zorluklara rağmen ilk aklıma gelen isimler olarak Erbil Arkın’ın, Erdem Oskar ve çocuklarının, Ünal Çağıner ve çocuklarının, Reşat Altınör’ün oğlucuğuyla yaptıkları önemli değil mi?
Şu an Kuzey Kıbrıs’taki en büyük turistik tesis olan Kaya Artemis’in Genel Müdürlüğünde çok başarılı sınav veren Kıbrıslı Türk Nihat Berkan’ın o görevdeki varlığı almak isteyenlere pek çok olumlu mesajı vermiyor mu?
Bu örnekleri verirken hak eden başka isimleri unuttum sanmayın. Bu isimleri onlar adına da yazdım. Gün gelir onları da alt harflerle yazarım.
Anlatmak istediğim, “Tamam be gardaş ama doğru dürüst adam yok” diyenlerin haksız olduğu. Doğru dürüst adam çok ama mesele var olmaları değil, olması gereken yerde olmaları.
Günün sözü:
Yedekte oturan oyuncu gol atamaz