Bir halkı bir başka etnik halka mahkûm etmek, bir coğrafyayı bir öteki coğrafyanın içine katmaya çalışmak, doymak bilmez iştahada toprak işgallerini sürdürüp götürmek, güçlü olanların güçsüz halkları egemenliklerine sokmaları için bitmez tükenmez savaşlarda debelenmek…
Hepsini yaşadık. Sadece biz değil, Filistin halkı, Afganistan, Irak, Gürcistan hatta Türkiye’ye yönelik dıştan kaynaklı karıştırmalar sonucunda yaratılan Kürt Ermeni sorunları ve kopan arbedeler.
Öncesi var tabi. Kore, Vietnam, Latin Amerika ülkeleri. Afrika’da hâlâ devam eden katlimalarla örülü kabile savaşları. Balkanlar, Rusya yayılmacılığı, Amerika jandarmalığı…
AKLIMIZ ALMIYOR: 2006 yılında sadece Afganistan’da 2 bin 600 kişi katledildiydi. Irak’ta hâlâ ve her gün onlarca insan öldürülüyor ne var ki haberlerden düştü kimselerin umurunda olmuyor! Daha beş altı yıl önce Afrika’nın Ruanda’sında Tutsilerle Hutiler kabileleri arasında çıkan savaşta 800 bin Tuti kıyıldıydı. Hem de bir ay gibi kısa zaman diliminde.
Ya siyaset budalası Saakaşvili’nin Hristiyan Gürcistan’ı. Kuzey Osetya’da 2 bin 200 kişiyi öldürmesi sonucunda Rusya’ya vurma fırsatı vermesi? Ne oldu ama? Şimdi haberlerde bile gezinmiyor olay. Amerika’dan mesaj gönderen arkadaşım Özer diyor ki “Bosna’ya karşılık Kuzey Osetya da Rusya’ya hediye edildi! Ya Amerika ne yaptı? Boğazlardan geçti kıyamet koptu derken bir milyar doları Gürcistan’a bağışladı, Saakaşvili bu yardım bizi tatmin etti dedi sorun kapandı! Şimdi hem Osetya hem de Abhazya Rusya’nın! AB’deden de tıs çıkmadı!
HALKLAR BÜYÜKLERİN KURBANI: Biz yine dönüp Kıbrıs’a gelelim. Siyasi geleceğimiz Hristofyasa ipotekli! Eğer adam isterse çözüm olacak, istemezse çözüm olmayacak.
Yani bu Hristofyas bu kadar büyük adam! İki dudağı arasından çıkacak karar seksen milyonluk Türkiye’yi bile bağlayıcı olacak. Kaldı ki Sn. Talat’ın esamesi okuna.
Var mı akla mantığa sığan yanı. Var tabi. Kendi içimize bakın. Zanneder misiniz ki her kafadan bir siyasi çözüm önerisinin çıkması, bu yollarda destek ve köstek olunmalar raslantıdır. Mesela KKTC gerçeği varken, Devletiz denirken barış ve çözüm uğruna feragatname verip “birleşik Kıbrıs üzerine” yeni siyaset rotası çizilmesi çok büyük stratejik analizler sonucu muydu? Ki Talat’ın Cumhurbaşkanlığı da bunun üzerine oturtulduydu, CTP de bu nedenle iktidar olduydu.
Hem de hangi dünya gerçeklerine karşılık. (Yukarıda bir kısmını hatırlattık, en yenisi büyük siyaset dolabı çarkında dönen Rusya- Amerika- Gürcistan ve Osetya!)
Yani Hristofyas kendi çapının ağası olarak konuşmuyor. Önce bünyemizde oluşan siyasi yandaşları, ardından destekçisi Amerika ile AB ağa babalarının sayesinde konuşuyor. Oysa tek fiskede gagasını da kesersiniz kanadını da kırarsınız. Yağma mı var? Adam özellikle Talat’ın Cumhurbaşkanlığına Güney’in Cumhurbaşkanı olarak denk getirildi. Ki Denktaş asla dengi olamazdı, bu nedenle götürüldü!
KISACA: Şükür. Hâlâ Ankara KKTC’den ödün vermedi, geri adım atmadı. Bunu yarınlar için tek güvence olarak değerlendiriyoruz. Ve ekliyoruz. Dua edin Ankara’nın ayağını kaydırmasınlar!