Siyasi yönden tanınmıyoruz. KKTC bize mahsus bir Devlet. Çözüm sathı mailine girilmemiş olsaydı ve BM’lerle AB çözüm için deli divane olmasalardı, dış dünyayla ilgimizin esamesi bile okunmayacaktı. Eğer BM’ler ve AB’nin olanca siyaset kepçeleri aramızda cirit atıyorlarsa umdukları çözümden dolayıdır. Pompalanan eurolarla dolarlar da bunun yüzü suyu hürmetine olmaktadır.
Ne var ki “hukuki” açıdan tanınıyoruz! Hiç hayret edilmemelidir çünkü o hukuk Rum’un Kuzey’deki mülkü ile hakları için çalışmaktadır! Mal Tazmin Komisyonu da bu nedenle AB tarafından tescil edilmiştir! Fakat ayni hukuk mesela Güney’deki ve Maraş’taki evkaf malları için sus pustur, lafının söylenmesi bile abese iştigal sayılmaktadır!
ORAMS DAVASI İSPATIDIR: Bayramoğlu Halkın Sesi’inde olayı çatlattıydı. Etki tepkisi dalgalandı duruldu derken başlayan duruşması ile yeniden gündeme geldi. Olay kısaca şu: Rum Apostolidis Lapta’daki mülkü üzerine villa yapıldı diyerek İngiliz Orams çiftine Londra’da dava açar. Sonuca varamaz, dava AB Adalet Divanına gider. İki üç ay sonra karara varacaklarmış.
Tabi bu dava bizde iktidar-muhalefet tartışmasına dönüşür. Elan muhalefetin salvo atışları devam ediyor, Soyerli iktidar “biz ne yaptığımızı biliyoruz” diyor!
ACABA? Sık sık yazıyoruz: CTP iktidara gelirken yıllarca eleştirdiği Denktaş politikasının tam zıddı bir siyaset rotası çizecekti. Nitekim muhalefet dönemlerinde Sn. Talat “Denktaş ve Türkiye AB’nin dilinden anlamıyorlar” diyordu.
Bu yeni politikanın ne olduğunu da zaten aradan dört yıl geçti, görmek bir yana kanıksadık da! Kısaca her koşul ve şeraitte “ne kadar barış ve çözüm yanlısı” olduklarını ispat etmek üzerine kurulu bir politika. Tutun ki bunun bir parçası da nihai çözümde ele alınacak ve tümden sıfırlandıktan sonra genel bir sınır düzenlemesiyle tazminat esasında hale yola bağlanacak “mülkler sorunudur.”
CTP bunu da politik gösterisinin içine kattı. Komisyon kurdu, Müracaat eden Kuzey’deki mülk sahibi Rumlara ya kazandıkları davalarının paralarını ödedi yahut takasla sorunlarını halletti. Kısaca Türk’ün Güney’de çalışmayan ve tanınmayan hukuki mülk sorunuyla Evkaf Mallarına nazire, Rum’un Kuzey’deki mülkü, çalışır hukuk tanınmışlığında kabul gördü. Yeter ki Rum’un hakkı verilsin tutumundaki AİHM’si de olayı çok beğendi, takdirlerini sundu!
Orams Davası açılan bu kapıdan geçen fakat içinde İngiliz olduğu için mesela İngiliz’in o büyük Hukuğuna rağmen Londra’daki davada iltifat bulmayan tipik bir örneği. Bir kez Orams kaybederse KKTC’deki tüm yabancı konut sahipleri kaybedecek, çünkü emsal olacak!
Ve CTP iktidarı ile Sn.Talat’ın çökmeyen tek politikası kalmadı, Oramsla çok tanınmış AB tescilli cici Tazmin Komisyonu’muzun hukuğu da çökecek! Sonra? Düşünen kim ki “sonrası” diyerek döktürelim.
Denktaş’ı “Devlet” diye tutturduğu için eleştirirlerdi. Ya kendileri ne yapıyorlar? “Barış çözüm” diye tutturdular uğruna Devleti yiyecekler! Sonrası malum: “Devlet olmayan halk kabile olur!”