Sol düşünce ve ‘gençlik’
Kıbrıs siyasetinin efsanevi ismi Naci Talat’ın doğum gününde, “Naci Talat Vakfı”nın düzenlediği “Kıbrıs Türk Solu” başlıklı panel çok önemli anlatımlara sahne oldu.
Bu tür panel, söyleşi, konferanslar genelde pek izleyici bulmaz...
Oysa dün akşam, izleyici kitlesi Atatürk Kültür Merkezi’ni hıncahınç doldurmuştu.
Sıla Usar İncirli’nin dinamizmi ve diğer tüm yöneticilerin, Naci Talat aşıklarının çabası ile ‘vakıf’ yeniden yaşam bulurken; toplumun, kimi değerleri ve mücadeleleri yeniden anımsamasına da imkan yaratıldı.
***
Londra’dan gelen İlker Kılıç, öylesine güzel özetledi ki, Naci Talat’ın Kıbrıs adası ve Kıbrıs Türk solu için önemini... Mücadelenin ve onca zorluğun içerisinde yer alan bir ‘tanık’ olarak, tüm yaşananları paylaşmakla kalmadı, dersler de çıkardı...
Ve sanırım en önemli mesaj, gençlereydi...
...<<Öğrenci liderliği yaptığında Naci Talat 23-25 yaşlarındaydı. 27’sine geldiğinde CTP’ye sekreter oldu. 30 yaşında partisini Kıbrıs Türk Federe Devleti’nde temsil etti. Bu mevkilere gelmesi için kimse Naci Talat’a mühürlü davetiye çıkartmadı. Kendisi öne çıktı, kendisi talep etti ve kendi gücüyle aldı. Bugünün gençleri, eğer istiyorsanız talep edecek ve alacaksınız, bir başkasının size sunmasını beklemeden... Yani önce, kendiniz öne çıkacaksınız...>>
/ / /
‘Kutsal değer yoktur’
`Naci Talat Vakfı’nın panelinde, gençlere bir önemli mesajı da Dr. İsmail Kemal verdi,
özellikle de AKEL, CTP ilişkilerini ele aldığı konuşmasının finalinde...
Bir anlamda ‘yaşadıklarımdan öğrendiğim’ der gibiydi:
<<...Hiçbir değeri kutsal kabul etmeyiniz. Kendi görüşleriniz de dahil tümüne eleştirel bakmasını, her zaman sorgulamasını biliniz... İnanan değil, düşünen olunuz...>>
/ / /
‘Faşist idare’ nasılmış!
Kıbrıs Türk siyasetinde 1970’li yıllar!..
Şu anda CTP Londra Dayanışma Derneği Başkanlığı’nı da yürüten İlker Kılıç, o günlerin ‘seçim kampanyası’nı ve ‘tutuklama’ nedenlerini, birebir yaşadıklarıyla bakınız nasıl anlatıyor:
...<<1972, Cumhurbaşkanlığı seçimleri... Kıbrıs Rum toplumunda Makarios rakipsiz Cumhurbaşkanı seçilmişti. Kıbrıs Türk toplumunda ise Berberoğlu’nun aday olacağı duyulunca önce Dr. Küçük adaylıktan çektirildi ve Rauf Denktaş aday gösterildi. Sonra CTP’nin seçim kampanyası sırasında Berberoğlu kendi evinde göz hapsine alındı. Naci ise polis nezareti altındaydı. Seçim Pazar’ından önceki salı günü partide Naci ve diğer arkadaşlarla toplandıktan sonra Berberoğlu’nu ziyarete gittim. Yanımda Reuters muhabiri vardı ve onu da görünce silahlı nöbetçiler içeri girmemize izin verdi. Mithat beye, Naci ve arkadaşlarının mesajını ilettim, ne olursa olsun yanındaydık. Tehdit altındaki Berberoğlu’nun adaylıktan çekildiğini cuma akşamı radyodan kendi sesinden işittik. Seçim kampanyası sırasında seri tutuklamalar oldu. Nacit Talat, Hasan Sabbah ve ben, beraber dört gün üç gece polis hücrelerinde hapis yattık. Yargılandık ve suçlu bulunduk. Suçum tasarrufumda Jean Paul Sartre’nin kitabını ve Einstein’in ‘Izafiyet Teorisi’ kitabını bulundurmaktı...>>