19 Mayısların, 23 Nisanların içeriğini eleştiririm ben!..
Yani çocuklar ve gençler, kendi günlerini, başkalarının çizdiği programla kutlar, ona kızarım.
Oysa bu günlerde, gençlerin coşkuları olmalıdır ön planda...
* * *
İçeriğini eleştiririm ama...
Kıbrıslı Türklerde böylesi günlerin önemini, anlamını da bilirim.
Çünkü, her dönemde, toplumlararası üzücü ayrılıkların yaşandığı, korkunun kol gezdiği günlerde dahi...
Bir moral, bir güç kaynağı olmuştur, böylesi bayramlar...
* * *
Dün, en fazla ‘eğitimciler’ üzüldü, biliyorum.
Çünkü susmadı telefonlarımız...
Televizyon ekranlarından çocuklarını izleyerek ağladığını söyleyen öğretmenler vardı...
Peki, bu “inatlaşma” ve bu “meydan okuma’ duygusu, ne getirdi, ne kazandırdı, kime?
* * *
Günün sonunda gördük işte...
Moral çöküntüsü yaşayan ve “sebeplerini” dahi anlatamayan sendikal yönetim aklı, kendi kitlesini de attı ateşe: “Biz grev ilan etmemiştik ki, öğretmen kendisi kutlamalara katılmadı” diyerek...
* * *
O zaman “ataya saygı yürüyüşü” de neyin nesiydi?
Tamam, bir güç gösterisiydi!..
Ama kime?
Siyasiler gelip geçici sonuçta...
Bir gün iktidarda...
Bir gün muhalefette...
Bir gün koltukta...
Bir diğer gün sokakta...
Yani “siyasileri” mağlup etsen ne olacak ki!..
Öğrencinin yanında olamadıktan sonra öğretmeni...
Ve kamusal vicdanda “cepten” yedikçe hep!..
Sevgi azaldıkça...
Saygı zedelendikçe...
Muhabbet kayboldukça...
Ne olacak sanki, yeni haklar elde etsen de...
E gene LefkoşE !..
Hani Lefkoşa’daki “Çağlayan” parkı tartışmasında birileri ısrarla söz almış da “Lefkoşe” demişti ya!..
Aslında, gönlünden geçenin ifadesi için...
Yani, Türkiye’ye “entegre” olmuş ve “bağlanmış” bir kuzey Kıbrıs hayaliyle...
* * *
İşte o günlerde “Lefkoşa Lefkoşa kalacaktır” diye kampanya yapmıştı, yurtseverler...
Biz de yürekten katılmıştık...
* * *
SABAH gazetesine de haber geçiyorum ya!..
Baktım dün haberin mahrecinde, ismimin yanında kocaman bir LEFKOŞE!..
* * *
Hemen gönderdim mesajı!..
“Gözünüzü seveyim, ne olur!.. Şimdi kime anlatırım meramımı?”

Bugün grev yok!.. Çünkü okullar idari tatilde J
PANO
DAÜ Bahar Şenlikleri’nde “göz bağlayıcı” gösteri yapmış!.. Ünlü Mandrake’yi getirmişler adaya... Oysa!.. Ne bilsinki Mandrake, yıllardır “gözümüz bağlanıyor” bizim buralarda !!!
Adnan hocam demiş ki; “Grev kesintilerimizi bağışlayınız!. Hafta sonu gelip prova yapalım”... Öyle ya, onca öğrenci de hazır kıta bekliyor!.. “Okula gidilecek, git!”.. Emredersiniz PAŞAM!..
Eroğlu’na beklenen yanıt geldi, Tahsin Ertuğruloğlu cephesinden!.. Ve UBP’de şenlik başladı... Var mısınız seçim totoya... TE mi DE mi sizce?
DAÜ’de yeni rektör görevde... Hayırlısı... Üniversitenin yaşadığı ‘seçim’ süreci, yüksek öğrenim kurumlarımızdaki ‘demokratikleşme’ adına önemli bence... Sonucu, birlikte göreceğiz...