|
Orta eğitimdeki grev sürerken, işin bir başka boyutunu öğrenmeye çalıştım... Çünkü “grev” kararı almak o kadar da kolay değil!.. Hele bunu günlerce sürdürmek... Bedeli de yükü de ağır... Bir de televizyon programında öğrendim, sendika yöneticileri dedi ki, “Eğer grevi kaldıracaksak, hükümet bunun bedelini ödeyecek ve bize grev kesintilerimizi iade edecek..” Bu sözler üzerine, kimi eski sendikacılar dahi ‘isyan’ etti, yani hem grev kararı alacaksın, hem de diyeceksin ki, “Bana paramı ödersin, grevi öyle kaldırırım...” Tartışmanın bu yönü çok daha tatsız aslında...
* * *
Adnan hocam merhaba. Şunu öğrenebilir miyim, grevin size şu ana kadarki maliyeti nedir? Maliye Bakanı’na sormadın mı?
Size sormak istedim. Sonuçta yasa gereği bakanlık kesintileri yapacak, öğretmenin grev nedeniyle kayıp günlerini sendika üstlenecek. Bir sakıncası yoksa öğrenebilir miyim? Hiçbir sakıncası yok. Öyle kuruşu kuruşuna değil ama ortalama günlük 150 milyon TL gibi bir maliyeti var. Ama tam gün ilan ettiğimiz için öyle. Mesela artık grevlerimiz üç saatlik... Biz kararlılık göstermek için tam günle başladık.
Yani şu ana kadar 750 bin YTL, eski rakamla söylersek 750 milyar bir maliyet var ortada... Bundan sonra da her gün için 50 milyar... Öyle, ne yazık ki... Amaçları da bu zaten, sendikayı çökertmek...
Değer mi hocam bunca üzüntüye, parçalanmaya, mutsuzluğa, toplumda huzursuzluğa. Hem de öğretmenin her gün milyarlarca parasına. Sorumluluk bizde değil, hükümette....
ŞANSIZLIK
Duydunuz mu, aslında Cumartesi-Pazar-Pazartesi-Salı grev yoktu. Ama denk geldi işte, o günlerde tatildi!.. Yoksa...
Eğitim devam edecekti ha!..
Ne şans be !!!
Ağlayan adam!..
Nedense, erkeklere daha az yakıştırılır gözyaşı!.. Oysa ‘ağlamak’ insana dairdir ve bazen bir duygu sağanağıdır, bazen bir isyan... Sevinçtir, kederdir, tarifi imkansız haykırışlardır bazen... * * * Yurttaşla aramdaki iletişim köprüsünde, gazetedeki köşe yazılarının hep apayrı bir yeri olmuştur.
Radyo programları da yaptık, televizyon ekranlarından da çok seslendik izleyenlere... Hatta, bir daha kolay kolay yaşanması imkansız bir “uyanış” döneminde, “başkaldırı” günlerinde on saatlerin üzerinde kesintisiz radyo stüdyosunda kaldığımız oldu... Üç dört saate yüzü aşkın telefon bağlantıları sığdırdığımız günler... Ne günlerdi be, çok değil üç dört yıl öncesi... Televizyon programında birbirinden tamamen farklı görüşlerdeki dört beş yüz insanı konuk ettik; yine de tamamladık geceyi... Ama dedim ya, çok daha farklıdır gazete köşelerindeki paylaşım. * * * Dün öğle saatlerinde “Merhaba, bir okurunuzum ve Mağusa’dan arıyorum” diyen telefondaki ses, tahmin ediyorum ki yaşça benden büyüktü... - “Lütfen, size mektup gönderen üç öğrencimizin gözlerinden öpünüz benim adıma, okudum, çok etkilendim”... dedi önce... Sonra, eşinin de öğretmenlik yaptığını ve çocukları olduğunu anlattı... Ve sonrasında hünküre hünküre ağladı, “Ne oldu bize” diyerek...
Konuşamadı ağlamaktan... Bir kenara yazdım telefon numarasını, mutlaka isterim tanışmak... * * * 19 Mayıs Türk Maarif Koleji öğrencileri Yaprak Özyalçın , Çise Cemaller ve Hüsün Tabur, üzerimde kalmasın bu içten temenni, “gözlerinizden öpüldünüz” bilmiş olunuz...
PANO
Sn. Mutluyakalı merhaba; şu "Lefkoşe" ibaresini "Lefkoşa" yapabilmek için elimden geldiğince net üzerinden "e" harfini kullanan kuruluşlarla mücadele ediyorum. Ancak sizin de haber geçtiğiniz Sabah gazetesi bu konuda çok duyarsız. Bundan birkaç ay önce farkettim ki internet sitelerinde birinci sayfalarının üst kısmında "benim şehrim" ibaresiyle günlük hava durumunu belirten bir kısım var. Burada da bakarsanız Lefkoşa'nın yine "e" haliyle yazıldığını görürsünüz.Israrla birkaç kez yazışmama ve size geri döneceğiz denmesine rağmen ne geri dönüldü ne de gerekli düzeltme yapıldı. Konuya gerçekten duyarlı olan kuruluşlar da var. Örneğin yaklaşık 6-7 ay kadar önce Halk Bankası Lefkoşa Şubesi kendisini yenileyerek yeni bir konseptle hizmet vermeye başladı. Çalışmaların devam ettiği süreçte şubenin giriş kapısının yanına bankanın "Lefkoşe" şubesi olduğunu belirten tabela takıldı. Sabahleyin işe gelirken bunu görünce hemen Bankanın genel merkezine durumu anlatan bir mail attım ve bana geri dönüp ilgimden dolayı teşekkür ettiler. Fakat en önemlisi sanırım 2 gün sonra oradan geçtiğimde tabelanın "Lefkoşa" olarak düzeltildiğini gördüm. İyi çalışmalar..
[Hüseyin Özarın]
|