Geldi, çözüm momentini havaya uçurdu ve gitti
2008 seçimlerinin hem Kıbrıs Rum toplumu için, hem de Kıbrıs’ta barış arayışları açısından son derece önemli olduğunu epeydir yazıp çiziyorduk. Bir yanda her gün daha büyük bir açmaz içine sürüklenen Kıbrıs sorunu, diğer yanda federal çözüm karşıtı eğilimlerin güçlendiği ve milliyetçi entelicensianın ağırlığının arttığı bir ortam söz konusu idi. Tassos Papadopoullos sadece çözümden uzak durmuyordu, aynı zamanda çözüm karşıtı eğilimleri de güçlendiriyordu. İktidarda bulunduğu süre içinde medyanın milliyetçi çocuklarını şımartıyor, milliyetçi aydınlarla kurduğu ittifak ilişkileri onlara gerçek ağırlıklarından daha büyük bir ağırlık kazandırıyordu.
Kıbrıs Rum toplumu dış dünyaya şüpheyle bakan, kendi kendini dünyadan soyutlayan bir toplum olmaya doğru yol alıyordu. Avrupa Birliği üyeliği toplumu dünyayla bütünleştirecek yerde, adeta dünyadan koparıyor ve dar görüşlü milliyetçi bir ortama hapsediyordu.
Böyle bir ortamda yapılan seçimler ya mevcut tablonun daha da kötüleşmesine yol açacaktı ya da bu gidişin engellenmesini sağlayacak sonuçlar doğuracaktı.
Bu seçimlerde üç aday yarışıyordu ama aslında çekişme iki zihniyet arasındaydı. Bir yanda Tassos Papadopoullos’un şahsında temsil edilen milliyetçi ret cephesi, diğer yanda da AKEL ve DİSİ’nin adaylarının temsil ettiği gerçekçi ekol vardı.
AKEL ve DİSİ uzun yıllardan beri federal çözüm konusunda bir birlerine yakın görüşler benimserken, ret cephesi federal çözümü bir “felaket senaryosu” olarak gösteriyordu. Ne var ki, 2008 seçimlerine kadar kâh AKEL, kâh DİSİ kendi aralarında yaşadıkları rekabet sonucu ret cephesine sarılıyor ve ya bu kesimi doğrudan iktidara taşıyordu ya da bu kesimin zihniyetine yeniliyorlardı. Yakın Kıbrıs tarihinde ilk defa AKEL kendi adayı ile seçime girince, gerçek bir yarış yaşandı ve siyasi partilerin gerçek gücü seçim sonuçlarına yansıdı. DİSİ ile AKEL’in adayları ikinci tura kalırken, hiç bir zaman çoğunluk olmayan ret cephesinin adayı da evine gitmek zorunda kaldı.
Bu, Kıbrıs Rum toplumunda siyaset sahnesinin yeniden kurulması ve Kıbrıs Rum demokrasisinin normalleşmesi anlamına geliyor. Dünyada hiçbir ülkede örneği bulunmayan büyük partilerin küçük partileri iktidara taşıması anormalliği nihayet son buldu.
DİSİ ile AKEL seçim kampanyaları boyunca Kıbrıs’ın kalıcı bölünmenin eşiğine geldiğini söylediler ve bu gidişi engellemek ve Kıbrıs sorununu federal bir devlet zemininde çözmek bulmak için yurttaşların desteğini istediler. Kıbrıslı Rumlar her iki partinin adayına da destek vererek net bir tavır sergilediler. Tassos Papadopoullos’un ikinci tura geçmesini engellediler.
Bu sonucun uluslararası aktörleri Kıbrıs sorununa çözüm bulmak için harekete geçireceğine kuşku yoktur. Yakın zamanda müzakere masasının yeniden kurulacağını şimdiden söyleyebiliriz. Güvenlik Konseyi’nin Kıbrıs kararları çerçevesinde yapılacak olan bu görüşmelerde hiç bir tarafın “uzlaşmaz taraf” olarak görünme lüksü yoktur.
Tassos Papadopoullos’a gelince, 2003 yılında iktidara geldi, 2004’te çözüm momentini havaya uçurdu ve gitti…