Geçtiğimiz günlerde Kıbrıs Üniversitesi’nin Türkoloji Bölümü “Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs’ta Eğitim ve Milliyetçilik” konulu bir konferans düzenledi. Konferansın baş kanuşmacısı uzun yıllar Amerika’da yaşamış ve Karşılaştırmalı Eğitim ve Pedagoji alanında haklı bir üne kavuşmuş olan Profösör Andreas Kazamis idi. Profösör Kazamias bir kaç yıl önce Kıbrıs Rum Eğitim Bakanı tarafından görevlendirilen “Akil Adamlar Kuruluna” başkanlık etmiş ve Kıbrıs Rum eğitim sistemini inceledikten sonra bazı önerilerde bulunmuştu.
Tespitlerinden biri de eğitim sisteminin ve özellikle tarih derslerinin hümanist anlayıştan uzak ve “ethno-santrik” olduğu yönündeydi ve bu durumun değiştirilmesi için tarih kitaplarının mutlaka gözden geçirilmesi, hatta yeniden yazılması gerekiyordu. Andreas Kazamis yaptığı öneriler arasında Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türklerin ortak bir tarih kitabı hazırlamasına da yer vermişti. Ne var ki, Tassos Papadopoullos hükümeti Akil Adamların önerilerini duymazlıktan geldi ve bu konuda elle tutulur hiç bir şey yapılmadı.
Dimitris Hıristofyas seçim kampanyası boyunca eğitim konularına, özellikle de tarih kitaplarının değiştirilmesine sık sık el attı ve bu konularda yenilik yapacağına dair söz verdi. Hatta, Eğitim Programını kamuoyuna duyururken Pröfösör Kazamisa’ı yanına alarak bu konudaki kararlığını gösterdi.
Bu girişten sonra, geçtiğimiz günlerde Türkoloji Bölümünün örgütlediği konferansa yeniden dönebiliriz.
Profösör Kazamias’ı dinlemeye gelenler arasında Dimitris Hıristofyas ve Eğitim Bakanı Andreas Dimitriou da vardı. Bu bir bakıma orada söylenenlere sempatiyle bakıldığı anlamına geliyordu. Profösör Kazamis bir saati aşkın konuşmasında Kıbrıs Rum toplumunun çağdaş, çok-kimliklilik içeren, farklılığa saygılı, çok-kültürlü bir toplum ve eğitim anlayışına yönelmesinin kaçınılmaz olduğunu söyledi ve özellikle de tarih kitaplarının bir an önce değiştilmesi gerektğini ısrarla vurguladı. Zaman zaman konuşmasını keserek Eğitim Bakanını “sorgular” mahiyette “bu işe ne zaman başlayacaksınız” demekten de geri kalmadı.
Kazamias şimdiki tarih eğitiminin “ilkel” kaldığını vurgulayarak “radikallik” dozunu artırdıkça, salonda dikkatler Eğitim Bakanı ve Dimitris Hıristofyas’ın üzerine kayıyordu. Bir ara Karl Marks’a da gönderme yapan Profösör Kazamis “altyapı üstyapıyı belirler anlayışı doğru değildir” deyince, Dimtris Hıristofyas söz istedi ve önce Marks’ın hiç bir zaman “altyapı üstyapıyı belirler” demediğini, “hatta üstyapı kurumlarının bazı hallerde belirleyici bile olabileceğini” söyleyerek Marksizmin en zor konularından birine girdi. Sonra da Profösör Kazamis’a dönerek ona “radikallikte” papuç bırakmadığını gösterircesine “ne o, Tanrıdan mı korkuyorsun, Kiliseye yeteri kadar yüklenmedin” dedi.
Söz konusu Kıbrıs Rum toplumunda eğitim ve milliyetçilik olunca, Kilise’ye gönderme yapmadan konuyu etraflıca konuşmak elbette mümkün değildir. Sömürge Kıbrıs’ından günümüze kadar eğitimin içeriğini Kilise’nin belirlediği ve Helen-Orthodos sentezine dayalı dar görüşlü milliyetçilik ekseninde bir kimlik kurgulandığı biliniyor. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra bu eğilim devam etti. En kötüsü, eğitim bakanlarının eğitim konusunda Kilise’nin görüşünü almaları ve eğitim bakanlığına atanacak kişinin Kilise’nin onayından geçmesiydi.
Bu geleneği ilk kıran Dimitris Hıristofyas oldu. Eğitim bakanını atarken teamüllere uygun olarak Kilise’ye danışıp danışmayacağı sorulduğu zaman “o eskidendi, artık böyle bir teamül olmayacak” diyerek kararlığını gösterdi.
Dimitris Hıristofyas Türkoloji Bölümünün örgütlediği konferansa katılarak bir bakıma, bu konudaki kararlığını sürdürdüğünü göstermek istedi. Şimdi kendisinden beklenen, bu kararlığını bir adım daha ileri götürerek seçim kampanyasında söylediklerini hayata geçirmesidir. Hıristofyas Kilise ile çatışmayı göze almadan eğitim sistemini milliyetçilikten uzak, hümanist temellere oturtmanın mümkün olmadığını biliyor. Ancak, bu “akademik doğruyu” söylemek başka bir şey, onu hayata geçirmek başka bir şeydir. Hıristofyas’tan beklenen de “akademik doğruları” söylemek değil, onları uygulamaya koymasıdır.