Sondakika Kıbrıs Postası, FACEBOOK`ta - Gurubumuza siz de katilin !!! Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Siz halen internet alan adınızı almadınız mı? Alan adı alana, 1 yıl hosting BEDAVA - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
14 Ekim 2008, Salı Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
Sondakika KKTCELL'in 3G'sine ilgi büyük Talat: 3G büyük ayrıcalık Hristofias: Nikiforos yapılmayacak Erçakıca:Toros tatbikatı iptal edildi Ertuğruloğlu:UBP Eroğlu ile iktidar olamaz Downer: Liderler yürütmeyi görüştü Yağlı:Ruh sağlığımız bozuk Lefkoşa'da feci kaza Korineum'da Golf keyfi başkadır

  ARŞİV
   

 RÖPORTAJ
YAGA DİREKTÖRÜ AYŞE DÖNMEZER: ÖZEL SEKTÖR ACI İÇİNDE

DÖNMEZER: EKONOMİ VE EKONOMİ YÖNETİMİ AÇISINDAN ÇÖZÜME HAZIR DEĞİLİZ.
Kıbrıs konusunda kapsamlı müzakereler devam ed...

 ÇOK OKUNANLAR
Lefkoşa'da feci kaza
 
KKTC'de 3G devri başladı
 
3G'ye büyük ilgi
 
Serdar Denktaş'a yanıt
 
"3G büyük ayrıcalık"
 
Erçakıca: “Tedirginiz”
 
BRT'nin frekansları değişiyor
 
Ruh sağlığımız bozuk
 
KTÖS'ten Talat'a eleştiri
 
"İktidar yürüyüşü başladı"
 
Şanlıdağ Trabzon'a gidiyor
 
CTP'li belediyelerin isyanı
 
Siyasi partilerle görüşüyor
 
Samani TDP sekreteri oldu
 
KTTO icraatları değerlendirdi
 

 YORUMLANANLAR
Sorulacak çok hesabımız var [1]
 
Toros tatbikatı iptal edildi [1]
 
Denktaş'tan uyarı [2]
 
"Genel Başkanlığa adayım" [3]
 
DAÜ'de yeni akademik yıl [1]
 
Trafik bir can daha aldı [1]
 
YDÜ Tıp Fakültesi başladı [1]
 
'Elders'in gelişini yorumladı [2]
 
Rumlar memnun değil [2]
 
AKPM kararı adaletli [2]
 
Talat Cumhurbaşkanı olarak davet edilmelidir [1]
 
Barış ve huzur getirsin [1]
 
Bayramınız kutlu olsun [1]
 
Yahudi lobisiyle görüştü [1]
 
Şener'den müthiş açıklamalar [1]
 

Kiliseler ve Camiler
Rauf R. DENKTAŞ
AB, AP ve AKPM Gerçekleri
Prof.Dr.Ata ATUN
Tapınarak siyaset yapılmaz
Mete TÜMERKAN
Az bilgi çok laf...
Hasan HASTÜRER
Her geçen gün daha fazla “adalı” olurken “adalıları” anlamaya çalışmak
Ozan CEYHUN

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Mayıs 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Adanın hem kuzeyinde hem de güneyinde insanların mutlu ve huzur içinde yaşaması özlemini her fırsatta dile getiren dostlarımı çok iyi anlıyorum. Bu benim de canı gönülden dileğim. Ancak bazı dostlarımın bu adada yürümeyen her sorunun ardında bir “Kıbrıslılık” ya da “ yeterince Kıbrıslı olamamak” tarzı analizlerle ya başkalarını eleştirmelerini ya da gereksiz “özeleştiriler” yapmalarını anlamakta güçlük çekmekteyim.

 İnsanların “Gönyeli maçlarında heyecanlanmayıp” Galatasaray ya da Fenerbahçe için “yanıp tutuşmalarını” ya da her hangi bir Kuzey Kıbrıslı pop star’ın şarkılarını ezberlemeyip Tarkan’a hayran olmalarını bir tür “Kültür Emperyalizmi’ne” teslim olmak olarak değerlendiren dostlarıma kesinlikle katılmıyorum. Bir parkın var olan isminin önüne ya da arkasına başka bir ismin eklenmesi gereksiz olabilir ve buna da karşı çıkılabilinir. Bununla bir sorunum yok. Ancak bazılarının Rumca isimler yerine Türkçe isimlerin gündeme gelmesine karşı çıkmalarını da “kraldan çok kralcılık” olarak görüyorum ve demokratik bir ortamda bunu söyleme hakkım olduğuna da inanmaktayım.

ilk önce hatırlatmakta yarar var. Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan Türkler bildiğim kadarıyla “Mars’tan” gelmediler. Bir kaç yüz yıl önce Anadolu’dan bu topraklara göç ettirildiler. Kökenleri Türk ve Anadolu’nun “bağrından” buralara gelmişler. Ne mutlu ki onlara Türkiye’deki soydaşlarından çok daha modern bir konumda sürdürebilmekteler yaşamlarını. Türkiye’deki kimi “yobazlıklar” bulaşamamış adanın güzel insanlarına. Ancak kültürel olarak “Anadolu’daki Türkler” ve “adadaki Türkler” aralarındaki tüm farklılıklara rağmen “Türkçe” konuşuyor, “Türkçe” rüya görüyor ve “Türkçe” aşık oluyorlar. Sevgileri, nefretleri, ağıtları, şarkıları, dansları hep “Türkçe”!

Aynı konumda olmayan “Almanyalı Türkler” bile bir yandan bir Eintracht Frankfurt ya da Schalke 04 takımının maçlarını kaçırmazken aynı zamanda Fenerbahçe ya da Galatasaray için yaşadıkları Alman kentlerinin yollarına dökülebiliyorlar. Benim oğullarım emin olun “ne Alman ne de Türk milliyetçiliğinden” anlarlar ama Türkiye bayrağı desenli tişört ya da Galatasaray forması giymekten yana hiç bir dertleri yoktur. Çünkü babadan da bir “Türk Kültürü” ile ilişkileri vardır. Bu kadar basit bu onlar için. Tarkan’ı severek dinlerler. Alman takımları ve pop starlarından da çok iyi haberdardırlar. Hem Almanya hem de Türkiye milli takımlarını desteklerler maçlarda.

Almanya’da yaşayan bir Alman vatandaşı Türk olarak Kuzey Kıbrıs’taki “eyvah bugün gene Galatasaray maçında heyecanlandım” ya da “Candan Erçetin söylerken kendimi tutamıyorum” diye “itiraf” edip de sonra da kendini “yazık bana demek ki yeterince Kıbrıslı olamamışım” diyerek “kamçılayanları” anlamakta güçlük çekmekteyim. Kıbrıslı Rumlar bu tip sorunlara sahip değiller. Yunan takımları ve şarkıcıları için yanıp tutuşuyor ve bu normal davranışı sorgulamıyorlar. “O zaman bazı Kıbrıslı Türk dostlarımın bu “kompleksine” ne gerek var?” diye sormadan edemiyorum.

Hiç değilse “bizim niçin bir Yaşar Kemal’imiz ya da Aziz Nesin’inimiz yok”, “bizim de okuduğumuz ve gurur duyduğumuz Kemal Tahir’imiz olmalı” tarzı yorumlarla karşılaşmadım. Şimdilik Galatasaray ve Tarkan ile meşguluz. Almanya’da doğup büyüyen İspanyol asıllı bir Alman hiç sorunsuz bir yandan Bayern Münih’li diğer yandan da Real Madrid’li olabiliyor. Hatta Dublin’e gidenler bilir orada en popüler mağazalardan biri İngilizlerin ünlü takımı Manchester United’indir. Yani İrlandalılar bile İngiliz takımı tutarken Lapta’lı bir Kuzey Kıbrıslı’nın Fenerbahçe’yi tutmasını “özden kopma” olarak değerlendirmek bence büyük bir yanılgı.

Almanya’da Eintracht Frankfurt, Türkiye’de Galatasaray maçlarını kaçırmayan benim Ozanköy maçlarını nasıl ilgiyle izlediğimi bilen dostlarımın da iyi bildiği gibi adayı ve insanlarını çok sevmekteyim. Ancak bu “Türk Kültürü bizi asimile etmemeli, çünkü biz Kıbrıslıyız” tarzı çıkışları  ve maalesef buna paralel olarak ve de solcu geçinen bir yayın organının yaptığı gibi çoğu kez “ırkçı” bir dil seçimi ile Türkiyeli’leri “her türlü kötülüğün nedeni” olarak gösterme çabalarını tasvip etmek benim için imkansız.

Adalı oldukça adalıları anlamak hedefim ama anlaşılmazı da dile getirmek gereğine de inanmaktayım!

   459 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  14 Ekim 2008, Salı   Cem Özdemir'in Claudia Roth'tan farkı ne?
  10 Ekim 2008, Cuma   Türk Politikacı olmanın dayanılmaz zorluğu
  08 Ekim 2008, Çarşamba   Sorry, dost acı söyler: 'Frankfurt Kitap Fuarı ve Kuzey Kıbrıs!'
  06 Ekim 2008, Pazartesi   Dünya batsa da Baykal'ın umurunda mı!
  03 Ekim 2008, Cuma   Mehmet Ali Talat göle maya çaldı
  30 Eylül 2008, Salı   Avusturya'da bir ilk: Alev Korun
  29 Eylül 2008, Pazartesi   Talat'ın AKPA'daki konuşması ve bardağın dolu yarısı
  23 Eylül 2008, Salı   Bazen Avrupa Parlamentosundaki sıradaşlarım şaşırtıyor beni
  22 Eylül 2008, Pazartesi   'Cami istemiyoruz!
  19 Eylül 2008, Cuma   Futbol ve Politika


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2008 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.