Sondakika Last Digital - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Kıbrıs Postası, FACEBOOK`ta - Gurubumuza siz de katilin !!! Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
23 Kasım 2008, Pazar Reklam  |  Künye  |  Ýletiþim  |  Sýk Kullanýlanlara Ekle  |  Açýlýþ Sayfasý Yap
Sondakika Rumlar AİHM'e götürülüyor Soyer:Hedef yazda referanduma gitmek Hapisanede isyan Hillary teklifi kabul etti Özgür ve Miroğlu kabirleri başında anıldı Mağusa'da bankanın camlarını kırdılar Şeyh Nazım'ın gölgesi ÖRP'de!.. Korineum'da Golf keyfi başkadır

  ARÞÝV
   

 RÖPORTAJ
ERALP ADANIR MEHMET EŞREF VAİZ'LA KONUŞTU
Kum Saati başlıklı röpartajlarıyla Eralp Adanır artık Kıbrıs Postası'nda. Eralp Adanır'ın ilk röportajı Kıbrıs Türk.K...

 ÇOK OKUNANLAR
TMK öğretmen ve öğrencilerinden protesto
 
Mahkumlar kavgada, gardiyanlar grevde
 
Kıbrıs sorunu dayatma ile çözülmez
 
Rumlar AİHM'e götürülüyor
 
Hedef yazda referandum
 
Avcı Katar'a gitti
 
Harika Seks İçin Basit Yöntemler
 
Lefkeliler Korineum'daydı
 
BKP Özgür'ü andı
 
Obama'dan iddalı ekonomik paket
 
Melek geliyor! Hazır mısınız?
 
Kraliçe adayından skandal iddilar!
 
CTP Lapta ocak kongresi gerçekleşti
 
Ülke iyi yönetilmiyor
 
Artık dövizde yeni bir denge var
 

 YORUMLANANLAR
Kıbrıs sorunu dayatma ile çözülmez [2]
 
Hedef yazda referandum [1]
 
Rumlar AİHM'e götürülüyor [2]
 
Egemenlikten feragat etmeyeceğiz [1]
 
Stefanu'dan Talat'a yanıt [1]
 
Hristofias'tan Türkiye'ye şartlar [4]
 
Talat'la aramızda sorun yok [1]
 
Şeyh Nazım'ın gölgesi ÖRP'de!.. [5]
 
“Eroğlu UBP’ye Zarar Verdi” [5]
 
Eroğlu torun bakmaktan vazgeçip neden aday oldu? [7]
 
Havan'a karartma uygulandı [1]
 
"İhale iptal edilmeli” [2]
 
Bizim Parti ÖRP'ye katıldı [9]
 
Kıbrıs Girit gibi elden gidiyor [2]
 
Hitler'in müthiş sırrı! [2]
 

KKTC ve Federasyon
Rauf R. DENKTAŞ
Yunan Entrikası başladı
Prof.Dr.Ata ATUN
Keşke romantizmle olsa
Mete TÜMERKAN
İzin cenneti
Erdinç GÜNDÜZ
Gençlerin duyarlılığı...
Hasan HASTÜRER
Alternatif çözüm “Barış içinde yanyana yaşamaktır”
İsmet KOTAK

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   30 Haziran 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Nükleer tehlikenin kenarına gelen dünya bu felâkete çare bulmakta zorlanmadı.İlk yok olacak devletlerden ABD ve zamanın Sovyetler Birliği, düğmeye basmadan ne yapabileceğinin  hesabını yaptılar. Çare elbette anlaşmaktı ama nasıl anlaşma olacağını kimse bilmiyordu. Kruşçov BM Genel Kurulunda konuşurken bile ayakkabısını çıkarıp kürsüye vurdu ve tehdit salladı. Tehditten çare çıkacağını bilerek bunu yapmıştı.

ABD yanıt vermekte gecikmedi.Sonuçta “Barış içinde birlikte

yaşama”  formülü işledi. İki ülke başkanı arasında “Kırmızı telefon hatları” çekildi. Danışma,haber verme mekanizmaları işletildi.Dünya bu iki gücün arasında paylaşılmıştı.Gerisi buna uymakta idi.Bu noktadan başlayan ilişki, gün gele nükleer silâhların büyük bölümünün imhasına kadar uzandı.Hatta bu Sovyerler birliği’nin tarihe karışmasını getirdi. 

Rusya bu yolda  yeniden tarihteki yerini aldı. Artık savaşta kazanmaya odaklanmış,tehdit eden ve dünyaya Komünizmi ihraç etmeyi amaç edinen  Sovyetler bilriği yoktu. Aksine ortaya çıkan Rusya, halkının refah ve mutluluğunu, ülkenin zenginliğini hedef olarak öne çıkaran kuralların üzerine oturtuldu. Bugün Arap ülkeleri gibi petrol zengini bir Rusya ve yıllarca halkına ucuz petrol sağlayan ama bugün KKTC fiyatlarına petrol satmak zorunda kalan ABD ortaya çıktı.

İki kutuplu dünya “Barış içinde birlikte yaşamayı” kural edinmişti. Dünya nükleer tehlikeden böyle kurtarılmıştı.Tek kutuplu dünya dense de petrol zengini ülkelerin elinde oyuncak olanlarla, bugün bu  oyunu oynatanlardan söz edebiliriz. Nükleer tehdit değil, zengin kaynaklara sahip olan  kalkınmış ülkelerden, üretip satanlardan  ve bunu satın almak zorunda olanlardan söz edebiliriz.

                                    &&&

KIBRIS’A GELİNCE; yıllardan beri konuşmalar yapılmakta, plânlar hazırlanıp dayatılmakta, dıştan Kıbrıs Türk ve Rum Halklarına don ve pantolon biçilmektedir. 15 kez yapılan çözüm önerilerinin işlememesi, gerçeklere uyum göstermemesindendir. Türk ve Rum Halkı farklı düşünmekte, farklı çözümleri özlemektedir.”Kıbrıs Cumhuriyeti’nin” kısa ömürlü oluşu buna en büyük kanıttır.Akridas Plânı bunun gerçekçi belgesidir. Eski Lider Papadopulos’un dediği gibi “Akridas Plânı” bir savunma plânı değil, bir saldırı,imha ve adanın tümünü ele geçirerek adayı Yunanistan’a bağlama plânı idi. Bunu saklamak sahtekârlıktır. Gerçeklere uymamaktadır.

4 Haziran 1878’de İngiliz askeri Lârnaka’dan adaya çıktığında, Rum Başpiskobos’un  konuşması, adanın Yunanistan’a teslimine davetiye çıkaran konuşma idi. İstek “Enosis” idi. Tarihi Rum-Yunan belgelerinde, Kıbrıs 13 ncü ada olarak hep Yunanistan’a bağlanmak istenmektedir. Bu kısa köşe yazısında yıllarca sürdürülen “Enosis” mücadelesinin çeşitli yıllardaki yansımalarını yazmak olanağı yoktur. Herkes tarih kitaplarına bakabilir. Hatta bugünkü Rum ve Yunan okul kitapları bunu açıkça ortaya koymaktadır.

1 Nisan 1955’de,  EOKA mücadelesi “Enosis hedefi“ için başlatılmıştı. Bunun kanıtları etraftta uçuşmaktadır. Binlerce Türk bu yolda katledildi. Türk köyleri yakıldı, yıkıldı. Cami ve okullar yerle bir edildi. Mezarlıklar bile bu vahşetten kurtulamadı.  Bunu bundan önce  Girit’te aynen görmekteyiz.

1960 Cumhuriyeti, Türkiye-Yunanistan ve İngiltere tarafından bir orta  rejim olarak algılnmıştı. Yani “Barış içinde birlikte yaşamak” için Kıbrıs Cumhuriyeti oluşturulmuş ve üç ülke de bunu Garanti eden ülkeler olarak fiilen koruma rolü almışlardı.Yürüdü mü? Hayır. Cumnhuriyet’in ilk günü Makarios, “400 yıl sonra Kıbrıs eski sahiplerinin eline geçti” diye ilân etti.  Bunu  izleyen günlerde yıkımı ve  “Enosis” yolunun açılması için Makarios’un başkanlığında   plânlar yapıldı. Silâhlanma yarışı başlatıldı. Köylerde milis gücü beslendi.1960-1963 yılları bunun kanıtları ile doludur. 11 yılda ise Türk Halkının imhasına çalışıldı.

15 Temmuz 1974, “Enosis adımının” atıldığı tarihtir.  Makarios’a karşı olarak sunulan bu hareket sadece koltuk kavgasının bir bölümüdür. Yoksa hedef “enosisti” ve bunu sen mi, ben mi başaracağız kavgası dışa yansıyordu. 20 Temmuz Rum ve Yunan hatasının eseridir. Girit’te bu uygulandı  ama zaman içinde önlendi. Sonra Uluslararası askeri güç Osmanlıyı Girit’ten uzak tuttu.Kıyım oldu ve Girit Yunanistan’a, yabancı ellerce teslim edildi.

Kıbrıs’ta da onca plân, onca görüşme, onca öneri hep “Enosis” yolunu tıkamayacak şekilde tezgâhlanmaktadır.  Annan Plânının hazırlanması, ortaya dökülmesi ve reddi, bu plânın parçasıdır. O plân  “enosisi” açıkça   öngörmüş olsaydı kabul görecekti. “Enosise” kapalı kabul edildiği  ve Türklerin ana yönetime dönmelerini sağladığı için reddedildi. Yoksa Türklere ahım-şahım haklar sağlamıyordu.”Enosis” yolunun tıkanması reddin tek nedeni idi.

Şimdi “Yoldaş” iktidarı denilerek, yapay bir çözüm ortaya konmaktadır. CTP, AKEL ile iki cemaat, tek halk formülünde, tek devlet, tek egemenlik ve tek ülke çizgisinde ortak davranış sergileneceğine inanmaktadır. Hatta buna ait imza atılırsa, CTP içinde bir grup, Garanti antlaşmalarına gerek olmadığını da  ortaya çıkıp kabul edildiğinin açıklanabileceğini ve Türkiye’yi bile ortada bırakmanın olası olduğuna  inanmaktadır. Oynanmakta olan oyun ikilidir ve Uluslararası camia silâh olarak kullanılmak için oynanmaktadır.Girit’te de böyle olmuştu…

                              &&&

Bu noktada söylemeliyim; bu adada iki devletli çözümden daha gerçekçi bir çözüm bulunamaz. Eğer o tarafta ve bu tarafta bazı kişi ve partiler, Türkiye’yi aradan çıkaracak  yapı getirmek için Uluslararası alandan   güç almayı umut ediyorlarsa, bu ada kana bulanacak demektir. KKTC içinde, Rumun egemenliğini, Rumun yönetimini, Türkün ikinci sınıfa atılmasını ve Ruma yama yapılmasını isteyenlerin bir kenarda “Demokrasi”  oyununa kafa sallayarak oturacağı düşünülüyorsa aldanıyorlar…1955’den 1974’e kadar 2800 Şehit verdik. Kent-Köy ve mahallelerimiz,evlerimiz,işyerlerimiz, okul ve camilerimiz, hatta mezarlıklarımız yakıldı ve yıkıldı. Buna sırt dönüp Ruma yama olmaya niyetimiz yoktur.Yani bu adada KKTC’yi yıkıp da Rumun üstümüzden merdane geçirmesine razı olmayacağız.

                              &&&

Barış içinde birlikte yaşamanın tek yolu,”İki devletin yanyana barış içinde  yaşamasıdır”. Birleşme, birleştirme, ortak vatan, ortak devlet hayâldir ve olamaz. Türkiye’nin 40 mil ötesinde,Anadolunun sıcak karnında bir şer yuvası oluşması için Kıbrıs Türkü esareti kabul edemez, teslim olamaz, egemenliğinden, özgürlük ve bağımsızlığından ve de devletinden vazgeçemez…Savaş, çatışma istemeyenler, dünyada denenen yolu tercih etmelidirler. Bu da “Barış içinde iki devlette yanyana  yaşamaktır…Gerisi kan ve gözyaşı getirecektir.

   276 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  22 Kasım 2008, Cumartesi   PAZARLIK: “Barikattaki tehdit”
  21 Kasım 2008, Cuma   Talat, olmayacak duaya “amin” diyor
  20 Kasım 2008, Perşembe   Bir dost ve Kıbrıs aşığını daha kaybettik
  19 Kasım 2008, Çarşamba   Şimdi de hava ablûkası başlatıyorlar
  18 Kasım 2008, Salı   Yunanistan’ın hedefindeki Makedonya
  17 Kasım 2008, Pazartesi   Tek çözüm birleşme değil,yanyana barış içinde yaşamaktır
  16 Kasım 2008, Pazar   Peki şimdi ne olacak?
  15 Kasım 2008, Cumartesi   “Hakimiyet-i Milliye” gazetesi
  14 Kasım 2008, Cuma   Bugün gurur günümüz:
  13 Kasım 2008, Perşembe   ORAMS DAVASI:Rum balyozuna dikkat (2)


 
  Reklam  |  Künye  |  Ýletiþim  |  Sýk Kullanýlanlara Ekle  |  Açýlýþ Sayfasý Yap
© 2000 - 2008 KIBRIS POSTASI - Version 2.1 | ¤° o O
Tüm haklarý saklýdýr.
Ýzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayýnlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kýbrýs Postasý
Anadolu Ajansý Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrý bir sayfada açýlýr. Kýbrýs Postasý harici linklerin sorumluluðunu almaz.