15 sene öncesiydi.. Günlerce elektriksiz kaldığımız günleri hatırlıyorum. Dışarda, gece 11-12 ye kadar lüxlerin ışığında oturur, traji komik halimizi tartışır dururduk. 5-6 gün elektriğin gelmediği zamanlarımız oldu. Şimdi dönüp baktığımda, gerçekten de uzunmuş.
O zamanlarda, COMMORE 64 fırtınası vardı. Bayram sevinci ile almış, joystick i kırana kadar oynadığımız günleri unutamıyorum. Kasetleri takıp, LOAD yazıyorduk, böylece oyunu 64KB lik hafızasına yüklüyor, bizler de oyunların keyfine varıyorduk.
Arkadaşımın evinde AMSTRAD , 5 ¼ inch disketli bilgisayar ile tanışmıştım. Pacman oyununu ilk o bilgisayarlarda görmüştüm. DOS komutları ile CD , DIR yazarak, sonu .exe olan oyunları arar, sonra oyunun ismini yazıp, hayal alemine dalardık.
SABAH gazetesinin kuponlar ile verdiği, gri renk ATARİ ler ile tanışmış, hatta içinde 500 oyun olduğunu duyduğumuzda ağzımız kulaklarımıza varmıştı. Fakat, gerçekte 20 oyun vardı, diğerleri sadece farklı versiyonları idi ( Hepsini oynamak için can atan bir çocuk için gerçekten büyük bir hayal kırıklığı ) . Mario ile bu dönemlerde tanışmış, ellerimizde kumandalar ile günlerimizi geçirdiğimizi anımsıyorum.
Gerçek bilgisayarlar piyasalarda .. Önceleri hafızaları güçlü olmadığı için delikli kartlar ile programlanıyorlardı. Doğu Akdeniz Bilgisayar Mühendisliği ilk mezunları bunlarla tanışmışlar. Bir program kurabilmek için veya sistemi programlayabilmek için bazen yüzlerce delikli kartı, sırası ile yuvalarına koyup, çıkartmak gerekiyormuş.. İşin kötü yanı, orta sıralarda bir kart bozulduğunda, tüm kartları geri gönderip yenilerini sipariş etmek gerekiyormuş..
Ve, Windows piyasalarda.. Önce Windows 3.1, sonra Windows 95. Windows 95 ten aklıma kazınan olaylardan birisi Plus versiyonunda, Orman Teması. Bilgisayar meşkul olduğunda fare imgesi Arı’ya dönüşüyordu. Tabi ki, aklımda kalan diğer şey ise FIFA’95 . Spikerlerden tutun, görüntü kalitesine kadar, tam bir devrim niteliği taşıyordu.
Internet.. 9 sene öncesi.. Bir Cumartesi günü evde MIRC , konuşma programına bağlanmıştım. Kanal olarak #girne vardı o zamanlar. Cogu KKTC’li genç gibi, ben de ilk olarak internete Chat vasıtası ile tanışmıştım. O zamanlar Dial Up kullanıyorduk, şimdilerde ADSL geldi.
Sonrası gayet hızlı .. Windows 98, Windows 2000, Windows XP ve Vista.. Dünyada teknoloji o kadar hızlı ilerlemişti ki, KKTC’deki aileler çocuklarına hangilerini alacaklarını şaşırmıştılar. Birkaç hafta sonra bilgisayar eskiyor, bunu dert ediniyorlardı.
##
Yukardaki kronolojik sıralama, yaşadığım ve gözlemlediğim olaylardan hazırlanmıştır. Nerden nerelere geldiğimiz ile ilgili fikirler veriyor.
KKTC’li aileler , çocuklarını çok sevmekte, onların hiçbirşeylerini eksik etmemek için ellerinden geleni yapmakta. Bunların içinde tabi çocuklarına son model telefon, laptop almaları da var tabii ki.
Bu da teknolojik yönden yoksul olmadığımızı gösteriyor. Ellerimizde bilgisayarlarımız ve internet mevcut.( ADSL veya Dial UP ) . Fakat beni üzen bir nokta var;
-Hayatım boyunca 1-2 arkadaşım dışında, ülkemiz için yararlı teknolojik bir ürün, bir yazılım veya bir proje veya bir kitap VS gibi fikirler duymadım.
Gerçekten de bu beni çok üzüyor. Sayın yazarımız Gölge ADAM ın KKTC’den niye Google, Yahoo çıkmaz? yazısı vardı, ne kadar hak vermek istemesem de, üzüntümle birlikte hak verdiğimi söylemek istiyorum.
Teknolojik altyapı bir yana, fikir yoksunluğu buna birinci etken.
İnternet alanından baktığımızda, KKTC’de sivrilen bazı siteleri gözümüze batıyor. Bunlar www.bariya.com ve http://www.kibristube.com/ . Kullanıcıları ve hitleri çok olan siteler, fakat bir yenilik getirmiyorlar. Maalesef bariya.com dünyaca ünlü Facebook sitesinden, kibristube.com de isminden anlaşılabileceği gibi Youtube sitesinden kopyalanarak yapılmış sitelerdir. Çalışmalarını gayet başarılı bulduğum webmaster arkadaşlarımdan, biraz daha yenilikler getirmeleri tavsiyesinde bulunabilirim. Böylece sitelerimizi sadece KKTC değil, tüm dünya görecek, sevencek ve kullanacaktır.
Google veya Facebook sitelerinin, 1-2 kişi tarafından yaratıldığını düşünürsek, KKTC’den bunların çıkmaması için bir neden olduğunu düşünmüyorum. Onlar nasıl yaptılar ise, bizler de yapabiliriz. Güzel fikirler çıkarabilmemiz için, hiçbir eksiğimiz yok .
Artık lüx ışıklarımız, Commodore 64 yok, onların yerine son model bilgisayarlarımız ve dünyaya bağlantımız var. Haydi iş başına.