Bugün sizlere çok değerli tarih öğretmeni Birol Özter Hanımın, “Psikolojik harp kıskacında Tarihin Tahribi” adlı kitabından bahsetmek istiyorum.
Ülkemizde olup bitenler karşısında, gerçekten çok içten, duyarlı ve yüreği yanarak olayların takipçisi olan ve canı pahasına da olsa inançları yoluna baş koyan nice değerli insanlar var ki, onlar mücadeleden asla vazgeçmez ve tek başlarına kalsalar dahi asla yılmazlar..
Bizler Rum zulmüne de yıllarca işte bu yılmaz inanç ve yüreğe sahip insanlarımızla direndik ve onlar sayesinde özgürlüğümüze kavuştuk.
İşte Sayın Birol Özter de, yıllarca süren, milli mücadele tarihimizi, gençlerimize aktarmamak, onlardan saklamak için değiştirilen tarih kitaplarını ele alıp incelemiş en yalın haliyle de gerçekleri ortaya koymuş ve geleceğimizi için büyük bir tehlike yaratan bu durumu herkesin bilgisine getirmiştir.
O kadar acı ifadeler buluyorsunuz ki, içimizdeki başıboşluğun, aramızdaki işbirlikçilerin ve bu ülkeyi “vatan” olarak görmeyenlerin, tarihini bilmeyen, özünden koparılmış, başkalaştırılan yeni nesiller yetiştirmekle görevlendirilmiş beyinlerin, aramızda ne kadar önemli yerlerde hüküm sürdükleri apacık ortadadır. Kitapta vurgulanan başlıca noktalar:
-Tarih kitaplarımızda, halkımıza yaşatılan soykırım ve savaşlar neredeyse hiç yoktur.
-Bu topraklarda verilen mücadelede en çok emeği olanlar ve en büyük bedeli ödeyenler kitaplarda yer almamaktadır.
-Rum-Yunan ikilisine sempati geliştirmek, tarih kitaplarımızda öncelikli hedef olarak belirlenmiştir.
-KKTC, Türk ya da Türklük, Anavatan, Yavruvatan gibi sözcükler dışlanarak, “Kıbrıslılık” kullanılmıştır.
-Tarih kitaplarındaki bu değişimler, Anayasamıza, Milli Eğitim Yasamıza ve Öğretmenler Yasamıza aykırı olarak yapılmıştır.
Bütün bunlara karşı ise Rum eğitimciler, Rum siyasiler, Rum din adamları ve Rum devlet adamları çocuklarına ve gençlerine Türk düşmanlığını en yoğun haliyle öğretiyor ve dış güçlerin de desteğiyle planlı bir şekilde aşılanmaya çalışılan “Kıbrıslılık” ve zayıflatılan bir Kıbrıs’lı Türk nesli yetiştirilmesine dolaylı yollardan destek atıyorlar..
Bu durum esasta, Rum-Yunan ikilisine ve diğer dış güçler için belirlenen bir hedeftir. Osmosisi gerçekleştirerek, bizleri yani “Türkleri” ve Türk varlığı olarak nitelendirilecek her şeyi
adadan, silmek ve yok etmektir. Bu nedenle “milli bilincimizi” yok etme yolunda uğraşıyorlar.
İşte Sevgili Birol Özter Hanım, bu gerçeklere de vurgu yaparak tarih kitaplarının içeriklerini resimlerle de kanıtlıyor. Ayrıca:
“Sözde barış adına tarih kitaplarının içerikleri saptırılmış. Çocuklarımıza Katolik ve Ortodoks mezhepleri arasındaki farklılıklar tartışırılıyor, islamiyette kaç mezhep olduğu değil ! Kıbrıs Türk Tarih kitaplarında olduğu kadar, ne Rum tarih kitaplarında ne de din kitaplarında bu kadar çok papaz resmi göremezsiniz.”diyor.
“Lise II Kıbrıs Tarihi ders kitabının 68. sayfasında EOKA “Komonistleri hedef alan bir örgütmüş deniyor, o zaman Türkleri kim öldürdü?” diye soruyor Birol Hanım.
Rum’a sempati geliştirmek amacıyla izlenen bu tutum gafletin ta kendisi değil mi?
Atatürkcü, gerçek vatanseverlerin sabrı mı zorlanıyor sizce?
Eğitim Bakanı Sayın Canan Öztoprak Hanımefendiye o makamın gereğini yapma çağrısında bulunuyorum. Çünkü durum o kadar vahim ki, sadece tarih kitaplarındaki hatalar değil, çocuklarımızın eğitiminde kullanılan başka ders kitaplarıyle ilgili de şikayetler var.
Geçen gün kitap elinde ziyaretime gelen bir veli, Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Ağustos 2007 tarihinde basılan kolejlerde okutulan “Scinece and Technology 8” kitabını, bana şikayet etti. Kitapta inanılmaz kelime hataları ve anlam değiştiren devrik cümle yapıları olduğunu söyledi. Dersi veren öğretmen kitaptan şikayetçi olmasına rağmen bakanlığa şikayet etmeye çekiniyormuş. “Bu hatalar nedeniyle de çocuklarımız bu kitapta birçok kelimeyi ve cümleyi yanlış anlıyor ya da hiç anlamıyor”dedi..
Köşe yazarları olarak da bizler, halktan gelen şikayetleri yetkililere iletip düzeltmelerini talep etmeyi görev biliyoruz.Bu nedenle de yazıyoruz. Hele de eğitimle ilgili hatalar, geleceğimizi de yanlış yönde şekillendirecek kadar büyük hatalarsa. Mutlaka önlem alınmalı ve kitaplar, eğitimin ne kadar ciddi iş olduğunu bilen, en bilgili, en tecrübeli ve en güvenilir eğitimciler (ehil) tarafından yeniden hazırlanmalı..
Eğitimle ilgili, yetkili ve sorumlu herkesi, vicdani ve insani bir sorumluluğa davet ediyorum..
Safsatalarla yazılan tarih, tarihimize nifak sokmak isteyenlerin bir amacıdır.
Unutulmamalıdır ki ; Tarih övgüler ve sövgüler için değil ancak ibret için vardır.
Ve biliyoruz ki; “tarihini bilmeyen uluslar yönlerini bulamazlar.” Bu nedenle öncelikle eğitimcilere düşen görev; Çocuklarımıza tarihimizle ilgili gerçekleri öğretmeleridir !