İngiltere ile Kıbrıs Rum Yönetimi arasında imzalanan memorandum, Kıbrıs Türk Halkının nasıl bir uçuruma sürüklenmek istendiğinin bir kez daha gözler önüne serilmesinden başka bir anlam taşımamaktadır.
İngilizler için, tarihimizde yaşadıklarımızdan da gördüğümüz gibi Kıbrıs Türkleri’nin canından daha değerli birşey var Kıbrıs’ta, o da “İngiliz üsleridir.”
“Kıbrıslıca çözüm” masalları da lafta gevelenen ama tarih boyunca Kıbrıs dışında aranan bir çözüm yalanı olmuştur. Hangi ”Kıbrıslıca” çözüm?
Memorandum olayının ardından bence iki taraf arasında başlatılan görüşmelerin derhal kesilmesi gerekir.
Böylece her zamanki gibi Kıbrıs Türk halkı da, devleti de tehlike içine sokulmuştur.
Haklarımızı sonuna kadar koruma ve kollama bilinç ve kararlılığımızı ortaya koymalıyız. Karşımızdakini anlamak için daha ne beklediğimizi gerçekten anlamış değilim.
Amerikan-İngiliz mutfağından çıkan bol baharatlı, bol tuzlu, içinde ne olduğu belirsiz maddelerin olduğu bir çorba haline getirilmeye çalışılan durumumuzu nasıl olur da görmeyiz.
Bütün amaçları Kıbrıs Türk halkının adadaki varlığını sonlandırmaktır.
Bu müdahaleci ve baskıcı yaklaşımın başka ifadesi var mı ?
Rum tarafı ve İngiltere bizi o kadar düşünüyorlar ki oturmuşlar bizim için uyumamışlar, düşünmüşler ve karar vermişler; bu memorandumu imzalamakla Kıbrıs Rum tarafı Kıbrıs Türk tarafı icin önlem almış diye de açıklamışlar. İrademizi şeffaflaştırılıp görünmez hale getiriliyorlar..
Kıbrıs Türkü olarak, güvenliğimizden ekonomimize, egemenliğimizden eşitliğimize kadar ne istediğimizi biliyoruz.
Kendi isteklerine ve çıkarlarına hitap edecek sonuç için belirledikleri tabloyu bize önlem olarak sunup kanmamızı bekliyorlar....
ve biz de kabul edeceğiz öyle mi?
Bu kaçıncı uyanın çağrımdır bilmiyorum ama gerçekten uyanmalıyız. Çünkü
sadece KKTC’nin değil, Kıbrıs Türk Halkının özgürlüğü ve geleceği tehlikededir
Bundan da kimlerin nasıl bir sonuç elde edeceği de açıkça ortadır.
Yoksa İngiltere çok mu düşündü Kıbrıs Türk halkını bugüne kadar?..
Kıbrıs Türk halkının iradesine çok mu saygılı oldu?
Bizleri çok sevdiğinden mi? Herşey açıkca ortada...
Annan planına evet dedik diye "bundan sonra bunlar eşitlik egemenlik iki devlet diyemeyecekler dememişler miydi? İngilizler nasılsa bizi Kıbrıs Cumhuriyetine yamalamak için büyük bir koz olarak da bunu hala kullanmaya devam ediyorlar
Hele de bu memorandumla, 1960 anlaşmasından da geriye gidecegimiz bir durum yaratılmaya çalışılıyor..
Hele de memorandumda adada, ayrı bir politik varlığın tanınmayacağından bahsediliyorsa İngiltere’nin bizim aleyhimize yapacağı başka daha kötü bir açıklama bekler misiniz?
Adada tek halk varmış Tabii çünkü Türkler, onlar için bir cemaatten ibaret. Adeta..Kıbrıs Rum tarafına da "Sen meşru hükümetsin ayrı bir politik varlık tanımayacağız" diye destek atıyorlar...
Ama unuttukları bizlerin 1960 da dahi ayrı ve eşit bir varlık olduğumuzdur.
Peki neden ingiltere ? ve ne hakla bu kadar detayla çözümün kurallarını ortaya koyuyor..Hem de garantör bir devlet olarak taraf tutuyor..
Tek sebep var “üslerin selameti” için bu yollara tevesül ediyorlar..
Gerçek şudur : Kıbrıs adasında iki ayrı politik varlık vardır.
45 yıldır bunun yok olduğunu bize kabul ettirmek için uğraşanlarsa Rumlardır..
Yoksa Kıbrıs sorununa bulunacak çözüm ingiltere kapısında aranmazdı.