Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, 23 Mayıs görüşmesinin ardından hemen Brüksel’e gitti.
Brüksel’de sürecin geldiği aşamayı Dönem Başkanı Slovenya, gelecek dönem başkanı Fransa ve Slovakya yetkilileri ile konuştu.
Avrupa Birliği Kıbrıs konusunda yaşanan süreçten memnun.
Sürece tam destek veriyorlar.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’a görüşmeleri sırasında Brüksel’in süreçten duyduğu memnuniyet dile getirildi.
Türk tarafının süreçte ortaya koyduğu tavıra destek verildi.
Görüşmelerde Türk tarafının kapsamlı müzakerelerin gecikmeden başlaması konusundaki kararlı tavrı da destek buldu.
Konuyla ilgili telefonla görüşlerine başvurduğum kaynaklar Brüksel’in sürecin hemen başlamasından yana olduğunu söylediler.
Brüksel’e göre kapsamlı müzakereler gecikmeden Haziran ayı sonunda başlamalı.
Liderler karşılıklı oturup sorunu çözme konusunda samimiyetle hemen çaba sarf etmeye koyulmalı.
Kıbrıs konusunda daha fazla gecikmeye gerek yok.
Zaten bu konuda yeterince zaman kaybedildiği düşünülüyor.
Brüksel’deki birçok kişi ‘Sorun 2004’te bitmeliydi’ diyor.
Onlara göre 2004 yılından bu yana geçen zaman kayıp ve işleri zorlaştıran gelişmelere fırsat yarattı.
Onun için daha fazla geçikmeye kapı açmaya gerek yok.
Brüksel olaya böyle bakıyor.
Gecikmelere herkes karşı olunca, Hristofias’ın süreçte erteleme isteği taraftar bulmuyor.
Buna kimse bir anlam veremiyor.
*
Kıbrıs konusunun bugüne kadar tartışılmadık tarafı kalmadı.
23 Mayıs’ta soruna nasıl bir çözüm bulunacağı konusunda tarafların mutabakatı ile bir çerçeve çizildi.
Ortak dil ve vizyon belirlendi.
Zaman gerçek müzakerelerin bir an önce başlaması zamanıdır.
23 Mayıs’ta çizilen çerçevenin içini ancak liderler karşılıklı ‘al-ver’lerle doldurabilirler.
2004’te ortaya çıkan Annan Planı onlara bu süreçte yardımcı olabilecek kapsamlı bir çözüm planı örneğidir.
Dolayısıyla işi daha fazla uzatmanın bir anlamı yoktur.
Herşey iyi niyete ve gerçekten sorunun çözümünün istenip istenmediğine bağlıdır.
Bu da karşılıklı saygı temelinde paylaşıma gitmekten geçer.
Bunu yapacak olan da liderlerdir.
*
Cumhurbaşkanı Talat’ın Brüksel ziyareti sırasında Dorğrudan Ticaret Tüzüğü konusu da konuşuldu.
Almanya’nın dönem başkanlığı sonrasındaki dönemlerde (Portekiz ve Slovenya’nın başkanlıkları) konu buzdolabına konuldu.
Önümüzdeki dönemde Fransa Başkan oluyor.
Fransa’nın dönem başkanlığında da bu konu gündeme gelmeyebilir.
Brüksel’in konuya bakışı, Kıbrıs’ta sürecin gelişmesine bağlı olarak Doğrudan Ticaret
Konusunun ellenmesi yönünde.
Kıbrıs Türk tarafı böylesi bir yaklaşıma sıcak bakmıyor.
AB’nin Kıbrıslı Türklere dönük gerçekleşmemiş bir sözü olarak bu konunun bir an önce hayata geçirilmesi konusunda Kıbrıs Türk tarafı ısrarlı.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat temasları sırasında bu ısrarı dile getirdi.
Süreçten bağımsız olarak ele alınıp sonuçlandırılmasını istedi.
Bundan amaç Doğrudan Ticaret’in Kıbrıs Türk tarafının ekonomik gelişme ve AB’yle entegrasyonunu sağlamada önemli bir araç olacak olması.
Bir diğer amaç ise Doğrudan Ticaret Tüzüğünün Rum tarafını çözüm yönünde daha çok motive edecek olması.
Ama öyle görünüyor ki Doğrudan Ticaret Tüzüğü Fransa dönem başkanlığında da buzdolabında tutulmaya devam edilecek.
*
Sonuç itibarıyla Cumhurbaşkanı Talat Brüksel’den Kıbrıs’ta sorunu çözme yönünde yapılanlara destek alarak döndü.
Talat ayrıca gecikmeye gerek olmadığı konusundaki tutumuna da destek buldu.
Şimdi gözler Hristofias’ta olacak. Rum Liderin ertleme isteğinde ısrarlı olması halinde kapsamlı müzakereler Haziran sonunda değil Eylül başı ya da Ağustos sonunda başlayacak.
Ama başlayacak.
Bundan kimsenin şüphesi yok.