Soru sormak kuşku gerektiriyosa o zaman kuşkulanın.
Ve soru sorun. Ne kadar çok kuşkulanıp ne kadar çok soru sorulursa konular o kadar daha net anlaşılır.
Soru konferansları da bunun içindir.
Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi tarafından organize edilen ‘Ortak Akıl Forumu’nun ikincisi bugün Girne’de yapılacak.
Kıbrıs konusunda ortak aklı bulma eksersizi, moderatör Tınaz Titiz’in katılımcılara yaptıracağı 12 saatlik çalışma sonrasında tamamlanacak.
Hiç kuşku yok ki, bu çalışmadan çıkacak sonuçlar Kıbrıs konusunda başlayan kapsamlı müzakere sürecinde Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’a yardımcı olacak.
Forumun ilk çalışması 15 gün önce yapılmıştı.
‘Ortak Akıl Forumu’ adı ile gerçekleştirilen bu soru konferansının hedefi Kıbrıs Türk halkının üzerinde uzlaştığı konuları belirlemek, kavram kargaşasına son vermek ve ne istendiğinin ya da neye karşı olunduğunun ortaya çıkarılmasına katkı koymaktır.
Ortaya çıkacak sonuç belgesi ile bir yol haritası örneği oluşturmaktır.
Böylesi bir çalışmaya ihtiyaç vardır; ve bu ihtiyaç var olmaya da devam edecektir.
Çünkü koşullar değişkendir.
Değişen ve gelişen koşullara karşı sürekli kendimizi yenilemek ve geliştirmek durumundayız.
Bunu bireyler olarak ayrı ayrı ve toplum olarak hep birlikte yapabildiğimiz oranda ayakta kalmayı başarabiliriz.
Bunu da bilimselliği esas alarak yapabiliriz.
Bilgi sahibi olup, kendimizi sürekli bir şekilde geliştirerek.
Ve tabii ki biraz şüpheci olarak.
Ne olup bittiğini sürekli sorgulayarak.
Sorgulamak, doğru sorular sorulduğu takdirde amaca hizmet eder.
Yoksa sizi yanlış yerlere sürükler.
Soru sorma eğilimi edinmiş kişiler ve sorma kültürünü yaratabilmiş kurumlar günümüzde başarılı oluyorlar.
Bunun için hepmizin ortak geleceğini doğrudan ilgilendiren Kıbrıs konusundaki kapsamlı müzakere sürecini herkes çok yakından izlemelidir.
Böyle yapılarak Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’a bu süreçte yardımcı olunabilir.
Zaten Cumhurbaşkanı da halka seslendiği konuşmasında bunu talep etti.
Eleştirilere de açık olduğunu söyledi.
*
O zaman gelin, süreci mercek altına alın.
Kendi kapasiteniz içerisinde gelişmeleri takip edin.
Hiçbir şey yapmasanız da en azından süreci sorgulayın.
Sorgulamak soru sorarak yapılır.
Unutmayın soru sormak için de kuşkucu olmak gerekir.
Bunun için de kuşkucu olun.
Böylece süreci izler, ne olup bittiğini anlar ve gerektiğinde eleştirilerinizi ortaya koyarsınız.
Ya da gelişmeler olumlu ise desteğinizi verirsiniz.
İlgisiz kalarak katkı koymanız mümkün değildir.
Onun için gelin ilgili olun ve ilgilenin.
*
11 Eylül’de Liderler ‘Yönetim ve Güç Paylaşımı’ konusunu ele alarak işe başlayacaklar.
Bu konuda büyük oranda tarafların görüşlerinin yakın olduğu iddiası var.
Yani çok büyük bir sıkıntı yaşanması beklenmiyor ilk konu başlığı tartışılırken.
Liderlerin basına yansıyan açıklamaları ve ortaya koydukları pozisyon belgeleri ise durumun böyle olmadığı görüntüsünü veriyor.
Neyse, konu başlıkları görüşülmeye başlayınca herşey daha net anlaşılacak.
Bu aşamada yapılan açıklamaların kimisi içte dengeleri sağlamaya, muhalefeti sakinleştirmeye dönük olabilir.
Ya da pazarlık öncesinde çıtayı yükseltme hedefi taşıyabilir.
Önemli olan pazarlık sürecinde ortaya konulacak görüşler ve izlenecek politikalardır.
Sürecin geleceğini bunlar belirleyecektir.
Bunun için ilk konu başlığıyla birlikte neler yaşanacağına bakmakta ve bunları sürekli sorgulamakta fayda vardır.