Sondakika Kıbrıs Postası, FACEBOOK`ta - Gurubumuza siz de katilin !!! Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Siz halen internet alan adınızı almadınız mı? Alan adı alana, 1 yıl hosting BEDAVA - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
16 Ekim 2008, Perşembe Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
Sondakika Erçakıca:Talat,1980’lerdeki Talat Değil Soyer dede oldu Terzioğlu: KKTC dünyaya daha hızlı bağlanacak Sanayi Odası eylemi kaldırdı Hristofias: Müzakereler zor olacak Uçağı bu kez kaçıramadılar KKTCELL'in 3G'sine ilgi büyük Korineum'da Golf keyfi başkadır

  ARŞİV
   

 RÖPORTAJ
YAGA DİREKTÖRÜ AYŞE DÖNMEZER: ÖZEL SEKTÖR ACI İÇİNDE

DÖNMEZER: EKONOMİ VE EKONOMİ YÖNETİMİ AÇISINDAN ÇÖZÜME HAZIR DEĞİLİZ.
Kıbrıs konusunda kapsamlı müzakereler devam ed...

 ÇOK OKUNANLAR
3G ile herşey değişti
 
Barosso'dan güvence istedi
 
Talat,80’lerdeki Talat Değil
 
Müzakereler zor olacak
 
Hükümet bitti
 
İşte vergi şampiyanları
 
Soyer dede oldu
 
Sanayi Odası eylemi kaldırdı
 
Gazeteciler Türkiye'ye gitti
 
Hükümeti eleştirdi
 
Tatbikatların iptali olumlu
 
Akova ocak kongresi yapıldı
 
Türkiye Estonya'yı geçemedi
 
Büyük Av 2 Kasım'da
 
Rumlar süreci zehirliyor
 

 YORUMLANANLAR
Sorulacak çok hesabımız var [1]
 
Toros tatbikatı iptal edildi [1]
 
Denktaş'tan uyarı [2]
 
"Genel Başkanlığa adayım" [3]
 
DAÜ'de yeni akademik yıl [1]
 
Trafik bir can daha aldı [1]
 
YDÜ Tıp Fakültesi başladı [1]
 
'Elders'in gelişini yorumladı [3]
 
Rumlar memnun değil [2]
 
AKPM kararı adaletli [2]
 
Talat Cumhurbaşkanı olarak davet edilmelidir [1]
 
Barış ve huzur getirsin [1]
 
Bayramınız kutlu olsun [1]
 
Yahudi lobisiyle görüştü [1]
 
Şener'den müthiş açıklamalar [1]
 

Milli Vizyon Meselesi
Rauf R. DENKTAŞ
64-74 Soykırımına AİHM Kapısı Açıldı mı
Prof.Dr.Ata ATUN
Şu yoldaş söylemi
Mete TÜMERKAN
Suça, posta kutusu yaratmak...
Hasan HASTÜRER
Bu Görüşmeler Son Fırsat Mı?
Prof.Dr.Ata ATUN

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Mayıs 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Zaman zaman Kıbrıs sorunu ile ilgili uluslararası kimliğe sahip siyasiler, Şubat 2008 seçimlerinde Hristofyas’ın Rum Cumhurbaşkanı seçilmesi ile Kıbrıs sorununa çözüm yolunda yeni bir momentumun yakalandığını dile getirmeye başladılar. 

Talat ile Hristofyas, şu anda her iki tarafta da iktidarda bulunan partilerin liderleri. AKEL ve CTP’nin 1970 yılında başlayan dostluğu, süreç içinde dostluğu aştı ve dayanışmayı da içine kattı. Dönemin gazetelerinin yazdığına göre, Yeni Düzen gazetesinin ilk matbaa makinesi de AKEL’in sağladığı finansman ile alınmış.  

Partiler arasındaki bu ortak geçmiş, ister istemez liderleri de bu ortak zeminin üzerinde buluşturdu. 

Talat’ın ve Hristofyas’ın birbirlerine “Yoldaş” diye hitap etmelerini çözüm yolunda bir fırsat olarak değerlendiren ulusal ve uluslararası siyasiler, 38 yıldır süren dostluğa ve dayanışmaya bakarak bu kısa 23 aylık dönemin son bir fırsat olduğu üzerinde hemfikirler ve her fırsatta da bunu dile getiriyorlar.

Dile getirmesine getiriyorlar ama Kıbrıs sorununa çözüm yolunda ne Hristofyas’ın bu ortak geçmişi derinlemesine algılayarak değerlendirmek aklına geliyor ne de diğer Rum politikacıların, akademisyenlerin ve Rum medyasındaki kalemi güçlü köşe yazarlarının.

Uluslararası İlişkiler Profesörü Panayotis İfestos, 26 Nisan 08 tarihinde Simerini gazetesinde yayınlanan “İki Bölgeliliğe Hayır” başlıklı yazısında “İki bölgeli çözüme ‘uyum sağlamamız’ için bizi ‘eğitecekleri’ söyleniyor. Ancak mümkün olan bazı şeyler ve mümkün olmayan bazı şeyler var.

Örneğin Kıbrıs halkı etnik köken veya ırk doğrultusunda ikiye ayrılamaz (aynı sebepten dolayı başka hiçbir halk da) ve devlet etnik-ırk açısından oybirliği ile alınan kararlar doğrultusunda yönetilemez. Bu, en kötü düşmanımıza bile temenni etmediğimiz bir sadomazoşizmdir.” diyerek hem çözümden ne kadar uzak olduğunu hem de yaşanan fırsatın hiç farkında olmadığını ortaya koyuyor.

DIKO’nun yayın organı olan Fileleftheros gazetesi, 28 Nisan 08 tarihinde “Partenojenez intihardır” başlıklı yorumunda ki bu yazı gazetenin baş editörü tarafından kaleme alınmıştır,  “Ankara ve Talat kırmızı çizgileri çektiler ve bu çizgilerin arkasında siper alıyorlar. Gerek yapılan açıklamalardan, gerekse Türk yetkililerin yaptıkları temaslardan, onlara göre başlangıç ve bitiş noktalarının partenojenez olduğu anlaşılmaktadır.

Yani yeni düzeni yaratacak olan iki kurucu devlete dayalı bir çözüm… Gerçekte Kıbrıs Cumhuriyeti’nin dağılmasını isteyen Lord D. Hannay’in fikri bilinmektedir. Bu mantığın kabul edilmesi intihar olacaktır.” diyerek hala daha Papadopulos’un “Üniter Rum Devleti” fikrinde ısrarlı olduklarını okuyucularına duyurmaktadır.

AKEL’in yayın organı olan Haravgi gazetesi ise 28 Nisan 08 tarihinde yayınladığı Kip. K. Rumuzlu ve “Son Fırsat Mı?” başlıklı yazıda “Geçtiğimiz hafta Ankara’ya gerçekleştirdiği ziyareti sırasında Talat şunu söyledi: Bu fırsat (Kıbrıs sorununun çözümü konusunda) son fırsat olabilir. Biraz daha ileriye giderek, Mehmet Ali Talat, şu anda herhangi bir kişinin müzakere masasından ayrılmasının kolay olmadığını açıkladı...
Sayın Talat, herhangi bir kişinin müzakere masasından ayrılmasının kolay olmadığını anlıyorum. Anlamadığım şey, son fırsattan bahsetmeniz ve buna paralel olarak karamsar mesajlar göndermenizdir.” diyerek AKEL’in düşüncelerini ve gerçeklerden ne kadar uzak olduklarını ortaya koymaktadır. 

Ve çok değil daha iki gün evvel Hristofyas’ın, “PanKıbrıs Ortaokulu”nda gerçekleştirilen “Kıbrıslılık üretilmesi” ana temalı 4.cü “Uluslararası Kıbrıslılık Konferansı”nın açılışında yaptığı konuşmada, Türk tarafının açıklamalarının, teknik komiteler ve çalışma gruplarının misyonlarını başarmasında uygun havayı yaratmadığını ve Kıbrıs konusunda Türkiye Milli Güvenlik Kurulunun yaptığı açıklama ile Talat’ın bunu tekrarlamasının hoş olmadığını söylemesi, bu “son (!) fırsatın” pek de farkında olmadığının işaretini veriyor.
 
Niye bu dönem yaşananlar, “Son fırsat” olarak tanımlanmaktadır.
Nedenlerden bir tanesi, AKEL’in 2004 referandumunda son dakika değiştirilen bir kararla Kıbrıs Sorununa çözüm getirmeyi amaçlamış olan Annan Planı’na “Hayır” demesine rağmen 1970’den beridir CTP ile dayanışma ve işbirliği içinde bulunmuş olması, Talat ile Hristofyas’ın birbirlerine “Yoldaş” demeleri ve her iki tarafta da söz konusu partilerin iktidarda olmalarıdır. Zaten bu neden kendi başına, her iki liderin diğerlerine kıyasla daha kolay bir şekilde Kıbrıs’ta çözüme yönelik ortak bir yol bulabileceklerini en iyi şekilde açıklamaktadır.
 
Bir başka önemli neden de 18 Nisan 2010 tarihinde yapılacak olan KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimlerine sadece 23.5 ay kalmış olmasıdır. Seçim propagandasının 6 ay öncesinden başlayacağı ve bu dönem içinde de bütün görüşmelerin ve önemli kararların buzdolabına konacağı nedeni ile geriye sadece 17.5 ayın kaldığı gerçeğidir. Yani bir buçuk sene gibi bir zaman dilimi.

CTP hükümetinin KKTC’yi içine düşürdüğü ekonomik sıkıntı ve zorlaşan hayat koşulları, Talat’ın bir kez daha seçilme şansını olumsuz etkileyecektir. Dokuz adayın yarıştığı 2005 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde daha ilk turda oyların yüzde 55,6\'sını alarak seçilen Talat’ın 2010 seçimlerinde 1.ci turda seçilme şansı, bugünkü perspektife göre çok az.

Son neden ise KKTC Milletvekilliği seçimlerinin, 2006 Eylülünden beridir KKTC Meclisinde ve siyasi hayatında yaşanan sıkıntılar nedeniyle olası bir erken seçim kararıyla  daha evvel yapılmaması durumunda, normal parlamenter takvime göre 21 Şubat 2010 tarihinde yapılacağıdır. CTP hükümetinin 2005-2010 dönemi içinde gösterdiği mali ve politik başarısızlığın, seçimin sonuçlarını olumsuz etkileyeceği ve CTP’nin de bu seçimlerden en büyük parti olarak çıkmayacağı, daha bu günden herkesin diline doladığı bir gerçektir.

Oy kaybına uğramış CTP’nin adayı olarak seçime girecek olan Talat’ın, 2010 Milletvekilliği seçimlerinden iki ay sonra gerçekleşecek olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, CTP oylarındaki düşüş nedeni ile küçümsenemeyecek bir oy kaybına uğrayacağı da matematiksel ve siyasi bir gerçektir.

Talat seçimleri kaybederse, yerine Cumhurbaşkanı seçilecek olan kişi de kesinlikle başka bir partiden, Kıbrıs konusuna farklı pencereden bakan bir partiden olacaktır.

Sonra da görüşmelere sil baştan başlanacaktır.

2008 Şubat’ı sonrası ele geçen fırsat gerçekten “Son fırsat mı?”. Evet son fırsat.

“Son Kullanım Tarihi” de 18 Ekim 2009. Yani bu günden itibaren tamı tamına 18 ay ve 17 gün sonra bitecek.

   1354 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  15 Ekim 2008, Çarşamba   64-74 Soykırımına AİHM Kapısı Açıldı mı
  12 Ekim 2008, Pazar   AB, AP ve AKPM Gerçekleri
  12 Ekim 2008, Pazar   BM’nin Müzakerelere Baskısı Başladı
  08 Ekim 2008, Çarşamba   Fasulyeden Yönetim Kurulu Üyeleri
  05 Ekim 2008, Pazar   Adanın bölünmesi 1964'de kararlaştırılmış
  04 Ekim 2008, Cumartesi   Barış harekatı geç mi gerçekleşti
  02 Ekim 2008, Perşembe   Elders ve güvenlik forumu
  28 Eylül 2008, Pazar   Denktaş'a suikast-II
  27 Eylül 2008, Cumartesi   Denktaş’a Suikast-I
  24 Eylül 2008, Çarşamba   Arestis, Orams Ve Maraş


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2008 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.