Sondakika Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Siz halen internet alan adınızı almadınız mı? Alan adı alana, 1 yıl hosting BEDAVA - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
28 Ağustos 2008, Perşembe Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
Sondakika Talat:Hristofias'ı defalarca uyardım Kıbrıs'ta petrol krizi Cat Stevens:Kıbrıs'ta barış için konser verecek Rum tarafında sütte zehir Stefanu: Talat ve Hristofias ayni dili konuşuyor Rum Basını:Yönetim Şeklinde anlaştılar!. Celal: Pile'deki olaylar sıradan değil Petrol arayışları 2009'da başlayacak Rum Başpapaz:Türkiye tüm Kıbrıs'ı kontrol etmek istiyor Diyetisyen Özge Taşker de Kıbrıs Postası ailesine katıldı

  ARŞİV
   

 RÖPORTAJ
Ayşe DÖNMEZER: Reform Şart
YAGA Direktörü, Ekonomi Eski Bakanlarından Ayşe Dönmezer ekonomik konularda yaşanan gelişmelerle ilgili hem uyarı hem...

 ÇOK OKUNANLAR
Bizi zor günler bekliyor
 
Lazkiye seferleri gündemde
 
BKP hesap sordu
 
Rusya'nın kararı ilhaktır
 
Konsey:Vatan tehlikededir
 
Başpapaz Hristofias'a kızdı
 
Rusya tezlerine bakmalı
 
Hazırlıklar hızla sürüyor
 
Saç Boyama ve Renk Seçimi
 
Türkiye'yi hedef gösterdi
 

 YORUMLANANLAR
Linden:301 konusunda gereğini yapın [1]
 

Olmaz Olmaz !
Rauf R. DENKTAŞ
Batının KKTC Yanlışı
Prof.Dr.Ata ATUN
Kozlar doğru belirlenmelidir
Mete TÜMERKAN
“Ya Taksim, Ya ölüm” el değiştirdi....
Hasan HASTÜRER
“Egemen”ler bu ölüm dosyasına dikkatlice bir baksınlar...
Hasan KAHVECİOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   7 Temmuz 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

       Mehmet Oğuzcan, emekli bir polis memurudur. Oğlu, 29 yaşındaki Melih; 10 Ocak 2005 tarihinde, Kermiya’da motosiklet kazasında yaşamını yitirdi.

    Melih, bir barda koruma görevlisi olarak çalışıyordu ve gece yarısı, paydos ettikten sonra, motosikletine binerek evine doğru yola çıkmıştı. Ayrıldığı bardan 300 metre ötede, bir kum yığınına çarparak motosikleti ile havalanmış ve takriben 200 metre sürüklendikten sonra da trajik biçimde yaşamını yitirmişti.

    Baba Mehmet Oğuzcan, bu “Trafik kazası”nın ardından evlat acısı ile kıvranırken bazı kuşkular da içini kemirmeye başladı.

    Kendi ifadesine göre oğlu Melih, “Motorcular Birliği”ne kayıtlı profesyonellik ölçüsünde bir motosiklet sürücüsüydü ve alkol ya da benzeri alışkanlıkları yoktu.

    Bu “kaza”ya kuşku ile baktı ve konuyu araştırmaya başladı...

    Bir de gördü ki; kazadan bir gece önce oğlu Melih, çalıştığı barın kapısında içeriye ücret ödemeden girmek isteyen bir müşteri ile tartışmış ve barın sahibi de polis çağırarak şikayetçi olmuştu.

    Mehmet Oğuzcan’ın topladığı bilgilere göre; o akşam orada bitmemiş... Barın kapısından çevrilen müşteri, polisler ayrıldıktan sonra 20-25 kişilik bir grupla geri gitmiş ve barın kapısında oğlu Melih’i “öldüresiye” dövmüşler...

    Olay gecesi, Melih Oğuzcan’ın darp edildiği, hastahane kayıtlarına da geçmiş...

    Kazada yaşamını yitiren Melih Oğuzcan, ölümüne saatler kala, kendisini döven gruptan şikayetçi olmuş.

    Ancak; polis bu dosyayı kapatmış...

    Bunun üzerine baba Mehmet Oğuzcan, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı’na bir dilekçe ile başvurarak “Aile olarak” şikayetlerini geri çekmediklerini” dosyanın kapanmamasını, olayın takibini ve mahkemeye havale edilmesini talep etmiş...

    Tabii; olay gecesinden hemen önce, merhum oğlunun “telefon tehdidi” aldığını da dilekçesine eklemiş...

    Tabii, bugüne kadar kendisine hiçbir yanıt verilmemiş...

    Oysa Mehmet Oğuzcan, aynı yazıyı Başbakan’a, İçişleri Bakanı’na, Başsavcılık’a ve Polis Genel Müdürlüğü’ne de göndermiş...

    Onlardan da hiçbir yanıt almamış... Kimse bu konuyu “Ele almaya” yanaşmamış...

    Mehmet Oğuzcan, üç yılı aşkın bir süreden beri oradan oraya koşuyor. Derdini anlatmaya çalışıyor. Oğlunun geçirdiği kazaya ilişkin bilgiler topluyor. Olayın öncesini araştırıyor. Bir süre önce, hazırladığı dosya ile mahkemeye başvurdu.

    En son olarak da, başvurularına yanıt vermeyen devlet kurumlarını Ombudsman’a şikayet etti.

    Şimdi soruyor:

    -Bu ölüm yaşanan bunca olaydan sonra “Şüpheli” bir ölüm değil mi?

    -Polis neden yaşanan olayları soruşturmadı?

    -Neden 20-25 kişilik grubun saldırısı polis bülteninde yer almadı?

    -Neden dosya kapatıldı?

    -Neden bunca makam bir “hayat” söz konusu iken, kılını bile kıpırdatmadı?

    -Birileri, bazı makamlar tarafından korunuyor mu?

    Eğer, normal bir düzende yaşasak ve “yurttaş” haklarına saygılı bir idare tarafından yönetilsek; inanın bütün bu sorular “Haklı” sorular olarak işlem görürdü.

    Yurttaşın “Hizmetkarı” olan devlet hemen kolları sıvar, en küçük kuşkuya yer bırakmayacak biçimde sağlam bir araştırma yapar ve yurttaşını tatmin ederdi.

    Devletin kurumları; ne yazıktır ki değil “Araştırma” yapmayı, haksızlığa uğradığına inanan yurttaşın yazısını bile yanıtlamadı.

    Hani “E-devlet” olacaktı... Yurttaş anında istediği makama ulaşacaktı...

    Hani “Bilgi Edinme Yasası” uygulanacak ve yurttaş istediği bilgiyi anında cebinde hissedecekti.

    Bunların hiçbirisi olmadı...

    Üstelik böylesine çok ciddi bir konuda “Kuşku” uyandıracak bir “tavır” içine girildi.

    Dayak olayının dosyası kapatıldı, kimse cezalandırılmadı, ardından yer alan ölümün soruşturulması da yapılmadı ve dayak olayı ile ilgili bağlantısı üzerinde de kimse durmadı.

    Çağdaş, sorumlu, hizmetkar, demokratik devlet; kan ağlayan yurttaşını öyle ortada “kuşku”ları ile yapayalnız bırakan devlet değildir...

    Tanrı aşkına...

    Günlerdir yapılan “Egemenlik” tartışmaları içinde bir de dönüp kendimize bakalım...

    Kendisini yiyip bitiren, kan ağlatan, kuşkusunu gidermekten aciz bir “Egemenliği” yurttaş Mehmet ne yapsın?  

   259 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  25 Ağustos 2008, Pazartesi   Müflis tüccar şimdi de TAK’a saldırdı...
  21 Ağustos 2008, Perşembe   Ceberrut solcu tüccardan elektrik satın alırsan böyle olur...
  18 Ağustos 2008, Pazartesi   Girne ve Mağusa’nın büyük ayıbı...
  14 Ağustos 2008, Perşembe   ABD işgal eder de Rusya durur mu?
  11 Ağustos 2008, Pazartesi   Beyarmudu Belediye Başkanı’nın Başına gelenler...
  07 Ağustos 2008, Perşembe   “Devlet” CTP’nin elinde balyozlaşıyor...
  05 Ağustos 2008, Salı   Limanda fötr şapka, yangında kep...
  01 Ağustos 2008, Cuma   Kanlıköy'de bir mandrada Avrupalılarla...
  28 Temmuz 2008, Pazartesi   Havuzlar, tankerler, kuyular, çimenler ve susuzluk...
  24 Temmuz 2008, Perşembe   Birleşik devlette egemenlik tabii ki “tek” olacak...


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2007 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.