Aziz Yıldırım'dan çarpıcı açıklamalar
<P>Sezon bitiminden bu yana geçirdiği sessiz günlerin ardından transfer döneminde gündeme oturan Fenerbahçe'de başkan Aziz Yıldırım, FB TV'de iki buçuk saat süreyle merak edilen konulara açıklık getirdi.</P>
"Yabancı sayısı sezon başı çıksaydı daha ilerilere giderdik şeklinde yorumlamak" yanlış olur. Sıkıntı şu: Yerli oyuncu kaliteli olursa, yabancı oyuncuyu askıya alırız. Bizde yerli futbolcular 19 yaşına kadar başarılı, ondan sonra düşüş başlıyor, üzerine bir şeyler koyup yukarı çıkamıyorlar. FİFA'nın aldığı 6+5'e olumlu bakarız. Çünkü onlar da yabancı kısıtlamasına girdiği için, eşitlik sağlanır. Çünkü "Yabancı oyuncu sayısı artsın" dememizin amacı, Avrupa kulüpleriyle aynı şartlarda yarışma şansı. Şartları tüm ülkeler için aynı noktaya getirmeliyiz. Avrupa Birliği bu konuya karşı çıkıyor. Avrupa Birliği üyesi olanların serbest dolaşımı var, bu olmaz diyorlar. Tüm ülkelerde aynı şartların uygulaması bizim için faydalıdır."
"Şampiyonlar Ligi'nde yarı finale çıkmak konusunda umutluyduk. Bu turu geçebilmenin beklentisi vardı. Ama burada gerçekler de var. Her anlamda karşılaştırma yaptığınızda, rakibimizin bizden iyi oyuncuları var, takımlarının defalarca Avrupa'da oynamaları, ekonomik anlamda önde oldukları gerçeği var. Bizim inancımız ve oyuncularımızın kalitesinden dolayı beklentilerimiz vardı. Ama şanssızlıklar da yaşandı. Appiah ve Carlos'un sakatlıkları bunlara bir örnek. Bu tecrübeyi yaşamak, umut etmek bile önemliydi. Bir üst tura geçebilirdik. Ancak bu durum ilerdeki yıllar için tecrübe olacak. Final oynasaydık güzel olurdu. Bu duruma şanssızlık demek lazım. Sporun içinde her şey var. Bizim için gelecekte tecrübe olacak."
"Futbol Federasyonunun radikal kararlar almaları lazım. Bunun için çalışıyorlar. Almanya, Hollanda ya da Avrupa'nın farklı ülkelerinde Türk çocuklarının 16-17 yaşında oradaki liglerde oynadıklarını duyuyoruz. Bize teklif ediyorlar biz de takip ediyoruz. Türkiye'de bu yok. Bu standartta 3-4 oyuncu anca çıkıyor. Sıkıntı var. Bunun aşılması lazım. Birinci lig kulüplerinin altyapı oluşturmaları lazım. Bir çok lig var. Sayısız takım var. 2 futbol ayakkabısını omzuna atan takım kuruyor. Bu sistem devam ediyor. Takımları ve orada oynayan oyuncuları kaliteli hale getirilmeli. Eğitimciler getirilmeli. Futbolun nereye gideceğini, futbolda olan her şeyi ayrıca düzenlemek lazım. Başkan geliyor, her harcamayı yapıyor, borçları bırakıp gidiyor, yeni gelen yönetim sıkıntı yaşıyor. UEFA'nın denetlemesi gelecek. Buna uygun olmayanlar, ceza alacak. Biz her şeyi yaptık, 5 bin euro ceza aldık. Kulüpler UEFA'nın yaptıkları statülere uymak zorunda kalacaklar. Sistemi düzeltirsek kaliteli oyuncular gelmeye başlayacak. Yabancı kimi oynatabiliriz kimi oynatamayız diye düşüneceğiz. Türkiye Ligi dışında da mücadele ediyoruz. Başarılı olmak istiyoruz. Tüm takımlar Avrupa kriterlerine uyacak. Çünkü buna uymak için önce puan silecekler, ligden çıkartmak isteyecekler ya da Avrupa Ligleri'ne almayacaklar Sonunda biz de zoru görüp yapmak durumunda kalacağız."
"Fenerbahçe'nin her yıl şampiyon olan bir takım olması amacımızdır"
"Ben ve yönetimdeki arkadaşlarımız şampiyonluğun kaçmasından dolayı üzüldük. Denizli'de kaçan şampiyonlukta daha çok üzüldük. Çünkü o zamandan daha iyi oyuncular ile takımı kurduk. Yurtdışında yaptığımız mücadele futbolcularımızın buna konsantre olması nedeniyle bir türlü başarılı olamadık. Şampiyon olamamak başarısızlıktır. Takımın bizim kadar rahatsız olması da bizi umutlandırıyor. Fenerbahçe'nin her yıl şampiyonluğa oynayan ve şampiyon olan bir takım olması amacımızdır. Üzülüyorum çünkü kadro ve yönetim olarak kulüp yapısı olarak da Türkiye'nin en iyisiyiz. Başarısızlık var. Ben buna tahammül edemiyorum. Her şeyiniz var ve başaramıyorsanız eksiklik var demektir. Çok rahatlık, insanları rehavete sevk ediyor. Bunu gidereceğim."
"Teknik direktör yetkisini kullanmalı"
"Teknik direktör mevzusunda müdahale edip etmemenin ötesinde sorumluluklara bakılmalı. Şirketlere baktığınızda yönetim kurulu, altında yöneticiler ve çalışanlar vardır. Bugün basında, genel yayın yönetmenleri her gün toplantılar ve denetlemeler yapar. Dünya'nın her yerinde bu kaidedir. Bu durumu Başkanın kadroyu kağıda yazıp teknik direktöre verdiği dönemler gibi yorumluyorlar. Halbuki kurumlar çalışıyor. İnsanlara belli sorumluluklar vereceksiniz ve ondan sonra onları denetlemek de sizin göreviniz. Dışarıdan bir tane antrenör geliyor, hiçbir şey anlatmıyorsunuz, sonra 'Sen şampiyon ol' diyorsunuz. Böyle şey olur mu? Anlatmalısınız 'Burada böyle olur, burada böyle olur' diye. Başkan her yere gider. Sorumluluk alan bir kişinin sorumluluğu gereği uyarması, denetlemesi lazım. Yetki verilmiştir, bu yetkiyi kullanırsın. Herkesin mantalitesi başkadır. Bir Brezilyalınınki farklıdır, İngilizinki farklıdır. Ama önemli olan menfaatler içerisinde her zaman karşılıklı oturup konuşarak bunlar aşmalıyız. Antrenör başarılı olursa, kendi kazanır. Kulüp başarılı olursa, başkan yöneticiler büyür. Başarının herkese faydası var. Bunlar oturulur konuşulur."
"Yeni sezonda sakatlık durumu ve tedavi sürecinde daha titiz olacağız"
"Türkiye Ligi'nde başarısızlığı sakatlıklara bağlamak yanlış. Orada konsantrasyon eksikliği, o rehavet ve örneğin GS maçında yapılan hata. Orda kalecinin sakatlanmasına rağmen oynaması bir fedakarlık mıydı? Fedakarlık yapması yanlış mıydı?. Şimdi oyuncuların sakatlanması gayet normal. Ama sakatlandıktan sonra rehabilitasyon ve iyi bakımla geriye dönersiniz. Kendi kendinize rehabilitasyon yapmalısınız. Dışarıdan birinin yorum yapması yanlış. Siz iyi bilgi verirseniz doktor da tedaviyi yapar. Tam profesyonel olmadı bazı arkadaşlar. Kendi hatalarından dolayı olan sakatlanmaları sakladılar. Deniz Barış dışarıda kavga etmiş, ayağına camlar girmiş kimseye söylemiyor. Appiah normal sakatlandı ameliyat oldu. Ameliyattan sonra iyi bakım yapması lazım. Appiah inat etti, ille oynamak istemesinden dolayı oldu. Roberto Carlos da sakatlandı ama illa oynayacağım diye Kayseri maçında oynadı ama kötü oynadı çünkü hazır değildi. Çok oynamak istemesinden dolayı problem oldu. Doktorları suçlamak yanlış. Hem doktorun hem de sporcunun suçu var. Yeni dönemde bunu çözeceğiz. Yeni dönemde doktorları daha sıkı denetim altına alacağız. Çünkü 100 milyon dolarlara varan bir yatırım bu."
"Rakip takımın olduğu Migros'ta kombine satmayacağız"
"Önce taraftara çok teşekkür ediyorum. Ben Aziz Yıldırım'ım. 10 senedir Başkanlık yapıyorum. Yanımda 8 senedir görev yapan arkadaşlarım var. Buraya tek başıma gelmedim. Bizler de bırakacağız. Bu noktaya gelirken, şana ve şöhrete ihtiyacımız yoktu. Fenerbahçe'yi iyi yerlere taşımak için geldik. Bu insanlar Fenerbahçe'den bir şey almaya değil, bir şey vermeye geldi. Taraftarımız için Fenerium'lar açtık. 45-50 trilyona ulaşan bir bütçesi var. Sportif A.Ş. de bu anlamda büyüdü. Bu taraftarımızın gücüyle oldu. Taraftar kart 135 bine ulaştı. Taraftarın hepsi kulübüne katkı sağlamayı amaçlıyor. Taraftarcda kulübünden alışveriş yapıp ya da satışa çıkarttığımız ürünleri alarak kulübüne katkı sağlama yarışı başladı. Geçen yıl kombine de 24 bin sattık, bu rakam sponsorlarla birlikte 26.500'e geldi. Bu yıl ise 23 bin 261 kombine satıldı. Birkaç gün içinde 24 bini tamamlayacağız. Eskiden medya 'Fenerbahçe şunu aldı, forma, kombine satışları patladı' diye haber yapardı. Buna katılmıyorum. Fenerbahçe'de Fenerbahçeli görevi neyse onu yapar. Ağustos 22'ye kadar kombineler 26 27 bine gelecektir. Sponsorlarla 30 bini bulacaktır. Yakın zamanda basında bu kez de "Bir grup bir yerden kombine alıyormuş" bunu engellemek için orada kombine satmadığımız yazıldı. Migros'u kombineye açmayacağız. Ama bunun nedeni farklı. Migros tribünü rakip takımın olduğu yerde. Bu nedenle özellikle büyük maçlar öncesinde polis rakip takım taraftarlarıyla bizim taraftarlarımızın arasına giriyor. İnsanlar zorluk çekiyor. Polis yarısına kadar çektiği için orada kombine sahipleri zarar görüyor. Bu nedenle Migros tarafını maç günü gelmek isteyenlere kullanacağız. Ama insanlar kombineyi yanlış anlıyorlar. İnsanlar kombine aldıklarında yerlerine oturabilmeli. Onları oturtabilmek de bizim görevimiz. Her gün şikayet mektubu geliyor. İnsanlar koltuklarına oturamadıklarından şikayet ediyor. Herkes aldığı koltuğa otursun. 100 YTL'lik yerden kombine alan 1000 YTL'nin yerine oturmamalı. Bu davranışlar ortadan kalkmalı. Herkes gelip yerine oturmalı. Kombine satışlarında her taraftara teşekkür ediyoruz. 30 bini bulan kombine ile tamamlayacağız. Fenerbahçe'nin gerçek sahibi Fenerbahçelilerdir."
"Küfüre ödediğimiz ceza çok fazla ve küfür hiçbir Fenerbahçeliye yakışmıyor"
"Avrupa'da statlarda kimse taşkınlık yapmıyor. Yapan varsa da tespit ediyorlar, bu şahıslar bir daha maça giremiyorlar. Bizde maalesef bu olmuyor. Reddettiklerinizi başkaları stada almaya çalışıyor. Bunlar artık tribünlerden gidecekler. Küfür dışarıda başlıyor, sonra statta devam ediyor. Stat çevresinde lokantalarda eğlenip giriyorlar. İnsanlar aileleri yanlarındayken küfür ediyorlar. Bayanlar da bu küfürlere ortak oluyorlar. Bunların önlenmesi lazım. Lokanta sahiplerinden rica ediyorum. Küfre karşı olmamız lazım. Taraftarlarımız küfür etmeyi bıraksınlar çünkü ceza yiyoruz. Taraftar kulübüne ceza aldırmamalı. Ceza almamızın sebebi bu. Geçen yıl 300 bin YTL'ydi. Bu yıl UEFA ve Türkiye'de 114 bin YTL ceza aldık. Bunun 74 bin YTL'sini TFF'ye ödemişiz. Küfür bizde çok azaldı ama sonunda hepimizin eşi, sevgilisi, kızı var. Azaldıktan sonra yok olmalı. Bayanlarla iç içeyiz. Bize yakışmıyor. Oyuncuların şahıslarına da küfür edilmemeli. Bu insanlar camiaya hizmet ediyorlar. Daha pahalı olan yerlerden de çok küfür geliyor. Böyle bir şeyin tamamen ortadan kalkmasını istiyoruz. Bu durumu çok sıkı denetleyeceğiz ve gerekirse biletlerini ve kombinelerini iptal edeceğiz"
"Medyanın yorumları, beklentileri aşırı kılıyor"
"Diyorlar ki tirajı artırmak için yapıyoruz. Onlar için doğru, yanlış olması önemli değil. Basının geçmişten gelen alışkanlıkları var. Eskiden Dereağzı'na gelen gazeteciler, kulübün bir danışmanı gibi çalışıyorlardı. Başkan ve yöneticilerle sürekli beraberlerdi ve yazıyorlardı. Kurumsal yapıyla basın haber alamamaya başladı. Bazı şeylerin de gizli kalması lazım. Bir oyuncu için kulübüyle pazarlık yaparken, pazarlık gücünüz azalıyor. Mesela Şubat ayından bu yana basına göre Fenerbahçe 110 tane futbolcu ve antrenör aldı. Şimdi 'Kanoute imzaladı' ve 'İmza başkanın kasasında' diyorlar. Öyle bir kasa yok. 'Bonservisi 15 milyon Euro' diyorlar. Şimdi futbolcu da bu haberi hemen alıyor ve kafasında 15 milyon Euro oluşuyor. Aşırı beklentilere girilmesine neden oluyor."
"Fenerbahçe medyası adı altında Fenerbahçe karşıtı medya var"
"Fenerbahçe medyası diye bir şey söylüyorlar. Bunları Fenerbahçe medyası yazıyor. Ben 10 yıldır başkanım, bu Fenerbahçe medyasını çözemedim. Ben Fenerbahçe'nin iyi olması için yazan kişileri göremedim. En ufak bir haber abartılıyor ve aleyhine kullanılıyor. Medyada şimdi, taraf tutmak var. Fenerbahçe medyası yok. Fenerbahçe medyası adı altında Fenerbahçe karşıtı medya var. Murat Bey çıktı geçen yıllarda 'Fakir fukara edebiyatı yapmayın' dedi. O söz 'Biz çok yukarılarda dolaşıyoruz, diğerlerini küçük görüyoruz'a döndü. Geçen sene de oldu. 'Fenerbahçe'nin kadrosu çok iyi' diye sürekli söylendi. Şimdi bak Fenerbahçe kaç oyuncusundan faydalanıyor? Fenerbahçe'nin aşağıya gitmesi için el birliğiyle fikirler üretiyorlar. Hakemler de etki altında kalıyor. Son iki ceza kurulu hikayesi. Ankaraspor maçı sonrası ben 45 dakika maçı uzattınız deyince 20 milyar lira ceza ve hak mahrumiyeti cezası kestiler. Haber yapacağım diye haber yapmamalılar. Spor gazeteleri adı altında çıkan gazeteler büyük gazeteleri de bozuyor. Onlar oturuyor masa başında yazıyor. Büyük gazeteler de bunlar niye bizde yok diye soruyor."
"Fenerbahçe bir spor kulübüdür"
"Biz hep dünya kulübü olacağız dedik. Dünya takımı olacağız demedik. Bu anlamda Fenerbahçe Spor Kulübü'nu alıp incelemek, yorumlamak lazım. Kürek takımımın hem yöneticisini, hem sporcusunu kutluyorum. Çünkü kürek Fenerbahçe'de geçmişten beri gelen geleneksel bir branşımızdır. Geçen sene kaybettiler, bu sene telafi ettiler. Tüm amatör branşlarda devamlılığı sağlamalıyız. Bu da tesislerle olur. İnsan kaynağımız var maddi kaynaklarla desteklersek bunlar olur. Erkek basketbol takımımız inşallah çarşamba günü bize şampiyonluğu hediye edecekler. Herkesi oraya bekliyoruz. Birkaç senedir, voleybolda hem erkeklerde hem bayanlarda, genç ve yıldız takımlarımız şampiyon oluyor. Bu yetenekli gençlerimiz gelecek senelerin milli kadrosunu oluşturacak. Bunlar altyapımızın göstergesi. Bunlar, 7-8 sene önce yapmaya başladığımız salonlarla başladı. Onun dışında yüzme aynı şekilde. Atletizmde lokomotif biziz. Fenerbahçe olmazsa, atletizm de olmaz. Masa tenisinde büyük başarılar kazandık. Boks da her sene birinci oluyoruz. Yelken şubesi yine aynı şekilde çok başarılılar. Yüzücüler hep birinci oluyorlar. Sporcularımız hem başarılı, hem de Türkiye'yi olimpiyatlarda temsil edecekler. Bunlar sponsorluklarla daha da iyi olur. Ama sponsorluk yasamız eksik. Bununla birlikte daha da iyi hale geleceğiz. Halk Bankası, Vakıfbank gibi kulüplerin de gençlik sporlarıyla birleşmesi gerekli. Bizim Ülker'le yaptığımız gibi yani. Böylece altyapıya yönelerek, daha iyi bir gelecek sağlanabilir. Bunları da yaparsak amatör kulüpleri Türkiye'de daha iyi noktaya getiririz"
"Amatör branşlara yapılan çalışmalar, kulüplerin vergilerinden düşülürse ve sporcudan kesilen vergi de bir yerde toplanırsa önemli bir atılım olur"
"Amatör şubelerle ilgilenen yönetici arkadaşlara ve genel kaptanlara teşekkür ediyoruz. Sporculara ailelerine teşekkür ediyoruz. Aileler bu anlamda çok önemli. Çünkü onlarda gerekli özveride bulunuyorlar. Bu çocuklar daha çok imkan verilse daha da iyi duruma gelirler. Tüm sporcuları kutluyoruz. Olimpiyatlara Türkiye'de 58 sporcu gidecek. Bizim kulübümüzden 17 Fenerbahçeli gidecek. Bu sayıların artacağını umarım. Atletizmde 4-5 sporcumuz daha da artabilir. Diğer branşlar için de bu geçerli. Sonuçta Fenerbahçe Spor Kulübü halter ve güreşi çıkarttığınızda diğer branşlarda olimpiyatlara sporcu veren bir kulüp. Profesyonel olarak spor kulüplerinden alınan vergilerin ve amatör branşlara yapılan yatırımlar uyarınca düşürülmesini önerdik. Amatör branşlara yapılan çalışmalar, kulüplerin vergilerinden düşülürse ve sporcudan kesilen vergi de bir yerde toplanırsa önemli patlama olur. Bütün kulüpler altyapılara daha çok yatırım yaparlar. Bunu Maliye Bakanımıza arz ettik ama bir türlü kapsamlı bir rapor veremedik. En kısa zamanda bunu da yapacağız. İnşallah Türkiye olarak böylelikle amatör branşlarda büyük bir atılım yaparız"
"Fenerbahçe'nin toplam bütçesi 300 milyon YTL"
"Biz Fenerbahçe Spor Kulübü olarak 2007 yılında 31 trilyon vergi ödedik. Fenerbahçe Sportif A.Ş.'nin taahhüt ettiği gelirler var. Bunlar 40 trilyon civarında. Fenerbahçe'nin toplam bütçesi eski parayla 300 trilyon. Stat gelirleri 8 milyon dolar. 1 milyar 100 milyon dolar Fenerbahçe Sportif A.Ş'nin bedeli. Bu rakamlar gittikçe büyüyecektir."
"Bir milyon üye için çalışmaları başlatacağız"
"Bir milyon üye konusunda avukatlar ve konuyla ilgili birimlerle bir görüşme yaptık. Bir daha toplanamadık. Bu ay tekrar bir araya geleceğiz. Ben Fenerbahçeliyim. Fenerbahçe'den hiçbir beklentim yok. Bugün git derler giderim. Ama Fenerbahçe'de çok büyük bir potansiyel olduğuna inanıyorum. Bu da camia ve taraftar! Bunları nasıl forma ve taraftar kartı alma konusunda harekete geçirdiysek, o şekilde üye yapılabileceğimizi de düşünüyorum. Bugün 10 milyara herkesi üye yapamazsınız. Biz Fenerbahçe'yi büyütmek istiyorsak gerekli çalışmaları yapmalıyız. Bir milyon üye potansiyeline getirirsek daha sonra bu sayı 1,5 - 2 milyona gelebilir. Barselona'da kulüp üyeliği için şartlar var. Onlar kombine kartı almayı şart koşuyorlar. Bizim şu anda 15 binden fazla üyemiz var. Vefat edenleri çıkartırsak 13 bin civarında yaşayan üyemiz var. Onlar da bedeller ödemişler. Onları mağdur etmeden bir çözüm bulmalıyız. Seçimlerin nasıl olacağı da sorun olabilir. Bunlara çözüm bulmalıyız. 1 milyon kişiyi 1 milyardan üye yaparsanız büyük para olur. 1 milyarı ödedikten sonra üyesin demek. Doğmamış çocuğunu bile üye yapar. Doğan çocuk 10 yıl sonra üye olacak. Yıllık aidatlar var. Muazzam bir maddi kaynak yaratırlar. O parayla yatırımlar yaparsınız. Bunlar bizim düşüncelerimiz. Stat gelirleri 50 milyon dolar diyelim en fazla 70'e çıkartırız. Televizyon gelirleri 50-60 milyon dolarken 16-27 milyon dolar. Reklam gelirleri falan derken yılda 50-60 milyon dolar arttırırsınız. 250 milyon doları 300 milyon dolara çıkartırım sonra 310, 320 diye gider. Ama eğer dediğim üyeliği yaparsak 1 milyar dolar kar elde ederiz. Taraftarımız Fenerbahçe'ye sahip çıkmaktadır. Benim olup olmamam önemli değil. Bu proje Fenerbahçe'ye büyük katkı sağlar. Taraftarında buna 'Evet' demesi lazım. Herkesin aklı selim düşünmesi gerekir. Onlara daha sağlam bir kulüp bırakmak borcumuz. Genel kurula getirip sunacağım. Ama düşünce; Fenerbahçe bu büyümeyi hak ediyor."
www.fenerbahce.org
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.