Sondakika Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Siz halen internet alan adınızı almadınız mı? Alan adı alana, 1 yıl hosting BEDAVA - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
22 Ağustos 2008, Cuma Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
Sondakika Oğuz Veli Beidoğlu öldü THY'den Eylül ayı fırsatları Adnan Polat'tan tarihi itiraf Güney Kıbrıs'ta cephanelik gibi araba bulundu TDP'nin anketinden de 2 devlet çıktı UBP:Talat söylediklerinin arkasında durdun Güney'de Kilise-Hristofias arasında savaş Beyin kanaması 2 can aldı Erçakıca'nın sözlerine tepki geldi Hristofias: 'İhtiyatlı iyimserlik' belitti Zamlara karşı ortak eylem çağrısı Kıbıslı kızlara Bursa'da Din eğitimi verildi Diyetisyen Özge Taşker de Kıbrıs Postası ailesine katıldı

  ARŞİV
   

 RÖPORTAJ
Ayşe DÖNMEZER: Reform Şart
YAGA Direktörü, Ekonomi Eski Bakanlarından Ayşe Dönmezer ekonomik konularda yaşanan gelişmelerle ilgili hem uyarı hem...

 ÇOK OKUNANLAR
Elektrikte indirim gündemde
 
Madrid'te uçak kazası
 
Beidoğlu yaşama veda etti
 
Pile'de barışa hain saldırı
 
Bafra Mehmetçiğe bağlandı
 
TDP'nin oy oranı yükseliyor
 
Son söz mahkemenin
 
İtalyan Sbarro Mağusa'da...
 
CTP halkla alay ediyor
 
Bedis Mehtabında Veda
 

 YORUMLANANLAR
Linden:301 konusunda gereğini yapın [1]
 

Demek Federasyon Ha?
Rauf R. DENKTAŞ
RMMO Savaş Gücünü Arttırıyor
Prof.Dr.Ata ATUN
Bedeli biz mi ödeyeceğiz?
Mete TÜMERKAN
Toprağımız sınırlı olduğuna göre...
Hasan HASTÜRER
Soyer’le İki Çay İçimlik Sohbet
Eşref ÇETİNEL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   12 Haziran 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Keyfim yerinde oldu muydu  keyifli,  olmadı mıydı karamsar  yazarım.  Hayır!   Çünkü  “Köşem”  keyfimin kâhyası değil,  benim de değil.  Lafı büyük olacak ama  “halkındır.”    Gazeteci refiklerimiz bunu iyi bilirler çünkü onlar için de   “köşeleri”  halkla buluştuğu oranda keyifli yahut karamsardırlar. 

O zaman  sauali kendinden menkul olur:  “Ne kadar halk?”  Popülizme varacak kadar mı  yoksa sorunları  “indî” olması gereken doğrularla yansıttığı oranda mı?  Ki sıra tanımlamalarına geldiğinde   “taraflı tarafsız” da   denir,   “muhalif muvafık”  da. 

HÜKÜMETLERE DE BU ÇERÇEVEDEN BAKIYORUZ:  Ki onların da eğer varsa plan programları, benzer çerçeveleri olur.  İcraatları   uğruna  ya gönülleri kırarlar yahut kazanırlar. 

Uzatmadan sadede gelelim.  Halkın gönlünü hoş tutmak için popülizm de yapılır,  CTP hükümetinin yaptığı gibi o gönüller yeter ki hep hoş olsunlar diye harcana dağıtıla  hazinenin dibine de inilir!   “Kıvama geldik, artık yeter”  dendiğinde ise meram anlatamazsınız. 

Ki başbakan Soyer gelinen bu aşamada meram anlatamamasından yakınıyor.  Sonuçta  “sertleştim”  diyor.  Ve ekliyor:  “Son zamanlarda STÖ’lerinin ve basında yer alan spekülatif haberlerin neyi amaçlayıp hangi hedefe varmak istediklerini anlayamıyorum. Mesela Merkez Bankasındaki grevi anlayamadığım gibi.  Araya girip grevi sona erdirdiğimde  ziyaretime gelen ilgili sendika  krize son verdiğim için aman ne iyi yaptınız diyerek teşekkür ettiydi!”  ( Yani istenmeden içine girilen bir grevden çıkılamayacak açmazlar  mı yaratılıyor? Anlamak güç!) 

SİYASİ SORUN DA BENZER açmaza düşmüş.  Görüşmeler başlamış,  iki liderin   23 Mayıs mutabakatına kadar gelinmiş bu kez ortaya İngiltere’nin  memorandumu çıkmış.  Soyer diyor ki  “Talat ve Hristofyas olarak iki liderin mutabakatından öte hangi  anlaşma yahut dışındaki ilişkiler daha önemli olabilir ki?  Bunu geçen gün Lidra Palace’deki Türk Rum siyasi liderler toplantısında da  söyledim,  kıyameti kopardılar…”  (Neydi o mutabakat kısaca hatırlayalım.  “İki egemen devlet ve halka dayalı yeni bir ortaklık Devlet’i kurulması  (Buna bakir doğum diyorlar)  ve görüşmelerin Haziran sonunda başlaması…

Eee,  Memorandum neyin nesi oldu?  (Ki en çarpıcı olumsuzluğu adada ayrı bir politik varlığın tanınmayacağı veya yükseltilemeyeceğidir dolayısıyle iki liderin zirve sayılması gereken mutabakatına tam zıt görüştedir.)

Ama İngiliz aptal değildir.  Bu memorandumun görüşmeleri olumsuz etkileyeceğini bilmekte  belki de hedefi bu olmaktadır  dediğimize Başbakan da ötesi pek çok etkenleri sıralayarak olabilir diyor.  Ancak 2009’da çözüm beklentisi olduğunu da tekrarlıyor.

KUZEYDEKİ YATIRIMLAR RUM’UN KORKUSU OLUYOR:  Başbakan Soyer’in öteden beri vurguldığı iki husus vardır. Birisi dış ilişkilerin ısrarla sürdürülmesidir. Bu yolda büyük mesafe alınmış gitgide adada bir Türk halkı yöntiminin olduğu akıllara daha çok yatar olmuştur. Bir diğeri Rum’un canını sıkan yatırımlardır.   Ki yollara konan elektrik direklerinden tutun Mağusa’daki Hastahaneye denizden su arıtma tesisine, ötesi her şeye kadar… Soyer için KKTC ne kadar sosyo ekonomik düzeyli konuma gelirse siyasi yönden elimiz o kadar güçlü olacaktır.

YENİ BİR GİRİŞİM DAHA:  Eski Mağusa Hastahane’si yakın gelecekte İTÜ’sine verilecek.  O koca blok artık Mağusa’nın bir ikinci üniversitesi olacak. Artı 1974’den beridir önünde ulusal günlerin resmi geçitlerinin yapıldığı kadavra görünümüyle   yüz karası haline gelmiş “eski mahkeme binası” da İTÜ’sine verilecek orası da bir konservatuvar olacak… Mağusa için her ikisi de büyük şans diyor Soyer. 

VE AYNİ GÖRÜŞTE BULUŞUYORUZ:  KKTC Rum’un 1974’de terkedip gittiği Kuzey değil.  Hem siyasi hem ekonomik yönden gelişiyor  üstelik dış dünyaya rüştünü ispat ediyor.  Rum liderliği ise sittin senedir çöktü çökecek beklentisinde bir Kuzey gözlerken bugün de görüşmelerle ortaya çıkan tutumda  ve hâlâ  “zamana” oynuyor.  O  “zaman”  ise  (bence)  kesinlikle Türk için çalışıyor.  Başbakan’la her halde bu konuda mutabakata varıyoruz. 

HÜKÜMETTE DEĞİŞİM YOK:   Başbakan’la şu rutin  fakat kesinlikle bire bir sözlerini  içermeyen sohbetlerin bir özet dökümünü aktardık Köşemize.  Başbakanlık da zor zanaattır. Nitekim öğreniyoruz ki  bazı Bakanların  görevden alınacakları konusunda tepede her hangi bir konuşma olmamış.  “Yok öyle bir şey” diyor Başbakan…  Şu anda mı yoksa hiç mi yok tabi bilemiyoruz. Bildiğimiz  Bakanlarla oynamak da zor! 

   255 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Ağustos 2008, Perşembe   Mağusa zaten hep üvey evlattı
  20 Ağustos 2008, Çarşamba   Yerimiz İşte Bu Yerdir
  19 Ağustos 2008, Salı   Layık Oldukları Halk Budur
  18 Ağustos 2008, Pazartesi   İş Yok, Nasihat Gani Gani
  17 Ağustos 2008, Pazar   Malül Devlete Tam Gün Eğitim
  16 Ağustos 2008, Cumartesi   Biraz Da Laflayalım
  16 Ağustos 2008, Cumartesi   Artık Şehitlere De Mi Yüz Döndünüz
  14 Ağustos 2008, Perşembe   Vardır Bir Hikmeti Ama Ne?
  13 Ağustos 2008, Çarşamba   İstihdamlar Olayı Tırmandırılıyor Da…
  12 Ağustos 2008, Salı   Anketler - Ve UBP


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2007 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.