Bizim gibi Devlet olursanız iktidarları “bahaneler” üzerine oluşur. 1974’lerden önce başlayıp günümüze dek sürer.
Şöyle ki çözümsüzlük canı çıkacası Rum’dan dolayı! Tanınmamışlık kör dünyanın bizi anlamamasından kaynaklı! Hiçbir devrede iki yakası bir yere gelmemiş ekonomik bozukluk ya petrol fiyatlarının artmasından yahut kendi paramızın olmamasından, şimdilerde ise ambargolardan nasipli! Eğitim, sağlık sorunları varsa laf dinlemez sendikalardan, turizm lokomotif olamamışsa ulaşım açmazlarından! Tarımla hayvancılığın fıcırığı çıkmışsa kuraklıktan, yağmur yağsa pazarlanamayıp elde kalmış ürünlerden! Suçlar artmışsa TC’nin içimize postalığı uğursuzlardan, trafikte can pazarı yaşanıyorsa uslanmaz sürücülerden! Pahalılık ticaret erbabı yüzünden, iflaslar Güney’e kayan alışverişten!
Uzar gider! Bahane çok. Bir ayak üzerine sorunlara istediklerince kulp takmak hem kolay hem ucuz!
SONUNCUSU “ASKER İSTEDİ NE YAPALIM.” Rum Ay Mamas’a Yeşilırmak’tan giremeyince ayini iptal etti. Anında başladı savunma. “Aslında Sn. Talat yahut Hükümet açısından yoktu bir mahzuru da eh işte anlayın, bir de asker vardır dolayısıyle güvenlik tedbirleri olacaktır. Söz konusu kriz de bundan kaynaklı!”
Yıktık mı sorunu “askere?” Nasılsa omuzları kavi, töhmeti kaldırır tabi. Yeter ki bizim sivil otoriteye halel gelmeye!
Tutun ki bu süreci 1958’lerden beridir yaşıyoruz. Olanca iyiler ve olumlular bizim malımız, fenalar ve olumsuzluklar ya askerin yahut da Ankara’nın malı! TMT’yi bile kapsamına koyup “faşist örgüt” diye mahkûm edenler, 1974’ü yargılayıp “aslında Türkiye Harekâttan sonra adadan gitmeliydi” fetvasını verenler, hangi kez “barış” lafına sarılsalar “askersizleştirilmiş Kıbrıs” sloganı atanlar, TC’den kaydırılan nüfusun bal kaymak olan toplumsal yapımızı bozup memleketi cehenneme çevirdiklerini söyleyenler, bu kez de “ne yapalım asker istemedi” demişlerse ne sürpriz oldu ne de şaşırttı!
PEKALA BUNU GEÇTİK. “Geçmeden” yazalım ama. Askere anlatılırsa anlar, ötesi bahanedir! Anlatılamamışsa acizliktendir.
Çünkü Türkiye ve asker için CTP’den beteri olamazdı. Onca muhalefet dönemlerinde hiç biriyle barışık olmadılardı. İktidara geldiler UBP’nin bile başaramadığı oranda “asker ve Türkiye” inancının imanlı sahipleri oldular, bir barıştılar pir barıştılar, Denktaş’ı bile aştılar! (Kerhen de olsa, demek ki asker de Ankara’da bağışlayıcı olabiliyorlar!)
Fakat kör şeytan işte! Arada bir zaten töhmet ve şaibesi olmayan tek icraatları kalmadı, sıkışıp okkanın altına gideceklerini gördüklerinde topu ya askerin ya da Türkiye’nin kalesine atıyorlar, kendilerini de sütten çıkmış kaşık gibi ak pak gösteriyorlar. Doğrusu akılcı politika. İyiler güzeller kendilerinin, kötüler çirkinler TC ile askerinin! Salla gazeli gitsin!