Sondakika Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Siz halen internet alan adınızı almadınız mı? Alan adı alana, 1 yıl hosting BEDAVA - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
30 Ağustos 2008, Cumartesi Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
Sondakika UBP:Talat ve iktidar politikalarını yeniden değerlendirmeli LTB ve Çevre Bakanlığı'nın ortak çalışmaları başlıyor 30 Ağustos Türk ulusu için dönüm noktalarından biridir Teminatımız Türkiye'nin etkin ve fiili garantisidir Yeşilırmaktan geçiş izni yok Ankara Talat'a tam destek verdi UEFA'da rakipler belli oldu İyi niyetten yoksun bir süreç, bizi bir yere götüremez Anıtkabirdeki 30 Ağustos töreni 30 Ağustos Zafer Bayramı Törenleri Talat:Garantilerden vazgeçilemez Gül:Çözüm BM Çatısı altında olmalı Ertuğruloğlu: ÖRP devletin sırtında kamburdur Çakıcı:Evliler daha çok kumar bağımlısı Fenerbahçe'nin rakipleri belli oldu Diyetisyen Özge Taşker de Kıbrıs Postası ailesine katıldı

  ARŞİV
   

 RÖPORTAJ
Ayşe DÖNMEZER: Reform Şart
YAGA Direktörü, Ekonomi Eski Bakanlarından Ayşe Dönmezer ekonomik konularda yaşanan gelişmelerle ilgili hem uyarı hem...

 ÇOK OKUNANLAR
30 Ağustos dönüm noktalarından biridir
 
Talat ve iktidarın politikaları...
 
Kıbrıs'ta tek devlet var
 
Rusya'nın tutumu değişmez
 
Ankara Talat'a tam destek verdi
 
Yeşilırmaktan geçiş izni yok
 
Komisyona başvurular devam ediyor
 
Teminatımız Türkiye'nin garantisidir
 
Soyer, Remzi Osman ile görüştü
 
30 Ağustos Zafer Bayramı
 

 YORUMLANANLAR
Linden:301 konusunda gereğini yapın [1]
 

Olmaz Olmaz !
Rauf R. DENKTAŞ
Batının KKTC Yanlışı
Prof.Dr.Ata ATUN
Kıbrıs’ta hedefimiz nedir ?
Mete TÜMERKAN
KTÖS'te 40 sene önce vardı...
Hasan HASTÜRER
Bir öğretmenin mektubu
Cenk MUTLUYAKALI

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   28 Mayıs 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bugün bir öğretmenimizin “öğrencilerine” hitap eden mektubunu paylaşacağım sizlerle...
Aslında, pekçok gazete ve köşe yazarına gönderilmiş, söz konusu satırlar.
Tahmin ediyorum, başka gazetelerde ve başka köşelerde de okurla buluşacak.
Umarım öyle olur ve çok daha fazla insana ulaşır.
Satırların sahibi öğretmenimiz, açık ismiyle göndermiş mektubunu...
Ama yazının altında “Türkçe Öğretmenin” diye imza var!..
Aynen bıraktım!..

Mektup, “Türkçe” öğretmeninden ve Türkçe...
Ama “yürek dili”yle yazılmış gerçekte...

* * *

Sevgili öğrencim,

 

Bu mektubu yazıp yazmama noktasında derin endişelerim vardı. Affına sığınarak, hatta biraz da utanarak içinde bulunduğum ruh halini seninle paylaşmak istiyorum. Bu arada samimiyetimden şüphe etmeye de hakkın var, bu yazacaklarımı istersen okumaya da bilirsin sana hiçbir şey demeye hakkım yok.

 

Gerçekten sözlerime nasıl başlayacağımı bilemiyorum. Aradan geçen bu uzun ayrılıktan sonra, ne zaman başlayacağını dahi bilemediğim ilk dersimizde size neler anlatacağımın endişesini taşıyorum. Aslında dersten de önce, okula geldiğinizde o dillerinizden dökülen sıcacık “GÜNAYDIN”larınıza nasıl yüzüm dahi kızarmadan karşılık vereceğim veya hiçbir şey olmamış gibi davranacağım bilemiyorum.

 

Hatırlar mısın size hep derdim: “Suçlular ve yalancılar sorulmadığı halde açıklama yapma ihtiyacı duyar, kendini savunmaya geçer.” Galiba benim durumum da biraz öyle SUÇLUYUM.  İlk dersimizi tasavvur ediyorum:

 

“Günaydın arkadaşlar, biliyorsunuz ki uzun bir süredir görüşemiyoruz, grevdeydik. Ama bunun suçlusu siz de biliyorsunuz ki bizi yönetenler (!) kıdem tazminatı diye bir şey var - siz anlamazsınız-  geleceğimizle ilgili çoook ciddi bir mesele onu halletmeye çalışıyorduk, bu yüzden grevdeydik.”

 

Veya

“Canımdan aziz bildiğim öğrencilerim sizi ne kadar çok sevdiğimi bilirsiniz ama bir süredir görüşemiyoruz bunun sebebi de sendika diye bir şey var  - siz anlamazsınız- onun peşinden gitmek zorundaydık (!) bu yüzden grevdeydik.”

 

Veya

 

İşi tamamen pişkinliğe vurup: “Neredeydiniz bakalım siz günlerdir? Hadi bakalım hemen derse başlıyoruz.” Deyip hiçbir şey olmamış gibi derse devam etmek.

 

Anlayacağın senin karşına nasıl çıkacağım konusunda önümde değişik mazaretlerim var. Bu arada sen ne yaptın? Biz grevdeyiz diye derslerini ihmal etmedin değil mi? Okuldan, öğretmenlerinden soğumadın değil mi?

 

Bir de hep üzerinde durduğumuz değerlerimiz vardı: Paradan, maldan, mülkten, makamdan, mevkiden, şöhretten daha önemli değerler (!) Bayraktı, vatandı, kutsaldı, insan sevgisiydi, vefaydı, fedakarlıktı, sevgiydi, saygıydı, Atatürk’ün işaret ettiği muassır medeniyetler seviyesine çıkmaktı vs. Anlattıklarımızı unutmadınız değil mi?

 

Şunu söylediğini duyuyorum: “Hocam, bana masal anlatma! Ne fedakarlığından ne sevgisinden saygısından bahsediyorsun. Merak etme senin için ben neyin değerli olduğunu çok iyi anlıyorum. Eee yavaş yavaş öğreniyorum sendika neymiş, hükümet neymiş, kıdem tazminatı neymiş, grev neymiş. Ha bu arada daha unutmadım, bir gerv günü okula gelip senden bir şey istediğimde “yapamam grevdeyim” deyişini. Bana masal anlatma lütfen ÖĞRETMENİM (!)”

 

Sevgili öğrencim, sözcükler boğazımda düğümlendi. Sana anlatacak daha çok şey varken sözlerime günlerdir aklımdan hiç çıkmayan bir şiirin mısralarıyla son veriyorum. Beni-bizi affedin.

 

                                                                                     Türkçe Öğretmenin

                                                                                      

“Ben öğretmenim.

Yanlış attığım her adımın,

Öğrencilerimin dünyalarında,

Bir sütunun yıkılmasına sebep olduğunun farkında olmalıyım.

Ben bir öğretmenim.

Göğsümde bir kandil daha sönmeli,

Bir öğrencim umutsuzluğa düşünce

Ve kuşlar cıvıldamaz olmalı bahçemde,

Onları heyecansız görünce.”

   298 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  29 Ağustos 2008, Cuma   Balta ve Palta!
  28 Ağustos 2008, Perşembe   Baş ağrısı!
  27 Ağustos 2008, Çarşamba   Pirincin taşını ayıklar gibi
  26 Ağustos 2008, Salı   Bir ‘çözüm’ evimizi temizler mi?
  25 Ağustos 2008, Pazartesi   Bu ‘uyarı’ya dikkat!
  23 Ağustos 2008, Cumartesi   Bizim neyimiz eksik, diyebilmek
  22 Ağustos 2008, Cuma   Umarım başka 'af' olmaz!
  20 Ağustos 2008, Çarşamba   Türkiye parayı kesti, böyle olduk!
  18 Ağustos 2008, Pazartesi   Medya ‘dördüncü kuvvet’ olacaksa!
  17 Ağustos 2008, Pazar   Kapıp KAÇMAK!.. Ve PROTOKOL


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2007 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.