|
PANO
“Geleceğimizi kıdem tazminatları için heba etmemek gerekir.” [Soyalp Tamçelik]
<<... Biz BEAL'de okuyan bir grup öğrenci olarak sebebini tam olarak kavrayamadığımız bu anlamsız grevi (protestoyu) şiddetle kınıyoruz. Bugüne kadar öğretmenlerimiz bize kendi hakkımızı ararken başkalarının haklarının yenmemesi gerektiğini öğretti. Fakat sergilemiş oldukları bu davranış ile bize öğretmeye çalıştıkları bu fikrin tam tersini yaptılar. 2 bucuk haftadır sürmekte olan bu grev bizim okulla olan bağımızı koparmıştır. Bizde dahil olmak üzere tüm öğrenciler bu saatten sonra olabilecek bir sınav haftası veya okulun açılması halinde başarı ortalamamızın düşeceğine inanıyoruz .Bu sebepten sınavların yapılmasına şiddetle karsı çıkıyoruz...>> [Beal Örgencileri]
Anlaşmak!
Ulusal Birlik Partisi ve liderliği, her konuşmasında, her demecinde “bilerek ya da bilmeyerek” çatışma dilini kullanıyor çok fazla...
“Türk ve Rum” var onlar için adadaki “insan”dan önce...
Meseleye “kanla aldık, canla aldık, vermeyiz” noktasından baktılar hep, bu çağda, hâlâ aynı noktadalar ne yazık... Ve aslında, güya “anlaşmadan” söz ederken, iyice “bölünme”nin unsurlarını sürüyorlar sürekli ortaya... * * *
İlk kez güneyden bir siyasi partiyle görüştü, Ulusal Birlik Partisi... Üstelik de ‘sağ çizgide’ olmasına rağmen barış planına ‘evet’ diyen.... Şu anda “muhalifi” olsa da barış sürecinde Hristofyas’ı destekleyen bir partiyle... Ama mesela UBP, hem de Birleşmiş Milletler temsilcisinin ağzından “iki kurucu devlet”e vurgu yapılmasına rağmen, şu anki barış sürecine dahi “burun kıvırırken”... * * * Güneyde Rumca yayınlanan Alithia gazetesi, UBP-DİSİ görüşmesini öylesine güzel özetledi ki... Kıskandım bu başlığı: ”Anlaşamadıkları konusunda anlaştılar...” Çünkü tam da buydu görüşmenin tercümesi...
* * * En kötüsü ne bilir misiniz, “çatışma” dili ve tavrından hiç gerilemeyen bu anlayış, “iktidar”dan söz ediyor yeniden... Onca “dağınıklık” arasında, güç bularak... Bir köşede oturmuş bekliyor; Kıbrıs’ı iyice “bölmek” üzere, yeniden “başa” gelmek için!..
Polis susmamalı
Polis teşkilatımız bizim, hiç beklenmedik anda ‘açıklama’ yapar da!.. Konu kendi oldu mu, ‘susar’ genelde... Suskunluk, çoğu zaman ‘suçluluktur’ bilmez mi?... * * * Mağusa’da bir insan “işkence”den söz ediyor, polis sorgusunda... Yüzü gözü şiş ve vücudu mosmor bir halde, kamuoyunun karşısına çıkıyor. Çok büyük bir “insan hakkı ihlali” bu!.. Ne olursa olsun suçu, polisin, kimseye “işkence” hakkı!.. Polis “güvenlik” demekse ve “adalet”... Polis “yasa” demekse ve “güven”... Bu ne peki? Doğru mu iddialar? Ve bu “morluklar” kimin eseri? Polis niçin susuyor, konuşmalı ve açıklamalı neler olup bittiğini... Hem de tüm detaylarıyla...
Öğrenci, müsteşar!
Öğretmen grevinden sonra şimdi de öğrencilerimiz hak arıyor. Bu fotoğraf, Eğitim Bakanlığı müsteşarı ile görüşmeye giden öğrencilerimizden biri... Bu fotoğraf, eğitimin durumu aslında... Yorum yapmak istemiyorum çok fazla.... Ve öğrencimize de hiçbir sözüm yok, inanın ki...
|