‘İkinci konut’ meselesi
“İkinci konut”lar turizmi vurmuş!..
Hem “fakirleştiğimizi” söylüyor, bağırıyoruz...
Ama hem de görüyoruz ki, artık nüfusun önemli bir kesiminin “ikinci ev”leri de var!..
“İkinci araba”ları konuşmuyoruz bile!..
Bir toplum düşünün ki “cep telefonu” kullanımı nüfusunun tam iki katı!..
Beşikteki bebekler ve ölüm döşeğindeki nineler, dedeler dahi cep telefonu ile konuşuyor olsa, böylesi bir “tüketim çılgınlığı” yaşanmaz yine de...
* * *
Turizmciler diyor ki!..
İkinci konutlar hem yurt dışından gelen yabancılara kiralanıyor, 15 gün ya da 1 aylık periyotlarla...
Hem de daha önce bir otelde tatil yapanlar “yazlıklarına” kaçıyor!..
Yani, pekçok insan “ev”e yatırım yaptı.
Şimdi taksit ediyor, delicesine...
Cepte de para kalmıyor.
* * *
Nasıl ki “yönetim mekanizmaları” yarını düşünmeden “bol keseden” harcıyor!..
Yurttaşlar, yine “bizler” de öyle...
Eğer, birkaç yıl öncesinde “yüzde 11”lere ulaşan maaş artışları olmasaydı kamuda...
Çok daha gerçekçi yapılsaydı hesaplar...
Bu sene “hayat pahalılığı” dışında “artışsız” bir toplu sözleşmeyi konuşmayacaktık.
Yüzde birkaçlık artış olacaktı, yine!..
* * *
Ama bulduk mu “delicesine” harcıyor!..
Sonra “ekildik” mi de ağlıyoruz...
Ağustos böcekleri gibiyiz vesselam...
Günü yaşıyor günü!..
Ve çatlayana kadar tüketip, “cırlıyoruz” sonra da...
SİZDEN GELEN
Olumlu havayı kurban etmeyelim!
Sn Cenk Mutluyakalı,
Çözüm sürecinde Sn Cumhurbaşkanımızın vermekte olduğu mücadeleyi izlemekteyiz. Ve arzuladığımız Kıbrıslı bir çözüme ulaşmak için daha çok yol kat edilmesi gerektiğinin de bilincindeyiz. Bu süreçte mevcut TC hükümetinin pozisyonu ve Sn Başkana verdiği destek bilinmektedir.
Ancak, son zamanlarda Türkiye’deki politik ve kuvvetler arasındaki çatışma bizleri endişelendirmektedir. Kıbrısımızda son dönemlerde oluşan olumlu havayı Türkiye’deki bu iktidar mücadelesine kurban etmemeliyiz. Bizler, çözüm sürecinin kesinlikle Türkiyede iç politika malzemesi yapılmasına izin vermeden ve çözüm için şimdiye kadar göstermiş olduğumuz kararlı tutumdan asla taviz vermeden bildiğimiz doğru yolda ilerlemeliyiz. Göreceksiniz, Kıbrıs'ta bütünlüklü bir çözümden sonra Türkiyede de taşlar yerine oturacak ve oradaki demokratikleşme sancısı da azalacaktır.
Ülkemizin tam anlamiyle tek (ister siyasi, ister ekonmik, ister güvenlik olsun) kurtuluşu, çözüm ve çözümle birlikte Dünya ile bütünleşerek Birleşik Federal Kıbrısımızın Avrupa Birliğinde yerini almasıyla mümkündür.
Bu süreçte Sn Başkanımızın atacağı tüm adımlarda tam desteğimizle yanındayız.
Bu zor yolda Sn Başkana sabır ve başarı dilerken, yurdunu seven her Kıbrıslı için bu ada'nın etnik köken ve dine bakılmaksızın ortak bir vatan olmasını dilerim.
Saygılarımla
Metin Remzi
BABAYASA!
- “Biz anayız..”
- “Biz doğum yaparız...”
Vs... vs...
Erkekler gözünüz aydın!..
Erkekler en sonunda, kadınların en önemli “farkı”na da el attı...
Dünyanın ilk hamile erkeği olan Amerikalı Thomas Beatie'nin, doğumuna 4 hafta kaldı.
Temmuz ayında bir kız çocuk dünyaya getirecek olan Beatie, bakalım yeni bir “dönemin” başlangıcı olacak mı?
Dünyanın ANAYASASI bakalım ‘BABAYASA’ya dönüşecek mi?
PANO
>> Başşehrin reisi “battı” dedik diye, mahkemeye verecekmiş gazetemizi ve hatta “ara emri” de alacakmış gerekirse. Bence, hepimizi belediyeye istihdam etsin de topluca çözümlensin mesele...
>> Kıbrıs TV’de sabahları haber programı yapan Gökhan kardeşimin ÖRP kanadından Ekonomi Bakanlığı’na “danışman” olduğunu öğrendim!.. Dün sabah Serdar Denktaş’ı konuk ettiği programda ‘sistem’e verip veriştirdiğini görünce ağzım açık kaldı!. Yani hem sistemden beslenip hem de veryansın, bu ne perhiz yarabbim!..
>> Şehit Ertuğrul İlkokulu, “Tam Gün Eğitim Bir İlki Başardık” sloganıyla etkinlik yaptı. Umarım ki tüm okullar böylesi “gururlu” sonuçlar elde ederler, bu başarılılarını kutlarlar... Unutmayınız “fark yaratanlar”ı yazar tarih!..
>> Fena halde karpuz macunu çekiyor canım!.. Niye unutuldu, evlerde neden yapılmıyor artık o güzelim macunlar!..