SARIKIZ!
Hani biz ‘referandum’ gecesi ‘bayram’ etmiştik ya!..
Demişti bir büyüğümüz, “Boşuna sevinmeyin, tek kanatlı güvercin uçmaz...”
* * *
Hep bu oldu hatamız.
‘Öteki’nin mağlubiyetini kendi ‘zaferimiz’ ilan ettikçe...
Ne yazık ki, havalanamadık gökyüzüne...
* * *
Ama diyelim ki, Kıbrıs’ı “bölünmüşlükten” kurtaracak plana iki “evet” gelseydi, hem de güçlü...
İddialar muhtelif!..
Ta ilk günden söylenen o ki, eğer, Kıbrıslı Rumlarda “EVET”e yönelik bir “eğilim” olsa, Türkiye bu kez “HAYIR”a çalışırdı...
Belki de doğru...
Belki de yalan...
Ama bana göre, böyle dahi olsa, Kıbrıslı Türkler, belki daha az farkla ama gene “evet”lerdi dünyayı!..
* * *
Ve son iddialar...
Yani ‘darbe’ planları...
Eğer iki “EVET” çıksa referandumda...
Yani yeni bir KIBRIS!..
O zaman da SARIKIZ girecekti devreye...
Yani DARBE!..
Daha AYŞE dönemeden tatilden, yanına SARIKIZ’ı çağıracaktı, el ele...
* * *
Yeni bir sabaha uyandık derken...
Tanklar mı yürüyecekti acaba?
Büyük ihtimal o ki, Denktaş bey VALİ olarak atanacaktı...
Vali yardımcısı DERVİŞ bey mi olurdu, TAHSİN bey mi bilemem...
O dönemler, SİNAN beyler de ‘yurttaş’ henüz....
Herhalde ÜST düzeyde bir görev verilirdi.
SERDAR beyler yanına...
* * *
Ve İÇİŞLERİ BAKANI ÖZKAN MURAT’ın yeni CEZAEVİ projesi, “gerçek” olurdu, dört beş yıl önceden...
FERDİ beyler içerde...
TALAT beyler yan koğuşta herhalde...
ADNAN ve ŞENER beyler, artık demir parmaklıklar ardında yapardı ‘ek tahsisat’ grevlerini...
Biz Sami’yle herhalde ‘Cezaevi Gazetesi’ diye “günaydın” derdik, SİM yerine...
Doğan beyi bilemem, o konjüktürde ne olurdu...
Ama bir gerçek o ki!..
Cezaevinde ilk defa, Kıbrıslılar geçerdi öne, nüfus dengelerinde...
* * *
Tüm bunlar ‘masal’ gibi geliyor belki...
Belki az biraz MİZAH...
Azca abartı...
Ama ‘günlükler’ öyle demiyor...
SARIKIZ, KIBRIS’tı...
Ve eğer ANNAN PLANI’na iki EVET çıksa...
Belki de yeni bir KIZKARDEŞİMİZ olacaktı şimdi...
* * *
Ve işte o zaman...
Anlayacaktık, BU MEMLEKETİN neden BİZİM olması gerektiğini!..
Eğer anlamamışsak hâlâ!..
Var mı yalan diyen?
<<Çıkış yolu bellidir; ekonominin kayıtdışı alanını daraltmak ve ortadan kaldırmak için vergide stopaj uygulamasının kaldırılmasından başlayarak gerekli tüm ekonomik, idari ve yasal önlemler alınmalıdır. Bu öneriyle birlikte, gelecek için, buraya bir de not düşmek gerek; hükümetin kayıtdışı ekonomiyi ortadan kaldırma girişimi başlatması halinde, ilk tepki özel sektör erbabından değil kamuda çalışanların örgütleri olan sendikalardan gelecek… Bunun nedeni de kayıt dışı olarak özel iş yapan öğretmenler, doktorlar, mühendisler, mimarlar, muhasipler, bilgi işlemciler, tenkisyenler ve daha niceleri gibi kamu çalışanlarının sayısının çok kabarık olmasıdır…>> [Kutlay Erk]
Marazi toplum
Avrupa Birliği’nin yeni anketine göre ‘İYİMSERLİK’ endeksimiz düşükmüş!..
Şükür ki, mesela Bulgaristan yurttaşları bizden daha marazi ve karamsar!..
* * *
Geçenlerde TEMPO dergisinde okumuştum.
Türkiye’de yeni bir meslek:
“Ağlamacı..”
300 YTL karşılığı, cami ve mezarlıklarda ağlıyorlar!..
Özellikle de eşi, dostu olmayan zenginlilerin arından...
* * *
Bizim ki meslek gibi de değil...
Alışkanlık... Ağlamak işte...