|
Tesadüf mü? Komplo mu? Türkiye “Ergenekon Operasyonu” ile çalkanıyor, bir süredir… Bu ‘operasyon’ kapsamında kimi emekli orgeneraller de tutuklanmıştı. * * * Aslında benim dikkatimi çekmemişti de, Cumhurbaşkanı Talat ile “Basın Kulübü”nde yaptığımız programda, yapımcı Mutlu Esendemir gündeme getirmişti: “Sayın Talat, Hristofyas’la son yaptığınız iki görüşme de Ergenekon Operasyonu’nun gölgesinde kalmıştı... Bu yeni görüşmeye de Ergenekon gölgesi düşer mi?” diyeydi soru… Talat, ilk anda soruyu anlamamış, şaşırmış, sonra da “çok manidar bir soru” diyerek, Ergenekon Operasyonu ile ilgili düşüncelerini birkaç cümleyle açıklamıştı. Ancak, ‘operasyon’la ilgili flaş gelişmelerin, Kıbrıs’taki önemli “buluşmalar” ile kesişmesini de “tamamen rastlantı” gibi görmüştü…
* * * Kıbrıs’ta kapsamlı müzakerelerin başlayacağı 2 Eylül görüşmesinde, yine Ergenekon adına flaş bir gelişme yaşandı. Türkiye basınına göz attığınız zaman, yine, Ergenekon vardı ön planda, Kıbrıs’ta “barış” görüşmeleri değil!.. Kıbrıs’ta çok tartışmalı bir komutanlık dönemi geçiren Galip Mendi, “Ergenekon” soruşturması kapsamında cezaevinde tutuklu ‘emekli paşaları’ ziyaret için görevlendirilmişti. Üstelik, Galip Mendi’nin ismi, Kıbrıs için bir başka önemliydi … Bir tarihi ‘cinayet’ yaşanmıştı ‘başkanlığı’ döneminde; gazeteciler tutuklanmış, gazeteler bombalanmış, ‘koalisyonlar’ çatırdamıştı… İşte Kıbrıslılara dair böylesi “hatıraları” olan Mendi Paşa, adadaki “tarihi bir gün”, medyaya gündem olacak bir görüşme için görevlendirilmişti… Belki “komplo teorisi” olarak da kabul edilebilir ama… Talat ile Hristofyas’ın ilk buluşmasında İşçi Partisi genel başkanı Doğu Perinçek ve arkadaşları tutuklanmış; ikinci görüşmede bu kez emekli paşalar ile Mustafa Balbay, İlhan Selçuk gibi tanınmış gazeteciler sorguya alınmış; “Ergenekon” soruşturması “Kıbrıs”ı hep gölgede bırakmıştı…
* * * Gazetemiz yazar Kutlu Adalı, 6 Temmuz 1996 gecesi bu ülkede çok az sayıda olduğu bilinen Uzi marka silahla hunharca vurularak öldürüldü. Adalı dosyasının “yeterince incelenmediği’ ya da cinayetin “yeterince soruşturulmadığı” daha sonra uluslararası mahkemelerde de gündeme geldi. Kutlu Adalı, 14 Mart 1996 Perşembe akşamı St. Barnabas Manastırı'na, “yasal sürece uymadan” yapılan askeri operasyonu didikleyerek yazan bir isimdi. St. Barnabas baskınında, aradan geçen bunca yıla karşın sis perdesi korundu… Tıpkı, yakın geçmişte Başşehrin göbeğinde bulunan ‘içi bomba deposu’ aracın sır olduğu gibi…
* * *
Kutlu Adalı’nın YeniDÜZEN’deki son yazıları, St. Barnabas’a “bir manga asker”in yaptığı “tatbikat”la ilgiliydi… Adalı'nın 23 Mart 1996'da yazdığı bir yazıda St. Barnabas baskınını yine gündeme getirip yanıtlanması isteği soru şu olmuştu: "Baskını gerçekleştirenlerin kullandığı beyaz Renault Toros'un Sivil Savunma Teşkilatı'na ait olduğu doğru mu?" Adalı, bu sorusuna yanıt bulamadan, öldürüldü.
* * * 23 Haziran 2003 tarihinde Ledra Palace'ta özel bir oturum yapıldı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden bir heyet, Kutlu Adalı öldürüldüğü zaman Sivil Savunma Başkanı olan GKK eski komutanlarından birini sorguluyordu. Bu komutan, Galip Mendi’ydi… Talat-Hristofyas’la ‘yeni barış süreci’ni başlatırken; “emekli paşaları” ziyaret eden, Mendi!.. Yine manşetlerdeydi…
|