Öyle önemli günlerden geçiyoruz ki;
Öyle değerli, öyle önemli günler önemsizleştirilmeye çalışılıyor ki!
Coğrafyamızdan sosyal yaşamamıza, ekonomimizden kültürümüze kadar yaratılan ya da yaratılmak istenen tehlikelerin ortasında ve farkında olarak bir çizgi ötesine geçiş noktasındayız.
Ya bir adım öteye adım atıp “uyanışa”, ya da körü körüne “bilmezliğe teslim olan inanışa” yürüyeceğiz.
Ve umarız ki birçok noktada iflasın farkında olan sorumluluk sahipleri tarihi sorumluluklarının gereğini yerine getirmek için harekete geçmiştir.
Çünkü bulunduğumuz noktada, hiç kimsenin sorumsuzca hareket etmeye hakkı yok.
19 Mayıs tarihi birçok çıkmazı aydınlatacak ve birçok çıkmaza ışık tutacak bir tarihtir.
Ortak hedeflere, ortak fedakarlıklarla yüründüğü zaman başarıya kolay ulaşılacağının kanıtlandığı bir tarihtir.
19 Mayıs 1919 Anavatan’da Millî Mücadelenin fiilen başladığı tarihtir.
19 Mayıs bir başlangıçtır; fikir ve karar sahibi Atatürk'ün hedefine varan yolda ilk adımdı.
Egemenlik (Hakimiyet); egemen olma, hakimlik, üstünlük, amirlik manalarına gelir ve hükmeden, buyuran, buyruğunu yürütebilen üstün gücü ifade etmek için kullanılır. Egemenlik, devlet kudretinin bir vasfıdır. İç hukukta en üstün kudreti, uluslar arası hukukta da bağımsız bir gücü ifade eder.
Millî Egemenlik ise; bir milletin kendi kaderine hakim olarak, kendi geleceğini tayin etme gücünü elinde bulundurması demektir. Yani bir milletin kendini idare etmesi, kendine hükümet edecek heyeti seçmesi anlamına gelir.
Atatürk Milli Egemenliğe o kadar çok değer veriyordu ki vazgeçilmez bir ilke olarak onu gençliğe ve gelecek nesillere her konuşmasında her fırsatta aktarıyordu.
Atatürk gençlerden sık sık bahsederken, yaş sınırı dışında, fikri olarak gençliği yani, fikirde yeniliği ifade etmiştir. O’nun şu sözü çok anlamlıdır: “Genç fikirli demek, doğruyu gören ve anlayan gerçek fikirli demektir”
Atatürk :“Gençler ! Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler! Bir gün bu memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum”derken Türk gençliğine olan güvenini de anlatmıştır.
Atatürk’ün şu sözleri hepimiz için bir rehber olmalıdır: “Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kâfidir”demiştir.
Atatürk’ü anlamak, yaşadıklarını ve fikirlerini bilmekle mümkündür; yoksa Atatürk’ü konuşmak Atatürk’ü anlatmak ya da onun söylediklerini söylemek değildir.
Atatürk’ü ruhunuza katarak ve fikirlerini anlamış olarak yaşatmak gerekir.
İşte bugün o ruha ve 19 Mayıs ruhuna ihtiyacımız var.
Bugün 19 Mayıs birlikteliğine ihtiyacımız var..
Ve bugün o günlerin kararlılığına, o günlerdeki onurlu duruşumuza ihtiyacımız var...
19 Mayıs hareket, güven, sevinç ve onur günüdür.
19 Mayıs yeni Türkiye’nin ve Atatürk’ün doğum günüdür.
Atatürk’ün gençliğine hediye ettiği “Gençlik ve Spor Bayramı” günüdür.
Bu onur ve gururu yüreğinde taşıyan sevgili gençler;
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramınız Kutlu olsun.