|
Başımız ağrıdığında değil sadece; ağrıyor gibi olsa da elimizin uzandığı bir ilaç gibi Ankara Migren krizimiz tutsa koştuğumuz Ankara; Karnımız ağrısa sıcaklığıyla dindirdiğimiz Ankara; Her durumda yanımızda, elimiz kolumuz ve ayağımız olan Ankara, Kanayan yaramıza merhem olan Ankara; Yaralı yüreğimizi bağrına basan Ankara; Esenboğası, Çankayası, Kızılayı Ulusu; Kuğulu Parkı, Bahçelievleri Anıtkabri; Anadolunun tam da yüreğindeki ana damarı olan güzel Ankara; Onun da damarları tıkanmış, O'nun da artık bedeni yorgun, 70 milyonun ihtiyaçları, sorunları , acıları ve sıkınltıları var içinde, saçları ağarsa da geride Mustafa Kemal'in gözleri var hala gözlerinde. Ve de özellikle Lefkoşa'ya bakan gözlerinde... Yavruvatanın artık başı ağrırken eli Ankara'ya uzanmadan ellerini başının arasına alsın biraz düşünsün, biraz sessiz ortama kapansın ve "benim başımı ağrıtan sebeplerim nelerdir ve nedendir”, diye sorsun; "Ben nerede hata yaptım? Neden yaptım? Neden bu hale geldim, neden bu ağrıyı kronikleştirdim ya da kronikleşmesine fırsat verdim?” diye kendine bir sorsun; Çarelerim şunlar olmalı diye zahmet edip birşeyeler sıralasın; ve gözlerini sürekli Ankaraya çevirip sadece ağlamasın! Biraz gülümseyip gülümsetmesini de bilsin, filizlenen fidana biraz su koymayı bilsin! Kısacası; başı ağrıyor diye eli hemen panadola gitmesin. Aklını deneyimini imkanlarını özverilerini ortaya koysun; Yatağına göre yorganını eşleştirsin. Hayalindekini değil gerçeğindekini yaşamasını bilsin; Kolayı değil, zoru sabırla aşmaya biraz gayret etsin "üşüdüm Ankara beni ısıt" "Benim şımarık çocuklarım ağlıyor onları sustur Ankara" "Sana küfredenler, grevlerle tehdit ediyor onlara da biraz şeker ver Ankara" Şimdi anladın mı Ankara seni neden görmek ister her bahtı kara? Yok artık böyle bir Ankara. Artık; ayakta durabilenin; Artık Ankara'nın yüzüne dönüp bakabilenin; Ankaradan aktarılanları değerlendirip eksileri artılara çevirebilenin; Yanlışın değil, doğrunun yanında olabilenin; Zenginin değil, fakirin cebini doldurabilenin; Karanlık değil, aydınlık dağıtabilenin; Umutsuzluk değil umut vaadedenin; Oturarak kazanmak isteyenin değil, çalışarak kazananın; Savurganın değil tutumlunun yanında olacağını gördüğüm ve bu nedenle de sonsuz teşekkür ettiğim CANIM ANKARAM
|