Müthiş bir haberle sarsıldığınız;
Ya da isyan edip, haykırdığınız sabahlar oldu mu?
Pijamalarla sokağa fırlayıp şarkı söyleyecek kadar sevindiniz mi?
Dünyada böyle beklenmedik sabahlar çok oluyor...
Nice güneşler doğdu, nice sabahlara !
Ve nice yağmurlar yağdı, uyandığımız nice sabahlarda..
Farklı uyanışlara neden olan, nice haberlerle sarsıldık bazen.
Öyle sabahlar oldu, başımızı döndürdü.
Ama sıradan sabahlar da vardı, hiç bir farkı olmayan diğer sabahlardan.
Kırgınlıkların ya da özlemlerin uyutmadığı akşamlarda, hasretlerin bittiği sabahları da gördük.
Sevdiklerinizin uyandırdığı sabahlar var, sabahların en güzeli olan.
Uyanır uyanmaz, müziğe uzanan yüreklerimiz de oldu.
Mırıldanmanın keyfini yaşadığımız sabahlar..
Ya da, keşke rüya olsaydı dediğiniz ve hiç uyanmak istemediğiniz, acı dolu sabahlar da oldu.
Kimi zaman, yalnızlığa uyanmak, kimi zaman da cıvıltılara boğulmak ister insan.
Umutlarınız için uyanır ya da umutlarınızla uyanırsınız.
Ya da, sevgiyle karşılarsınız günün ilk ışıklarını;
Hayatınızı değiştiren sabahlarda bulursunuz kendinizi ...
Berbat yatıp, berbat kalktığınız sabahlar da olmuştur hayatınızda..
Kumrular uyandıramasa da sizi, bazen; düşüncesiz gürültücüler uyandırmıştır.
Ve siz kızgın uyanmışsınızdır o sabahlar..
Moralinizin soğuttuğu odada, sımsıcak uyandığınız da olmuştur..
İstemeseniz de sizi uyandırmak isteyenin de kendiniz olduğunu biliyorsunuz.
Ama artık ağaçların solduğu,
Yağmurların yağmadığı,
Güneşin dahi aydınlatmadığı, karanlıklarda uyanıyoruz adeta...
Akşamın karanlığındaki rüyalarla değil, dünün yaşattığı kabuslarla doluysanız;
ağır yatıp, hafif kalkmak ne mümkün !
Bir bahar esintisiyle uyanmak en güzeli..
Gün ışığı, yeterince aydınlatmasa da içimizi artık,
Her sabahın, yeni bir sabah olduğunu bilerek uyanmak önemli.
Uyanmak ve zamanı uyanık olarak yaşamak lazım..
O kısıtlı yaşamın bize sunduğu nimetlere daha çok doymak lazım...
Uyanmak ve yetişemediklerimize koşmak lazım..
Uyanmak ve sarılamadıklarımıza sarılmak lazım..
Uyanmak ve bizleri huzura taşıyacak yöne gitmek lazım.
Uyanmak ve sırtımızaki ağırlığı bir kenara fırlatmak lazım.
Akşamı sokakta değil, sıcak bir yatakta geçirdiğimize dahi şükretmek lazım..
Herşeyden önce “uyandığımıza”, şükretmek lazım.
Bütün düşlerinizi, bütün hayallerinizi, umutlarınızı gerçekleştirebilmenin yolu uyanmaktan geçer...Onları gerçekleştirme arzusu, sizi ne kadar ilgilendiriyorsa, siz de o kadar erken uyanırsınız..
Gözleriniz mi daldı, yoksa uyur gibi mi yapıyorsunuz?
Böyle yapmakla inanın ki, hiç bir gerçekten kaçamazsınız..
İyisi mi, siz her sabah keyifle uyanın ve artık yeni sabahlar olduğunu da farkettirin...
Yoksa;
Siz uyanmadan, kimlerin uyuduğunu asla farkedemeyeceksiniz..